ÇOCUKLARIMIZA CİNSELLİĞİ NASIL ANLATABİLİRİZ?
Bir gün her çocuk aşk, cinsellik ve doğum ile ilgili sorular sorar ve
anne-babaların çoğu o gün geldiğinde kendilerini çaresiz hissederler.
Hangi yaşlarda nasıl açıklamalar yapabiliriz?
-"Anne bu balonu bana şişirir misin?" 5 yaşındaki Ozan’ın elinde tuttuğu
balona bakınca annesi kulaklarına kadar kıpkırmızı kesilirken babası
farkında olmadan “onu da nereden buldun??” diye bağırıyor ve aslında
cevabı kendisi biliyor. Masadaki diğer misafirler nereye bakacaklarını
şaşırmış durumda yüzlerine yayılan sırıtmayı gizlemeye çalışıyorlar..Minik
Ozan’ın elinde tuttuğu balon yatak odasının çekmecesinde bulduğu bir
prezervatiften başka bir şey değil aslında...
Pek çok ebeveyn cinsellikle ilgili son derece açık bir tutum içinde olsa
da böyle bir durumla karşılaştıklarında nasıl davranacaklarını,
çocuklarını bu konuda nasıl eğitebileceklerini bilmiyorlar. Çocuklarımız
gazete ve dergilerde görüp okudukları yazılardan yada televizyonlarda
gördükleri sahnelerden bu kavrama pek yabancı olmasalar da bu karmaşık
konuyu onlara nasıl açıklayabiliriz?
Çocuklar evlerinde bu konu ile ilgili yeterli bilgiyi alamadıklarını
hissettiklerinde bu bilgiyi başka kaynaklardan almaya çalışacaklardır ve
bu bilgiler her zaman pek doğru olmayabilir..5 yaşındaki oğlunuz
bebeklerin annelerin göbek deliğinden çıktığını düşünürken, 15 yaşındaki
ergen kızınız ilk cinsel ilişkisinde hamile kalmayacağını düşünebilir.
Bu, çocukların cinsel anlamda bilgilendirilmediği anlamına gelmez. Esas
problem ebeveynlerin çocuklarının yaşlarına ve bilgilerine uygun
açıklamalar yapmakta zorlanmaları..Cinsellik ile ilgili eğitim okul öncesi
yaşlardan başlayıp ergenliğin son dönemine kadar devam eden bir süreç
olmalıdır. Bebeğinizin doğumundan itibaren onu ne kadar çok kucaklar, öper
severseniz çocuğunuzun vücudu ile o derecede barışık olmasını ve ileri
yaşlarda cinselliği olması gerektiği gibi güzel bir şey olarak
algılamasını sağlarsınız.
Miniklerin 2-3 yaşlarından itibaren aynanın karşısına geçip vücudunu
incelemeye başlaması cinselliğin ilk şekillerinden birisidir. Aynı şekilde
çocuklar doktorculuk oyunlarında karşı cinsin özelliklerini keşfetmeye
çalışırlar. Çocuklarımıza cinsellik konusunda açık davranırken bu konuda
sınırlar olduğunu da öğretmemiz gerekiyor. Her insanın bir “özel hayatı”
vardır ve HAYIR kelimesine mutlak anlamda saygı gösterilmesi gerekir. En
doğru ve en kolay eğitim iyi bir örnek olarak yapılır..Anne-baba
çocuklarının yanında bir rahatsızlık hissetmeden rahatlıkla sarılıp
öpüşebiliyor ve sevgilerini ifade edebiliyorlarsa çocuklar bu duyguların
nasıl bir şey olduğunu daha rahat anlayabiliriler.
Cinsel bilgilendirme süreci aynı zamanda kendi kendinizin bu konuyla
ilgili bakış açınızı gözden geçirmenizi sağlayacak bir süreçtir.
