|
|
Boşalma Tedavisi
Uoşalmayı geciktirmek amacı ile çeşitli ilaçlar denenmiştir. Lokal
uyuşturucu kremler veya spreyler bunların başında gelmektedir. Ancak
sadece penisin üzerindeki sinir uçlarını uyuşturmak fazla yarar sağlamaz.
Ereksiyon ve ejekülasyonun tüm otonom sinir sistemini ilgilendirdiğini
unutmayalım.
Esas büyük cinsel organın iki bacak arasında değil, iki kulak arasında
olduğunu söyleyenlerin iddiasını hafife almamak gerekir. Ayrıca bu tür
ilaçlar, lokal uyuşturucu etkisi ile boşalmayı geciktirmekten çok
penisin duyarlığını azalttığı için, temastan duyulan cinsel zevki
azaltmaktadır. Bu lokal uyuşturucu maddeler cinsel birleşme esnasında
vajen duvarından emilerek bu dokuların hassasiyetini azalttıklarından,
kadının orgazm olmasında gecikmeye yol açmakta ve sorunu adeta
pekiştirmektedir. Bu yüzden bu tür sprey ve kremler tıbbi pratikte çok
yaygın kullanım alanı bulmamaktadır.
Son zamanlarda depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçların yan etki
olarak boşalmayı geciktirdiği fark edilmiş ve bu ilaçlar tedavide
kullanılmaya başlanmıştır. Bu ilaçlardan hastalar yarar görmektedir.
Ancak boşalma kontrolunda sırf ilaca dayalı bir tedavi yararlı olsa da,
ömür boyu ilaç kullanmanın zorluğu nedeniyle cazip görülmemektedir.
Aslında boşalmayı kontrol edebilme bir öğrenme sorunudur. Hastanın bu
öğrenimine yardımcı olmak amacıyla ilaçla tedavi edilmesi, veya daha
doğru bir ifade ile, tedaviye ilaç şekilde boşalmasını kontrol
edebilmeyi öğrenmesidir.
Prezervatif kullanılmasının boşalmayı geciktirmede yararlı olduğunu
ifade edenler vardır. Doğum kontrol yöntemi olarak kullanılmıyorsa, sırf
boşalma kontrolü için prezervatif kullanılması çok cazip gelmemektedir.
Asıl problem, erken boşalmanın bir hastalık olarak kabul edilmesindedir.
Erken boşalma tanısına yol açan boşalma zamanı ile ilgili erken ve geç
kavramları göreceli olduğuna göre, erkeğin orgazm olarak boşalabilmesi,
ister geç kabul edilsin ister erken, cinsel işlevin doğal olduğunu
gösterir. Genç ve yeni evli olanlar başta olmak üzere erkeklerde çok sık
görülen erken boşalma yakınması, yanlış bir şekilde, cinsel işlev
bozukluğu olarak kabul görmektedir. Bu yaklaşım doğal bir olayı bir
hastalığa dönüştürmektedir. Olay bir bozukluk, bir hastalık kabul
edilince, bu yakınmayla doktora başvuran erkekler, verilecek bir ilaçla
tedavi edilecekleri beklentisi içine girerler.
Her erkeğin aynı duyarlıkta olmadığı, aynı cinsel tepkiyi vermediği bir
gerçektir. Yukarıda belirtildiği gibi, fazla cinsel heyecan duyan ve
psikolojik anksiyete içindeki erkekler daha erken boşalır. Öyleyse,
boşalmayı kontrol etmek öğrenimi içinde öncelikle cinsel heyecanı
yatıştırma ve sakinleşmek gelir. Hem zihnen hem bedenen gevşemek,
sakinleşmek önemli oranda yardımcıdır. Sık cinsel birleşmede bulunmak
boşalma aralarını ve dolayısı ile duyarlılığı azaltacaktır.
Cinsel birleşme anında erkeğin pozisyonunun boşalma üzerine etkisi
vardır. Bu yüzden bazı pozisyonlarda boşalma daha hızlı olmaktadır.
Erkeğin üstte olduğu klasik cinsel birleşme pozisyonu (misyoner
pozisyonu) boşalmanın geciktirilmesi için elverişli bir pozisyon
değildir. Daha rahat olduğu, kolay gevşeyebildiği ve efor harcamadığı
bir pozisyonda erkek boşalmasını daha rahat kontrol edebilir.
Tedavi için önerilen en basit yöntem, sevişme esnasında erkeğin boşalma
anına yaklaştığını hissettiği zaman, penisin ucunu (glans) iki parmağı
arasında sıkarak vücuttaki cinsel heyecanın azalmasını bir süre
beklemesi ve yeteri kadar gevşedikten sonra tekrar sevişmeye
başlamasıdır. Bu yöntem uygulanırken bekleme anında derin derin nefes
alınmasının da yararı olmaktadır.
