Soru-Cevap
Soru: Tüp bebek nedir?
Yanıt: Tüp bebek kadından alınan yumurtalarla erkekten alınan spermlerin
laboratuvar ortamında birleştirilmesi ve döllenme sonrası oluşan
embryoların rahim içerisine transfer edilmesidir.
Soru: Tüp bebek ile mikroenjeksiyon arasındaki fark
nedir?
Yanıt: Tüp bebekte yumurtalarla spermler bir tüp veya petri kutusu
içerisine konur ve sperm kendisi yumrtanın içerisine girerek döllenme
işlemini gerçekleştirir, mikroenjeksiyonda ise sperm direk olarak
yumurtanın içerisine yerleştirilir. Mikroenjeksiyon erkeğe bağlı kısırlık
durumunda tercih edilir. Ayrıca sperm sayı, hareket veya şeklinde hafif
bozukluk olan ve açıklanamayan kısırlık durumunda da mikroenjeksiyon
tercih edilir.
Soru: Tüp bebek veya mikroenjeksiyon kimlere
uygulanır?
Yanıt: Tüp bebek veya mikroenjeksiyon tüplerin tıkalı olması, şiddetli
sperm bozuklukları, diğer tedavilerle başarı elde edilmeyen endometriozis
hastaları, yumurtlama bozuklukları, hafif sperm bozuklukları ve
açıklanamayan kısırlık hastalarında uygulanır.
Soru: Nasıl uygulanır?
Yanıt: Öncellikle kadına verilen ilaçlarla yumurtalıklar uyarılır, daha
sonra oluşan yumurtalar ultrasonografi eşiliğinde bir iğne ile dışarı
alınır. Daha önce de belirttiğimiz gibi tüp bebek işleminde spermlerle
yanyana konarak veya mikroenjeksiyonda direk olarak yumurta içine
verilerek döllenme işlemi sağlanır. Daha sonra oluşan embryolardan 2-3
tanesi yumurta alım işleminden 2-5 gün sonra rahim içerisine yerleştirilir
ve 10-14 gün sonra gebelik testi yapılır.
Soru: Hiç spermi olmayan hastalara uygulanabilir mi?
Yanıt: Evet. Hiç spermi olmayan hastalar üç grupta incelenebilir.
Birincisi hipotalamus-hipofizden gelen hormonkların eksikliğine bağlı
olarak sperm olmayan hastalarda çoğunlukla tıbbi tedavi ile sperm oluşumu
sağlanabilir ve bu hastalarda aşılama ile gebelik elde edilebilir. Başarı
elde edilmeyen hastalarda ise mikroenjeksiyon uygulanır. Bu hastalarda
testisten biyopsi alınmasına genellikle gerek duyulmamaktadır. İkincisi
sperm yapımı normal olduğu halde kanalların tıkalı olmasına bağlı olarak
sperm yapımının olmamasıdır. Bu hastalarda bir iğne ile veya başarısız
olunursa testisten küçük bir parçanın alınması ile sperm elde edilebilir.
Üçüncüsü testiste sperm yapımının bozuk olduğu gruptur ki hastaların büyük
bir bölümünü bu hastalar oluşturmaktadır. Bu hastalarda öncellikle testise
iğne ile girilerek ve sperm bulunamazsa biyopsi alınarak sperm aranır.
Ortalam olarak hastaların %50’sinde sperm bulunabilmektedir.
Soru: Biyopside sperm bulunmazsa bile olgunlaşmamış
spermle gebelik olabilir mi?
Yanıt: Olgunlaşmamış sperm ile çok az gebelik bildirilmekle birlikte biz
bu konuda geniş bir hasta serisine uyguladık, ancak başarı elde
etmediğimiz için şu anda bu uygulamayı terkettik.
Soru: Vücuttaki diğer hücreler sperm yerine
kullanılarak gebelik elde edilebilir mi? Ve kök hücresinden sperm elde
edilebilir mi?
Yanıt: Vücuttaki diğer hücrelerin sperm yerine kullanılması kopyalama
olarak adlandırılmaktadır. Bu konuda hayvan uygulamalarında ciddi sorunlar
var ve şu an için insan üzerinde uygulanması birçok ülkede yasal olarak
yasak veya uygun bulunmuyor. Kök hücresinden sperm elde edilmesi ise
ilerisi için büyük ümit vaadediyor, ancak şu an için henüz bir uygulama
yok.
Soru: Tüp bebekte başarıyı etkileyen faktörler
nelerdir?
Yanıt: Başarıyı etkileyen en önemli faktörler kadın yaşı ve elde edilen
yumurta sayısıdır. Hiç spermi olmayan azospermik hastalarda başarı
oranında hafif bir düşme görüyoruz. Onun dışındaki hastalarda başarı daha
çok kadın yaşı ve yumurta sayısına bağlıdır.
Soru: Embryo dış zarının lazerle inceltilmesi
başarıyı artırıyor mu?
Yanıt: Emryo dış zarının inceltilmesinin başarı şansı üzerindeki etkisi
kesin olarak kanıtlanamamıştır. Ancak 35 yaşın üzerinde, daha önce
başarısız denemesi olan, embryo kalitesi olan, FSH değeri yüksek olan ve
embryo dış zarı kalın olan hastalarda çok az da olsa bir yararı olduğu
düşünülmektedir. Bunun dışındaki hastalara uygulanmasının bir anlamı
yoktur.
Soru: Kaç defa tüp bebek uygulayabilirim?
Yanıt: Hasta yumurta üretebildiği sürece tüp bebek uygulamasına devam
edebilir. Ancak genel olarak üçüncü uygulamadan sonra başarı oranı
azalmaktadır.
Soru: Kaç yaşına kadar uygulanabilir?
Yanıt: Bu konuda da net bir sınır olmamakla birlikte 45 yaşından sonra
başarı oranı yok denecek kadar azdır. 40 yaşından sonra başarı oranı
%10-20’ye düşmektedir.
Soru: Kullanılan ilaçların kanser yapıcı etkisi var
mıdır?
Yanıt: Teorik olarak bu ilaçların yumurtalık kanserini artırması gerekir.
Ancak yapılan çalışmalarda kullanılan ilaçlarla yumurtalık kanseri
arasında bir ilişki ortaya konamamıştır. Ayrıca gebelik oluşması durumunda
ilaçların varsa bile yan etkileri fazlasıyla ortadan kaldırılmış olacaktır.
Soru: Tüp bebek yoluyla doğan çocuklarda anomali
oranında bir artış oluyor mu?
Yanıt: Tüp bebek yoluyla doğan bebeklerde anomali oranında önemli bir
değişiklik olmamaktadır. Ancak özellikle şiddetli erkek faktörü olan ve
mikroenjeksiyon uygulanan hastalarda cinsiyet kromozomu bozukluklarında
minimal bir artış görülebilmektedir. Ayrıca bazı çalışmalarda kalp
anomalileri, nöral tüp defktleri ve hipospadias gibi anomalilerde hafif
bir artış görülmekle birlikte, genel olarak normal bebeklere göre önemli
bir değişiklik görmüyoruz. Ayrıca daha sonraki davranış ve zeka gibi
gelişimlerde de bir değişiklik gözlenmemektedir.
Doç. Dr. Ramazan Mercan (Popüler medikalden)