Diyabette ilaç-insülin tedavisinin yanı sıra, kişiye özel hazırlanmış bir diyet tedavisi ve egzersiz programı çok büyük önem taşıyor.
Halk arasında şeker hastalığı
olarak bilinen diyabet, ömür boyu devam eden ve pankreasın yeterli
derecede insülin salgılayamamasından ve salgılanan insülinin yeterli
derecede kullanılmamasından kaynaklanan bir metobolizma hastalığıdır.
Kronik bir hastalık olduğu için diyabeti olan kişilerin bu hastalıkla
yaşamayı öğrenmesi gerekiyor. Bunun başlıca yolu diyabeti ömür boyu
beraber yaşanacak arkadaş olarak görmek.
Onunla iyi geçinebilmek için diyabeti tanımak, yemek yeme
alışkanlıklarını değiştirmek, günlük yiyecek değişimlerini öğrenmek ve kan
şekeri ile ilgili belirtilere uygun acil önlemleri almak gerekiyor.
BESLENME PROGRAMI OLUŞTURUN
Bir diyabet hastasının hastalığını öğrenir öğrenmez ilk yapması
gereken bir diyetisyene başvurmak. Unutulmaması gereken ilk nokta; her
diyabet hastasının beslenme programının “kişiye özel” olmasıdır. Beslenme
programının kişinin boyuna, kilosuna, kullandığı ilaca veya insülin dozuna,
fiziksel aktivite düzeyine, beslenme alışkanlıklarınıza, günlük iş veya ev
ortamına ve sosyoekonomik durumuna göre mutlaka bir diyetisyen tarafından
hazırlanması gerekiyor.
Acıbadem Hastanesi Kozyatağı Diyetisyeni Reyhan Nergiz beslenme
düzeninde dikkat edilecek noktalar konusunda şu bilgileri veriyor:
“Diyabetle birlikte vücudunuzun insülin miktarında ya da kullanımında
yetersizlik oluştuğundan beslenme şekli ve yeme saatleri ayrı bir önem
kazanır. Hasta için uygun olan besini, gerekli miktarlarda ve doğru
zamanda yemek ilaç veya insülin kullanımıyla da ilgilidir. Vücudumuz için
gerekli besin öğelerini temin etmek için her besin grubundan belirli
oranda bir arada yemek gerekir. Bu kural diyabet hastası için de önemlidir.
Vitamin ve minerallerin yeterince alınması da karışık beslenme ile olur.
Ev halkı ile aynı tencereden yemek, tatlılar hariç farklı yemek pişirmemek
hastaya kendisini iyi hissettirecek ve diyetin düzenliliğini sağlayacaktır.
Düzenli yapılan egzersizlerle desteklenen beslenme, kan şekeri ve kan
yağları için iyi bir kontrol anahtarıdır.”
Beslenme programında bir diğer önemli nokta ise öğün sayısıdır. Beslenme
saatlerini; Tip 1 diyabet hastalarının insülin tipine ve maksimum etki
süresine bağlı olarak 3 ana 3-4 ara öğün şeklinde, Tip 2 diyabet
hastalarının ise 4-6 öğün şeklinde planlaması gerekiyor.
NE YEMELİ?
Beslenme programı bir diğer diyabetlinin beslenme programı ile asla
karşılaştırılmamalıdır. Pek çok diyabetli kişi, ailesinin diğer
fertleriyle yemek yiyemeyeceğini düşünür. Diyabet beslenme planı sağlıklı
olmak isteyen herkesin yemesi gerekenden çok farklı olmadığını söyleyen
Diyetisyen Reyhan Nergiz :
“Bunun için basit kurallara dikkat etmek yeterli. Karbonhidrat
içeren yiyecekler kan şekeri düzeyini etkiliyor. Karbonhidratların kan
şekeri düzeyine etkileri farklı. Posa içeren kompleks karbonhidratların (esmer
ekmek, bulgur pilavı v.b.) kan şekerinde ani oynamalar yapmadığı için
basit karbonhidratlara ( çay şekeri, reçel v.b.) göre daha fazla tercih
edilmesinde yarar var. Kan şekeri kontrolü için posalı yiyecekler tüketmek
şart. Kurubaklagiller, özellikle kabuklu meyveler, tüm sebzeler, yulaf,
tam buğday unu ile yapılmış gıdalar, bulgur diyabet hastalarının en çok
tüketmesi gereken besinlerin başında geliyor.”