Bu amaçla telkin edilen egzersizlerin başında ‘başla-dur’ (start-stop)
metodu gelmektedir. Bu metodda erkek kendi durumunu, beden fonksiyonunu
gözleyip, dönülmez yola giriş anını iyi belirlemeli ve bu ana
odaklanmalıdır. Kendi iç değişikliklerini iyi tanıması ve vücudunun
kontroldan çıkarak üstünden atlayıp orgazma ulaşacağı eşiğe yaklaşmakta
olduğunu fark etmelidir. Bunun için gevşemek ve kendi bedenine konsantre
olmak gerekir. Eşinin cinsel tepkilerini, kendine karşılık verişini
düşünmeden, adete kendini bedenine hapsedip, cinsel uyarılarla kendinin
çözülüşünü seyretmelidir. Bu şekilde boşalma olmadan önce sevişmeyi,
cinsel uyarılmayı durdurur. Zirveye varıp hızlı bir inişe geçmek üzere
dağın dik yamacından gittikçe yükselirken, tam zirve öncesi yeniden
geriye doğru kayarcasına orgazmdan uzaklaşır. Biraz durup geri kayışını
iyice gördükten sonra yeniden sevişmeye, uyarılmaya başlar. Her
sevişmede bu şekilde dört, beş denemeden sonra boşalacak şekilde kendini
gevşek bırakır. Uyumlu bir eşin yardımıyla uygulanan başla-dur tekniği
iyi sonuç vermektedir.
Bu yöntemlerle sonuç alınamazsa, bir terapistin kontrolunda eşlerin
birlikte yerine getirebileceği uygulamalar vardır. Bu uygulamalar eşlere
tarif edilerek ‘ev ödevi’ şeklinde yapmaları istenir. Öncelikle cinsel
birleşme yasaklanıp erkeğin boşalma refleksini kontrol etmeyi
öğrenmesini sağlayacak egzersizler yaptırılır. Herhangi bir kaydırıcı
kullanmaksızın kuru olarak eşinin elle penisi uyarması istenir. Birkaç
denemeden sonra bu uyarmada kaydırıcı kremler kullanılması önerilir;
ancak uyarı yine elle yapılır. Tüm bu uyarılarda yukarıda anlatıldığı
şekilde dönüşümsüz orgazm eşiğine varmadan uyarı kesilip duyarlığın
azalması beklenir. Burada erkek yeteri kadar sakinleştiğini eşine
belirterek yeniden uyarıya başlamasını sağlar. Dolayısı ile bu
egzersizlerde ne zaman başlanacağı ve ne zaman durulacağını bilmek için
eşlerin iyi iletişim içinde olmaları gerekir. Görüldüğü gibi bu
egzersizler esnasında cinsel ilişkiye devam edilmekte ama cinsel
birleşme (duhul) yasaklanmaktadır. Eşler cinsel ilişkilerini cinsel
birleşmeye hedefli bir eylem olarak ele almaktan uzak duracaklardır.
Erkek dönüşümsüz ana yaklaştığını iyi fark etmeyi öğrenip, heyecanını
daha iyi kontrol altına aldığı ve gevşemeyi öğrendiği zaman ikinci
basmak ödeve geçilir. Hareketsiz ve tamamen gevşemiş bir şekilde sırt
üstü yatar vaziyette iken eşi eliyle bir iki kez başla-dur egzersizini
uyguladıktan sonra, kadın üste çıkar ve oturur vaziyette penisin vajen
içine girişi sağlanır. Bu esnada eşlerin her ikisi de heyecana kapılarak
hareket etmekten kaçınırlar. Bu sükunet erkeğin kendisini tamamen
gevşemiş ve boşalmanın kontrol altında olduğunu hissetmesine kadar devam
eder. Sonra kadın, erkeğin orgazma giden seyahatte bulunduğu yeri
kontrol ederek vücut hareketleri ile uyarmaya başlar. Bu esnada erkek
sakin olmalı ve kendi durumu ve bulunduğu düzeyle ilgili olarak
gerekirse kadını yönlendirmelidir. Kalçalarından eli ile tutarak kadının
hareketlerini kolaylıkla kontrol edebilir. Bu tür egzersizler yardımı
ile öğrenme haftalarca sürebilmektedir. Bu konuda eşlerin istekli ve
sabırlı olmaları gerekir. Erken boşalma yakınmasıyla doktorunuza
başvurduğunuzda, bu egzersizlerle ilgili çok daha detaylı ve kapsamlı
bilgiler edineceğinizi umarız.
Bu egzersizler sonucunda boşalmada yeteri kadar geciktirme sağlanınca,
‘iyileştim’ ön yargısı ile hareket etmek doğru değildir. Israrla
vurguladığımız gibi erken boşalma bir hastalık olmadığına göre,
boşalmanın geciktirilmesi, bir hastalıktan kurtuluş değildir. Böyle bir
yargı, ardından gelen cinsel ilişkilerde öğrenilenlerin ihmal
edilmesiyle heyecanın artmasına ve sorunun tekrarlamasına yol açabilir.
Aslında en doğru olanı, erkeklerin boşalma kontrolü sağlamayı öğrenmesi
ve bu tecrübelerini her cinsel ilişkide kullanmaya çalışmasıdır. (Cinsel
Sorunlar ve Çözüm Yolları, H. Kara, S. Aydın, SEN Yayınları 2002 adlı
kitaptan özetlenmiştir)
|