|
|
Yanık tedavisi
Akut Yanık Tedavisi:
Kaza konusunda açık öykü başlangıçta elde edilemeyebilir. Ancak yakıcı
ajan ile yanık olayının kapalı bir yerde ya da açık bir alanda
oluştuğunun saptanması, beraberindeki respiratuvar injuri olasılığını
anımsatabilir. Yüzde, dudaklarda, burun deliklerinde is ve yanık
izlenmesi, farinkste is izlenmesi solunum sisteminin yanık olayına
katıldığının ipuçları olabilir. Stridorun fizik incelemede saptanması ve
arteriyel kan gazı analizlerinde O2 saturasyonunda azalma ve CO2
konsantrasyonunda artma olması entübasyon olasılığını arttırır. En uygun
entübasyon endonazal yoldur.
İster parsiyel, ister tam kalınlıkta yanık olsun, boyun yanıkları
gelişebilecek ödem nedeniyle potansiyel olarak tehlikelidir ve
trakeostomi ya da entubasyon ile hava yolu garanti altına alınmalıdır.
Trakeostomiden olanaklı olduğunca kaçınılmalıdır. Ödem ve yanık dokusu
cerrahi girişimi zorlaştırır, ayrıca enfeksiyon için giriş kapısı
oluşturur.
Genellikle erişkinlerde %15, çocuklarda %10 üzeri yanıklar büyük
yanıklardır ve hastaneye yatırılarak tedavi edilmelidir. Ancak bu
orandan küçük bile olsa yüz, el, ayak ve genital bölgeyi içeren yanıklar
da pozisyonları nedeniyle hastaneye yatırılmalarını gerektirir. Küçük
yanıklarda (%5’den az) genellikle hastanede tedavi gerekli değil iken
elektrik ve kimyasal madde yanıklarında da uygun değerlendirme
yapılabilmesi için hastaneye yatışı gereklidir.
Şokun izlemi:
Yanık izleminde ilk dikkate alınması gereken nokta dolaşımın
sürekliliğinin sağlanmasıdır. Bu sorun ile yeterince ilgilenilmezse
böbrek yetmezliği tehlikesi ve sonuçta erken ölüm oluşabilir. Genellikle
toplam vücut yüzeyinin %10'undan daha az yer kaplayan yanıklarda IV sıvı
verilmesi gereksizdir ve ağızdan yeterli miktarda sıvı alımı sorunu
çözer. Bu yüzdenin üzerindeki yanıklarda şok gelişebilir. İntravenöz yol
olabildiğince üst ekstremite venleri ile sağlanmalıdır. Eğer olanak
yoksa ya da %20’nin üzerinde bir yanık varsa santral venöz
kateterizasyon ile sıvı verilmesi daha uygundur. Şok izleminde oldukça
güvenilir bir ölçüt saatlik idrar çıkışıdır. Üretral kateterizasyon %20
üzerinde kesinlikle gereklidir.
Geniş yanık yüzdesi olan hastalar, arteriyel nabız ve kan basıncı,
santral venöz basınç, idrar çıkışı açısından özenle izlenmelidir. Ayrıca
hematokrit, hemoglobin düzeyi, elektrolit değerleri, kan gazları ve
asit-baz dengesi her hasta için değerlendirilmesi gerekir.
Sıvı verilmesinin başlangıç süresi ve içeriği konusunda genel bir görüş
birliği olmasa da yaşamsal bulgular durağanlaşıncaya dek kristaloid
solüsyonların (serum fizyolojik, ringer laktat, Hartmann solüsyonu vb.)