Çocuğunuzun sorularını cevaplandırırken kendinizi huzursuz hisseder yada
yetersiz cevaplar verdiğinizi düşünürseniz çocuğunuzun da tanıdığı bir
yakınınızdan bu konuda yardım isteyebilirsiniz. Örneğin yaşı ilerleyen
erkek çocuğunun annesine durmaksızın sorduğu sorulara annesinin vereceği
yanlış yada eksik bilgiler yerine babanın yada amcanın çocuğa bu konuda
yardımcı olması daha doğru olacaktır.
Ancak bunu yaparken başından savmak şeklinde değil (mesela çoğu babanın
yaptığı gibi:bunu annene sor lütfen!) kendi sıkıntılarınızı açıkça kabul
ederek mesela “ben ne yazık ki sizler kadar rahat yetişmedim ama senin bu
konuda daha doğru bilgi almanı istiyorum..” şeklinde bir başlangıçla
çocuğu başka bir kişiye yönlendirebilirsiniz..
Araştırmalar cinsel bilgileri edinmek konusunda en önemli kaynağın anneler
olduğunu kız ve erkek çocukların yarıdan çoğunun cinsellikle ilgili
bilgileri annesinden öğrendiğini doğruluyor. Okullarda genellikle
cinselliğin biyolojik yönünden bahsedilirken asıl cinsel eğitimde
duyguların önemli yer tutması gerektiğini belirten uzmanlar cinselliğin
asıl sebebinin aşk ve sevgi olduğunu hatırlatıyorlar..
Cinsel eğitim için kendiniz bir zaman belirleyip uzun bir konuşma
yapamazsınız. Çocuktan gelen soruları bekleyip tamamen onun soruları
doğrultusunda bir bilgilendirme yapmanız gerekir. Bu soruların
geleceğinden emin olabilirsiniz!
En geç 4-5 yaşlarında kızlar ve erkekler aralarındaki bu “ufak” farklılık
konusunda teoriler üretmeye başlarlar. Kadınların hamile olduklarını
gözlemleyip bu bebeklerin nereden çıktığını düşünmeye başlarlar. Çocuklar
bu konularda soru sormaya ilk başladıklarında “bebekler annelerinin
karınlarında büyürler” türünde bir cevap ile tatmin olacaklardır. Bundan
fazlasını öğrenmek istiyorsa sormaya devam ederler ve ancak o zaman başka
açıklamalar yapmak gerekebilir. Cinsel eğitim konusunda hepimizin yaptığı
en önemli hata gereğinden fazlasını anlatmaktır. Bu durumda çocuklar asıl
konuyu unutup verilen cevapları da anlamadıkları konu ile ilgili
bilgilenme gerçekleşmiyor.
Çocuklar ergenlik çağına girdiğinde cinsel bilgiler yetersiz ise bu
dramatik sonuçlar doğurabiliyor..Cinsel özgürlüğün önümüzdeki dönemde daha
da artacağını düşünürsek ülkemizde de gençleri evlilikten çok önce korunma
yöntemleri ile ilgili bilgilendirmek gerekiyor. Almanya’da yapılan bir
araştırma gençlerin 15-16 yaşlarında ilk cinsel deneyimlerini
yaşadıklarını ve bu yaştaki gençlerin hemen hepsinin korunma hakkında
bilgili olmakla beraber erkeklerin %16’sının, kızların ise %11’inin ilk
sefer’de korunmayı “unuttuğu” ortaya çıkarılmış. Ebeveyn olarak bu
yaşlarda artık pek fazla bir eğitim verme şansımız kalmıyor ne yazık
ki..Bu yaşlarda çocuklar öğrenmek istediklerini genellikle arkadaşları ile
konuşarak yada kitap vb. yayınlardan okuyarak öğreniyorlar. Bu yaştan
sonraancak size güven duymasını sağlayarak yaşadıklarını sizinle
paylaşmasını sağlayabilirsiniz. Kendisine “senin doğru olanı yapacağını
biliyorum ama bana ihtiyacın olduğunda yanındayım” mesajını vermelisiniz..