DİYABET HASTALARI İÇİN PRATİK ÖNERİLER
Şeker de dahil olmak üzere, hiç bir yiyecek yasak değildir, ancak
bazılarını ölçülü yemeniz gerekebilir.
İnsülin kullanıyorsanız ve diyetisyeniniz önermişse, ara öğünlerinizi
ihmal etmeyiniz.
Öğünlerinizi asla atlamayınız.
Her gün aynı saatte ve belirlenen miktarda yemek yemeye çalışınız.
Kilo vermeniz gerekiyorsa her türlü yağı kısıtlamalısınız. Yemekleri
kızartmak yerine ızgara veya fırında pişiriniz. Yağsız etleri (balık,
derisiz tavuk), yağsız peynir, yağsız süt ve yoğurt gibi az yağlı
yiyecekleri tercih ediniz.
Hamur tatlılar yerine meyveli veya sütlü tatlıları tercih ediniz.
Tatlandırıcı kullanacaksanız, pişirildiğinde acı tad vermeyen toz
tatlandırıcıları kullanmanız daha sağlıklıdır.
Damar sertliği riskini azaltmak için doymamış (bitkisel sıvı) yağlara
yöneliniz, özellikle zeytinyağı ile soya, pamuk veya mısırözü yağlarından
birini yarı yarıya karıştırarak pişirmeyi tercih ediniz.
Bol su içiniz, günde 1-1.5 litrenin altına düşmeyiniz, ıhlamur, çay ve
diğer içecekleri suyun yerine koymayınız
Tuzu azaltınız, salamuralardan kaçınınız.
Yağlı gıdalardan, sakatat ve sucuk, salam ve sosis gibi yiyeceklerden
sakınınız.
Lifli (posalı) yiyecekleri (çiğ sebze ,meyve, kuru
baklagiller,kepek-çavdar ekmeği, yulaf, tam buğday unlu gıdalar) tüketiniz.
Haftada bir gün aç karnına sabah kalkınca tartılınız; ancak bu şekilde
hedeflediğiniz kiloya ne kadar yaklaştığınızı anlayabilirsiniz.
Diyabetliler için üretilmiş çikolata, tatlı, reçel vb. ürünler tamamen
masum ve zararsız değildir. Fazla yendiklerinde ishal yapabilir veya
yüksek kalori ve yağ içerdiklerinden kilo vermenizi engeleyebilir.
Hazır gıdaları zorda kalmadıkça tüketmeyiniz. Gerekirse diyetisyeninize
danışıp besinlerin etiket bilgilerinin içeriğini öğreniniz.
İnsülin kullanıyorsanız, yanınızda mutlaka 4 adet kesme şeker taşıyınız.
Kan şekerinizin hangi sınırlar arasında olması gerektiğini biliniz.
EGZERSİZİ ATLAMAYIN
Tip 2 diyabetin tedavisinde egzersiz de tedavinin temel öğeleri
arasında yer alıyor. Egzersiz yapmak; kan şekerini düşürüyor, insülin
ihtiyacını azaltıyor, kan basıncının ayarlanmasına yardımcı oluyor, kilo
verilmesini sağlıyor. Ancak diyabetlilerin egzersize başlamadan önce
düzenli sağlık kontrolü ve göz muayenesinden geçmesi gerekiyor. Diyabet
komplikasyonları veya başka problemler varsa , egzersiz sakıncalı
olabiliyor.
Diyabetik hastaların egzersizinde dört unsura dikkat ediliyor.
Egzersiz programında egzersizin tipi, süresi, yoğunluğu ve sıklığı
unsurlarına dikkat ediliyor. Yürüme, koşu, bisiklet, yüzme tavsiye edilen
sporlar. Egzersizin yararlı olabilmesi için en az 30 dk.yapılmalı.
Egzersizin başında 5-10 dk ısınma hareketleri, sonunda ise yine 5-10 dk
süreli soğuma hareketleri yapılması gerekiyor