ilk iki saat içerisinde verilmeye başlanması uygundur. Genel kanı
gereksinimi hesaplanan sıvının yarısını ilk 8 saatte, geri kalan
yarısını ise sonraki 16 saatte bitecek biçimde ilk 24 saat içinde
verilmesidir. Daha sonraki tedavi yanık birimlerinde bireysel
gereksinime göre sıkı izlemle belirlenir. Sıvı replasmanında amaç
hematokrit yüzdesini %45-50 dolayında, CVP'yi geniş dalgalanmalar
olmaksızın 5-9 cm H2O arasında ve idrar çıkışını 1 ml/dakika olarak
tutmaktır. Toplam vücut yüzeyinin %20'sine dek olan yanıklarda sıvı
verilmesinde kristaloid solüsyonların kullanılması yeterli iken daha
büyük yanıklarda kolloidlerin (plasma ya da sentetik kolloidler)
eklenmesi gereklidir. İlk 24 saat yanık resüsitasyonu için kritik
süredir. Sıvı tedavisi ile genellikle ilk 12 saatte dinamik bir dengeye
ulaşılır. 12 saat sonrasında eğer herhangi bir engel yoksa ağızdan sıvı
alımına başlanabilir.
Çocuklarda sıvı ve elektrolit tedavisi özellik gösterir. İdrar çıkışı 1
ml/kg/saat olacak biçimde sıvı verilmesi sürdürülür. Hesaplanan sıvının
yarısı ilk 8 saatte, geri kalan yarısı ise sonraki 16 saatte bitecek
biçimde ilk 24 saat içinde verilmelidir. İkinci 24 saatte gereken sıvı
0.5 ml/ kg x % yanan vücut yüzeyi formülü ile hesaplanır ve tedavi için
kullanılacak sıvı içeriği 0.25 normal salin ve %5 albumin bulunan
dekstrozlu su olmalıdır.
Çocuklarda yanık resüsitasyonu ve süren kayıplar için gereken sıvı
miktarı:
4 ml / kg x % yanan vücut yüzeyi olarak saptanır ve ilk günkü sıvı
ringer laktat olarak verilmelidir.
Yanık Yarasının Bakımı:
Bu ilk önlemlerden sonra yanık yarasının bakımı ile ilgilenmek gerekir.
Yapılması gereken ilk iş hastanın özel steril küvetlerde antiseptik ılık
suyla yıkanarak temizlenmesidir. Böylece gerçek yanık bölgelerinin
ortaya çıkması sağlanır. Bu sırada yanık bülleri patlatılarak ortadan
kaldırılır. Ellerde bulunan büllerin patlatılması şiddetli ağrıya neden
olacağından yapılmamalıdır. Daha sonra ortaya çıkan yanık dokusu
enfeksiyonlardan korunmak amacıyla silver sulfadiazin preparatı ile
kaplanır. Daha sonra el ve ayaklarda bulunan yanıklarda yanık bölgesi
pansuman ile sarılır. Yüzde genellikle yanık yarasının kapanması gerekli
değildir. Boyun bölgesinde ise yaranın kapatılması gereklidir. Ön ve
arka vücut yüzeyinde ise antiseptik kremle yanık yüzeyinin kaplanması
yeterlidir. Ancak çocuklarda hareketli olmaları nedeniyle vücut
yanıklarınında kapatılması uygun olabilir.
Gerekli yanık bakımı ve kapiller düzelme sonrasında yanık alanlarının
kapatılması diğer bir dinamik olaylar zinciridir. Yanık dokusu eğer
cerrahi olarak bütünüyle çıkartılabiliyorsa çıkarılıp birincil olarak
kapatılabilir. Genellikle geniş yüzeyli yanıklarda bu olanak yoktur ve
split skin grafting tekniği ile alınan graftler ağ (mesh) greftlerle
çevrilir ve böylece geniş yüzeylerin kapatılabilmesi olanaklı olur.
Ancak yanık yarasının revizyonu zaman alıcı bir olaydır. Her seferinde
total vücut alanının ancak %10-20'si kadar doku çıkartılıp cerrahi
olarak greftlenebilir. Yanık yarasının cerrahi yöntemlerle kapatılması
enfeksiyon riskini önleyen en etkin yöntemlerden biridir.
Eskarotomi nedir ve hangi amaçla yapılır?
Tam kat yanıklar oluştuğunda koagüle olan dokulara ek olarak gelişen
yoğun ödem önemli olaylara neden olur. Artan doku basıncı önce venöz
dolaşımı sonra arteriyel dolaşımı engeller. Bu daha derinde yer alan
dokuların iskemisine neden olur. Bu tür sorunların üstesinden gelmek
için sorun yaratan koagüle olmuş dokuya fasyatomi ya da eskarotomi
yapılmalıdır. Fizik incelemede tahta sertliği hissinin alınması ve
esnekliğin kaybı eskarotomi için karar vermeye yardımcı olur. Eskarotomi
tam kalınlıktaki doku yanıklarında denervasyon oluştuğu için anestezi
gerektirmeden yapılabilir.
