Kordon Kanı Bankacılığı
Kordon kanının transplantasyon yönünden hematopoetik öncül hücre ve immünkompetan hücre kapsamının sağladığı avantajlardan başka üstün özellikleri de vardır.
Örneğin intrauterin dönemde virüslarla ve mikroorganizmalarla hemen hiç
karşılaşmamış olmak, dünyada her dakika meydana gelen doğumlarda vericiye
hiçbir etkide bulunmaksızın kolaylıkla temin edilebilir olmak gibi. Kemik
iliği verici kayıtlarında donör sayısı arttıkça HLA uygun vericiye ulaşma
olasılığı ve hızı artmaktadır. Bu nedenle kordon kanı kolaylıklatemin
edilebilen bir kaynaktan çok zengin bankalar oluşturmak son derece
önemlidir. Ancak kemik iliği verici kayıtlarından farkı birinde doku
tipleri bilgi bankasında saklanırken kordon kanı bankacılığında dokuların
ve ilgili bilgilerin tümünün saklanmasının gerekmesidir.
Avrupa’da Kordon Kanı Bankası olarak edilen 5 merkez vardır, bunların 3’ü
Paris’te, 1’i Düseldorf’ta, 1’i Milano’dadır. Bunların tümü resmi
kuruluşlardır. Avrupa’da özel kordon kanı bankası kuruluşuna izin
oluşmamıştır. ABD’de ise son yıllarda resmi ve özel kordon kanı bankaları
çok büyük bir hızla artmaktadır. ABD’de resmi olarak genellikle
Üniversiteler tarafından oluşturulmuş 3 adet, özel olarak çalışan ise 12
kordon kanı bankası bulunmaktadır. Bunların dışında ayrıca 10 adet
Toplumsal Kuruluşlar tarafından desteklenen kordon kanı bankası
bulunmaktadır.
Nisan 1997’ye kadar Dünya Çapında oluşturulan kordon kanı kayıtları
8454’tür. Bunların 3585’i Avrupa’dan, 4849’u ise New York Cord Blood Bank
tarafından temin edilmiştir.
Kordon
Kanının Toplanması
Doğum sırasında kadın doğum uzmanları tarafından kordon kan toplanması
konusunda çok farklı uygulamalar mevcuttur. Herşeyden önemlisi anne ve
babanın bu konuda yazılı ve/veya sözlü onayının alınmasıdır. Burada
kullanım amacı da özellik taşımaktadır. Toplanan hücrelerin doğan bebek
için ilerde doğabilecek bir gereksinim için saklanması olasılıklardan
biridir. Bir diğeri hasta bir kardeş için kullanım olabilir. En son
olasılık ise hiç bir akrabalık olmadığı halde HLA uygun bir hasta için
kullanılmak üzere saklanılmasıdır. İzin bu olasılıklar gözönüne alınarak
verilmelidir.
Ancak onay alındıktan sonra annenin çeşitli viral merkezler yönünden
incelenmesi işlemi de başlatılabilir. Özellikle banka amaçlı durumlarda bu
ihmal edilmemesi gerekli bir durumdur. Ayrıca kan bankası donörlerinde
olduğu gibi ayrıntılı bir sorgulama da önemlidir. Bu sorgulamaya farklı
olarak ailevi, kalıtsal hastalıklar konusunda ayrıntılı sorgulama eklemeli
ve gerekirse bu konuda analiz yapılmalıdır. Özellikle hasta çocuğu olan
bir ailede gebelik durumunda ilk trimesterda 11. Haftada yapılan chorion
villus örneklemesi (CVS) aracılığı elde edilen DNA 60’dan fazla genetik
hastalığın prenatal tanısı için kullanılabilmektedir. Yurdumuzda bunlardan
10’ununa prenatal tanı konulabilmektedir. Son yıllarda yeni geliştirilen
bir eş zamanlı PCR sistemi ile aynı anda 100’lerce genetik analizi birden
yapma mümkün olabilecektir. Tabii ki bu pahalı yöntemleri kullanmak için
gerekli endikasyon olmalıdır.
Kordon kanı toplanması doğum yöntemine göre değişmektedir. Normal vaginal
doğum, sezeryana oranla hücre toplanması açısından daha çok hücre
toplanması yönünden avantajlıdır. Ancak doğumun uzaması bebeğin hipoksik
kalması, placentayı ilgilendiren komplikasyonlar kordon kanının miktarını
ve hematopoetik hücre içeriğini olumsuz olarak etkilemektedir (7). Bu
nedenle her doğum kordon kanı bankacılığı yönünden uygun olmayabilir.
Hücreler steril ortamda doğum odasında placenta henüz ayrılmadan
toplanabilir. Bu amaçla sarkıtma yöntemi ile doğal akış veya enjektör ile
flushing yöntemi kullanılabilir. Placenta ayrıldıktan sonra laboratuvara
hemen alınıp toplanabilinir. Doğumhanede kordonun erken klampe edilmesi
sonucu toplanan hücre miktarı ulaşılabilecek maksimum düzeylerdedir.
Bakteriyel bulaşma da bu yöntemde minimumdur. Toplama sırasında kordon
kanı toplanması için geliştirilen özel toplama sistem ve torbaları
kullanılabileceği gibi standart kan torbaları veya enjektör de
kullanılabilir. Toplanan hücrelerde Syphilis, HIV, HBV, HCV, CMV
yönlerinden tarama yapılmalıdır. Eğer kordon kanı bu yönden şüpheli ise
anne doğum sonrası da tekrar incelenebilir. Bilindiği gibi taramaya rağmen
transfüzyon ile HTLV-1/641.000, HCV 1/103000, HBV 1/63000, HIV1 1/493000
oranında bulaşabilmektedir. Bu konuda kordon kanının farklılık taşıyıp
taşımadığı tartışmalıdır.
Türkiye’de
kordon kanı bankacılığı ve nakli:
Türkiye’de ilk kordon kanı transplantasyonunu 1995’te gerçekleştiren ve
ilk kordon kanı bankasını 1994’te kuran Ankara Tıp Fakültesi İbni Sina
Hastanesidir. Ankara Tıp Fakültesi kuruluşundan beri Eurocord’a üyedir.
1994-2003 arasında Bankaya 100 ünite, ailede hasta çocuk (ALL, AML,
talasemi, aplastik anemi, solid tümör, immun yetmezlik) bulunması
nedeniyle alınmıştır. Bunlardan transplantasyon endikasyonu olan ve HLA
uygunluğu gösteren 6 olguya kordon kanı kök hücre nakli yapılmıştır.
Nakillerden dördü talasemi, diğerleri akut lösemi için ; dördü sadece
kordon kanı, biri önce kordon kanı daha sonra kemik iliği, biri ise
ardışık kemik iliği ve kordon kanı nakli şeklinde uygulanmıştır.
Nakillerin beşi Ankara Tıp Fakültesinde biri Hacettepe Tıp Fakültesinde
gerçekleşmiştir. Bu yöntem ile bugün dört talasemi hastası transfüzyondan
kurtulmuş olarak, kardeşinin hücreleri ile sağlıklı bir şekilde
yaşamaktadır(16,17). Son dönemde Ankara ve İstanbul’da iki adet kordon
kanı bankası kurulmuş olup aktivitelerini ulusal ve uluslar arası
platforma taşımadıkları için performansları bilinmemektedir.