RETİNA DEKOLMANI
Prof Dr Mahmut
Kaşkaloğlu
Retina dekolmanında neurosensory retina retina pigment epitelinden subretinal
sıvı (SRS) ile ayrılmıştır. Retina dekolmanı üç tipe ayrılabilir: Regmatogenöz
(yırtıklı), Traksiyonel, Eksudatif retina dekolmanı
REGMATOGENÖZ RETİNA DEKOLMANI
Regmatogenöz (yırtıklı) retina dekolmanı her yıl nüfusun 10.000 de 1inde
görülen ender sayılabilecek bir hastalıktır ancak tedavi edilmediğinde sıklıkla
körlükle sonuçlandığından çok önemlidir. Olguların %10-15 inde bilateraldir.
Regmatogenöz retina dekolmanı miyoplarda daha sık ortaya çıkar. Çocuklarda en
sık neden travmadır.
ETYOLOJİ
Regmatogenöz retina dekolmanında SRS subretinal boşluğa neurosensory retinadaki
tam kat bir defektten (retinal yırtık, delik) geçerek ulaşır. Retina yırtık ve
delikleri vitreus traksiyonu ve retinada mevcut bir zayıflık sonucu oluşurlar.
Bu faktörler delik ve yırtık oluşmasında farklı roller oynarlar. Örneğin at nalı
şeklinde bir yırtık genellikle vitreus traksiyonu sonucu oluşurken küçük
yuvarlak deliklerin nedeni genellikle retinadaki zayıflıktır. Retinadaki
defektin üstündeki vitreusun subretinal boşluğa geçebilmesi için likefiye olması
gereklidir.
PATOGENEZ
Vitreoretinal traksiyon: Yaşla birlikte vitreus jelinde sıvılaşma (likefaksiyon)
başlar ve vitreus içinde sıvı gölcükleri oluşur. Bu sıvı vitreusun arka yüzünde
bir delikten aniden vitreus ile retinanın arasına dolar ve solid jel aşağı
çöker. Bu tabloya akut posterior vitreus dekolmanı (PVD) denir. PVD fizyolojik
bir olaydır ve hemen herkeste görülür. PVD olgularının çoğunda hiçbir
komplikasyon görülmez. Ancak vitreus ve retina arasında kuvvetli bir yapışıklık
varsa vitreus çökerken retinada yırtık oluşabilir.
Predispozan periferik retina dejeneresansları: Retina yırtık ve deliklerinin %
60ı periferik retina dejeneresansı alanlarında oluşurlar. Retina yırtıklarına
neden olabilen periferik retina dejeneresanslarının başında Lattice ve Salyangoz
izi adlı dejeneresanslar gelir.
Miyopi: Genel populasyonun % 10unun miyop olmasına karşın retina dekolmanı
hastalarının % 40ı miyoptur. Miyopları retina dekolmanına predispoze kılan
faktörler:
1. Lattice dejeneresansı: -3 diyoptri üstündeki miyoplarda daha sıktır.
2. Diffüz korioretinal atrofi yüksek miyoplarda küçük deliklere neden olabilir.
3. PVD miyoplarda daha sıktır.
Afaki: İntrakapsüler katarakt ekstraksiyonu yapılan hastalarda retina dekolmanı
% 2 civarındadır. Ancak komplikasyonsuz ekstrakapsüler katarakt ekstraksiyonu
(ki günümüzde tercih edilen yöntemdir) yapılan hastalarda bu insidans çok daha
azdır.
Travma:Travma retina dekolmanı hastalarının % 10undan sorumludur. Çocuklarda
özellikle erkek çocuklarda en sık neden travmadır. Burada söz konusu travma künt
veya perforan göz yaralanmalarıdır.
