(07-Mart-2005)Çocuğun hem iç dünyasının zenginleşmesi hem de yeni beceriler kazanabilmesi için yaş grubuna göre seçilmiş oyunları oynaması gerektiği belirtildi.
Her yaşta çocuğun oyun için zaman ayırmasının sağlıklı gelişimi açısından
gerekli olduğunu vurgulayan Psikiyatrist Dr. Erdoğan Erdinç, “Oynamak için
bir alan ve uygun eşyalar bulunması yeterlidir. Bunlar pahalı oyuncaklar
değil, çocuğun yaşına uygun nesneler olabilir. Çünkü çocuk zaten hayal
gücüyle aynı eşyada bir araba, bir uçak, bir bebek görebilir.” dedi.
Çocuğun bildiklerini tekrarlama yoluyla pekiştirerek yenilikler
öğrendiğine dikkaç çeken Erdinç, “Yere atılan bir bardağın şangırtıyla
kırılması, başka eşyaların da kırılıp kırılmayacağı merakını uyandırır;
ancak büyükler tarafından engellenir. Böylece çocuk, atılan eşyaların
kırılabileceğini ve oyunun bazı dış sınırları olduğunu öğrenir.” dedi.
Doğumdan 2 yaşına kadar göze, kulağa hitap eden renkli, hareketli, sesli
ve hatta melodik nesneler, büyük resimli kitaplar tercih edilir. 2 ila 7
yaş arası çocuklarda duyma ve konuşma yeteneğini geliştirmek için şarkılar,
tekerlemeler söylenir ve hikayeler anlatılır. Renk, şekil, boy veya sese
göre sınıflandırılabilecek farklı renk ve boylarda küpler, kaplar, büyük
parçalı yapbozlar tercih edilir. Kişilerarası ilişkileri öğreten evcilik
gibi rol oyunları, çocuğun sosyal uyumu açısından önemlidir. 7-11 yaş
arasındaki çocuğun, öğrendiklerini uygulayabileceği bulmaca, sayı oyunları,
takım sporları, yarışmalar gibi hakkını korumayı, başkasının hakkını
gözetmeyi öğreterek kişilik gelişimini destekleyen oyunlar da oldukça
yararlıdır. 11 yaş üzeri ise mantık oyunları ya da bir konuda fikir
oluşturmayı; fikrini sakin, akılcı bir şekilde savunmayı öğreten oyunlar
oynanabilir. Ergenlik çağına giren kız ve erkekler kâinat, varoluş, ölüm,
cinsellik, geçmiş ve gelecekle ilgili bilgilere, değişik ideolojilere ilgi
duyabilirler. Bu durumda ilgileri desteklenmeli; ancak herhangi bir alana
aşırı yönelmesine, mantık süzgecinden geçirmeden körü körüne bir ilgiye
karşı çok dikkatli olunmalı.
Elektronik oyuncakların çocukların zihnî melekelerinin gelişmesine
yardımcı olduğunu dile getiren Dr. Erdinç, bütün bunların yanında
elektronik oyunların çocuklar için çeşitli tehlikeler de içerdiğini
vurgulayarak, söz konusu tehlikeye şöyle dikkat çekiyor: “İç dünyalarını
geliştirecek, özgürlüklerini yaşayacak ilgilerden uzaklaşan teknoloji
bağımlısı çocuklar, üretici yeteneklerden yoksun büyüyor.”
Yetişkinler çocukların oyununu hoş görmeli
Az sayıdaki oyuncak çocuğun oyun ihtiyacını gidermeye yetmezken,
fazlasının da oyunun ana unsuru olan merak ve heyecan duygusunun
gelişmesine engel oluyor. Bazı oyuncaklar özel günler için saklanmalı veya
çocuğun bıktığı oyuncakların yeniden merak uyandırması için bir süre
kaldırılmalı. Erişkinler çocuğun oyununu hoş görmeli ve oyun süresini
kısıtlamamalı. Çocuğun oyununa gerçekten ilgi duyulmalı; ama oyuna
karışmayıp sadece çocuk isterse yardımcı olunmalı. Çocuğa bu şartların
sağlanması, oyunun sürecini ve çocuğun gelişimini olumlu etkiler. Oyun
fizikî gelişimi, motor beceri kazanılmasını, hafıza ve dil yeteneklerini
olumlu yönde etkiliyor