Eskarotomi tekniği: Derin fasyaları içerecek biçimde bistüri ile
ekstremitelerin yan ve orta kenarlarından kesilir. Eskarotomi yerinde ve
zamanında yapılırsa organ ve yaşam kurtarıcı olmasına karşın bütünüyle
de komplikasyonsuz bir işlem değildir. Kanamaya ve enfeksiyon girişi
için açık kapı oluşumuna yol açabilir.
Yanık Komplikasyonları:
Akut olanlar: Kardiyovasküler kollaps, pulmoner, merkezi ve periferik
sinir sistemi, nefrolojik, gastrointestinal sistem, genitoüriner sistem,
hematolojik komplikasyonlar, tromboz ve embolilerdir.
Geç dönem komplikasyonlar: Hipertrofik skar, keloid doku oluşumları,
heterotopik kemik oluşumları, ortopedik komplikasyonlar ve
neoplazmlardır.
Diğer yanık türleri:
Kimyasal yanıklar: Asit ve alkaliler (sülfürik
asit, kostik soda, vb.) sıklıkla endüstriyel alanda kullanılan kimyasal
maddelerdir. Genellikle de nötralize eden ajanlar isim olarak bilinse
bile yanığın oluştuğu ortamda bulunma şansı düşüktür. Bu nedenle su
kimyasal yanıklarda ilk yardımda kullanılabilecek en güvenilir ve kolay
bulunan maddedir. Tek ayrıcalık askeri amaçla kullanılan beyaz fosfor
içeren ajanlarla oluşan yanıklardır. Su bu tür bileşiklerin yanık yapma
potansiyellerini artırır. Bakır sülfat solüsyonu dökülünce renk değişimi
(siyahlaşma) oluşur ve hem tanı hem de tedavi amacıyla kullanılır. Göz
yanıklarında yapılması gereken bol miktarda fizyolojik salinle
yıkamaktır. Ancak kimyasal yanığa bağlı korneal koagülasyon sonrası
körlük genellikle beklenen sonuçtur ve çoğu kez korneal greftleme
görmeyi düzeltmek için tek yoldur.
Elektrik yanıkları: Ölümcül elektrik
çarpmaları, büyük olasılıkla yüksek iletkenliği olan damar içi kan
sütunu ile kalpten geçen akımlardır. Hasta elektrik çarpması oluştuğunda
topraklama görevi görmüşse elektrik akımı ilk temas kurulan nokta (genellikle
kol ya da el) ile topraklamanın oluştuğu nokta (genellikle ayak)
arasında seyreder ve ilişki noktalarında elektrik akımına bağlı yoğun
ısı yanıkları oluşabilir. Elektrik çarpmalarında enerjinin giriş ve
çıkış deliklerinin bulunması önemlidir. Giriş yerinde küçük bir yanık
dokusu izlenirken, çıkış yerinde yoğun bir ısı yaralanması saptanabilir.
Ayrıca ortaya çıkan ısı yaralanması arteriyel trombozis gelişimine bağlı
iskemi ile daha da ağırlaşabilir. Elektrik yanıklarında olanaklı olan en
kısa sürede doku yıkımı olan bölgeler saptanmalı ve hasarlanmış kas
kompartmanları dekomprese edilmeli, ölü kas dokusu çıkartılmalı ve
beraberinde eğer arteriyel oklüzyon varsa arteriel rekonstrüktif cerrahi
uygulanmalıdır.
Sonuç olarak günümüzün tıp ve teknolojik ilerlemelerine karşın yanık
halen yaşamı tehdit eden en ciddi sorunlardan biri olarak karşımızda
durmaktadır. Bu nedenle yanığı oluşmadan alınacak önlemlerle önlemek
dünya genelinde en ucuz ve en etkin yöntem olarak görünmektedir.
|