PROFLAKSİ
Retina dekolmanı tedavi edilmediği zaman çok defa körlükle sonuçlanır, ayrıca
retina dekolmanına predispoze kılan birçok faktörü bildiğimize göre profilaksisi
oldukça önemlidir. Retinada mevcut tam kat bir delik veya yırtık hastayı retina
dekolmanı tehdidiyle karşı karşıya bırakır, ancak retinada delik veya yırtık
normal popülasyonun % 5inde mevcuttur. Periferik retina dejeneresansları daha
da sıktır. Bu kadar geniş bir popülasyonda profilaksi yapmak mümkün olmadığından
bazı kriterler öne sürülmektedir. Yaklaşımlar fark göstermesine karşın
genellikle aşağıdaki kriterleri kabul edebiliriz:
* Tüm semptomatik yırtık ve delikler (semptom=fotopsi)
* Bir gözünde retina dekolmanı olan hastanın diğer gözünde yırtık, delik veya
predispozan periferik retina dejeneresansı
* Katarakt ameliyatı olmuş veya olacak hastanın veya yüksek miyop bir hastanın
gözünde yırtık, delik veya predispozan periferik retina dejeneresansı
* Dev yırtıklı retina dekolmanı olan hastanın diğer gözü
* Marfan, Stickler, Ehler-Danlos sendromları
* Perforan göz yaralanmaları
Profilakside amaç tehlike arzeden alanda steril bir korioretinit oluşturarak
orada retina ile koroid arasında sağlam bir adezyon sağlamaktır. Bu amaçla
kriopeksi (eksi 80° C ye kadar dondurmak) veya laser fotokoagülasyon yapılır.
SEMPTOMLAR
Retina dekolmanı olan hastaların % 60ında ilk belirti akut PVDye bağlı ışık
çakmaları ve vitreusta yüzen cisimlerdir. Bir süre sonra dekole olan kadrandan
rölatif görme alanı defekti ortaya çıkar ve bu görme alanı defekti ilerleyerek
santral görmeyi içine alabilir.
BULGULAR
Pupilla: Yaygın retina dekolmanı olan gözlerde rölatif afferent pupiller defekt
vardır.
Göz içi basıncı: Retina dekolmanı olan gözde göz içi basıncı sağlam göze göre
ortalama 5 mmHg düşüktür.
Ön kamara : Hafif ön üveit oldukça sık görülür.
Retina: Dekole olmuş retina konveks, kabarık, opaklaşmış olup göz hareketleriyle
serbestçe dalgalanır. Retinadaki kan damarları oldukça koyu görünürler. Retinada
yırtık veya delik mevcuttur.
Vitreus: PVD her olguda mevcuttur.
PROGNOZ
Retina dekolmanı başarıyla tedavi edimezse büyük bir çoğunluğunda retina total
dekole olur ve sonunda katarakt, üveit, hipotoni ve fitizis bulbi ve körlük
ortaya çıkar. Küçük bir azınlıkta (özellikle inferior dekolmanlarda) yıllarca
ilerlemeden kalabilir. Çok daha ender olarak küçük retina dekolmanları spontan
olarak yatışabilirler.
Başarıyla tedavi edilen olgularda santral görmeyi etkileyen en önemli faktör
makula tutulmasının süresidir. Makulanın tutulmadığı olgularda hastalar
genellikle preoperatif görmelerini korurlar. Makula iki aydan az tutulmuşsa
prognoz iyidir. Makula daha uzun süre dekole olmuşsa santral görme prognozu iyi
değildir. Ancak bu hastalar periferik görmelerini kazanacakları için yine de
ameliyat edilmelidirler.
Uygun tekniklerle retina dekolmanı olgularının % 90ında anatomik şifa elde
edilebilir.
TEDAVİ
Regmatogenöz retina dekolmanı cerrahi olarak tedavi edilir. Cerrahide amaçlar
yırtık veya deliği kapatmak, vitreoretinal traksiyonu gidermek ve retina ile
koroid arasında yapışıklık sağlamaktır.
Konvansiyonel ameliyat teknikleri:
Lokal plompaj: Skleraya yırtık üzerine yırtığı kapatmak ve bölgede traksiyonu
gidermek amacıyla yerleştirilen silikon sünger.
Serklaj: Gözün hacmini azaltarak vitroretinal traksiyonu gidermek amacıyla göz
çevresine yerleţtirilen silikon bant.
Kriopeksi (Krioterapi): Yırtık alanına uygulanan dondurma işleminde amaç
oluşacak korioretinit sonucu yırtığın tamamen kapanmasıdır.
Subretinal sıvının drenajı: Skleradan açılan bir delikten subretinal sıvının
boşaltılmasıdır. Lokalizasyon zorluğu olan olgular, immobil retina, eski retina
dekolmanı durumlarında yapılır.
İntravitreal hava, gaz veya dengeli tuz solüsyonu (BSS) enjeksiyonu: En sık göz
küresini yeniden oluşturmak ve subretinal sıvı drenajı sonucu ortaya çıkan
hipotoniyi önlemek amacıyla yapılır.
Yukarıdaki tekniklerin tümünü her olguda uygulamak gerekmemektedir. Tek yırtıklı
veya yırtıkların 1 saat kadranında lokalize olduğu olgularda yırtık üzerine
kriopeksi yapmak ve lokal plompaj yeterli olup olguların çoğu bu gruba girer.
Retina dekolmanında son yıllarda geliştirilen iki yeni yöntem vardır:
Skleral balon: Yırtık veya yırtıklar tek saat kadranına lokalize ise ve retina
mobilse, konjonktiva ve tenonda açılan bir delikten özel bir kateter yırtık
üzerine yerleştirilir ve serum fizyolojikle şişirilir. Subretinal sıvı
genellikle 24 saat içinde rezorbe olur. Bu işlemden önce yırtık üzerine
kriopeksi veya yatışmadan sonra laser fotokoagülasyon yapılabilir. Balon
uygulaması lokal anesteziyle yapılabilir ve bu yöntemle elde edilen sonuçlar
konvansiyonel cerrahiyle aynıdır.
Pnömatik retinopeksi: Üst yarıda yırtıklı dekolmanlarda göz içine SF6 gazı
verilir. Bu gaz gözün içinde genişler ve yırtığa içeriden bası yaparak
subretinal sıvının rezorbsiyonunu sağlar. Daha sonra laser fotokoagülasyon
yapılır.
TRAKSİYONEL RETİNA DEKOLMANI
Traksiyonel retina dekolmanı neurosensory retinanın retina pigment epitelinden
avasküler veya fibrotik vitreus membranları tarafından çekilerek ayrılmasıyla
oluşur. Retinada delik veya yırtık yoktur ancak bazen traksiyonel retina
dekolmanı ile birlikte regmatogenöz retina dekolmanı da bulunabilir. Traksiyonel
retina dekolmanının en sık iki nedeni proliferatif retina dekolmanı ve perforan
göz yaralanmalarıdır.
Klinik özellikler: Semptomlar regmatogenöz retina dekolmanına benzer ancak ışık
çakması ve yüzen cisimcik şikayeti daha azdır.
Bulgular: Dekole retina hareketsiz, düzgün ve konkavdır. Ender olarak ora
serrataya kadar uzanır. Aylarca hatta yıllarca sabit kalabilmesine karşın
demarkasyon hatları oluşmaz.
Tedavi: Çok defa makula tutulmadıkça traksiyonal retina dekolmanını tedavi etmek
gerekmez. Tedavi cerrahi olup vitrektomi teknikleri kullanılır.
EKSUDATİF RETİNA DEKOLMANI
Eksudatif retina dekolmanı, regmatogenöz retina dekolmanı ve traksiyonel retina
dekolmanından daha ender görülür. Bu hastalıkta neden subretinal rahatsızlıklar
sonucu retina pigment epitelinin zarar görmesi ve koroidden köken alan sıvının
subretinal boşluğa toplanmasıdır.
Eksudatif retina dekolmanı nedenleri arasında koroid tümörleri (malign melanoma,
koroid hemanjiomu), oküler iltihaplar (Harada hastalığı, posterior skleritis),
santral seröz retinopati, retina dekolmanı ameliyatı, panretinal fotokoagülasyon,
böbrek yetmezliği, gebelik toksemisi sayılabilir.
Semptomlar: Fotopsi vitreoretinal traksiyon olmadığından yoktur. Yüzen
cisimcikler ender olarak görülebilir. Görme alanı defekti yoktur.
Bulgular: Retinada yırtık ve delik yoktur. Retina konveks ve çok kabarıktır.
Subretinal sıvı yerçekimine göre hareket eder (patognomonik).
Tedavi: Nedene yöneliktir. Ender olarak fotokoagülasyon yapılır.
