(07-Mart-2005)9 Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Taner Güvenir, okullarda öğrenciler arasında yaşanan akran istismarının ciddi ruhsal sorunlara yol açabildiğini söyledi.
MAT-FKB Özel Gelişim Okulları tarafından öğretmen, öğrenci ve velilere
yönelik 2 ayrı oturum halinde düzenlenen "Okulda Akran İstismarı" konulu
panel, Yunus Emre Kültür Merkezi'nde yapıldı. Panelde konuşan 9 Eylül
Üniversitesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Taner Güvenir, akran
istismarının yeni bir sorun olmadığını, dünyanın her ülkesinde
karşılaşıldığını belirtti. Güvenir, okulda akran istismarının, öğrenciler
arasında genellikle bir güç dengesizliği zemininde gelişen, tekrarlayıcı
tarzda, isim takma, alay etme, küçük düşürme, tehdit etme, dışlama ve
fiziksel zarar verme gibi çok çeşitli olumsuz davranışları kapsayan bir
istismar türü olduğunu kaydetti.
Akran istismarına uğrayan çocuğun çoğunlukla ruhsal, akademik ve sosyal
alanlarda sorunlar yaşadığını vurgulayan Yard. Doç. Dr. Taner Güvenir, "Akranlarını
istismar eden çocuklar ise, eğer uygun müdahale edilmezse ileride davranım
sorunları ve suça eğim göstermektedir. Uzun yıllardır gelişmiş ülkelerin
eğitim sistemi içinde akran istismarıyla mücadeleye yer verilmektedir. Ne
yazık ki, bu sorun ülkemizde henüz tam olarak tanımlanabilmiş dahi
değildir" dedi.
Güvenir, öğrenciler arasındaki akran istismarının anaokulu ve ilkokulda
çok yaygın iken, ortaokul ve lisede azaldığını ifade etti. Her okulun
kendine özgü kültürü olması sebebiyle değişik akran istismarlarının ortaya
çıktığına işaret eden Taner Güvenir, "Bazı yerlerde bir çocuk cep
telefonunun markası bir alt model olduğu için istismara uğrarken, başka
bir farklı bölgede küçük bir etnik gruba üye olduğu için ciddi istismara
uğrayabiliyor. Bu o çocuğun ruhsal hayatını ciddi bir şekilde
etkileyebiliyor. Akran istismarı giderek artıyor mu? Bu bilinmiyor. Bu
sorun büyükşehir sorunu değil. En küçük köyden, en büyük kente kadar
değişik koşullarda olabiliyor" diye konuştu.
Yard. Doç. Dr. Güvenir, akran istismarıyla ruhsal sorunlar yaşayan hem
mağdur, hem de istismar yapan çocuk ya da gençlerin kliniklere daha fazla
başvurmaya başladığının altını çizdi. Güvenir, "Bir çocuk kekemeyse ve
akran istismarına maruz kalıyorsa kekemeliği daha da artıyor. Daha başka
uyku sorunları, depresyon, gece işemeleri, okul fobisi, intihar ve intihar
girişimi olabiliyor. Bir çocuğun ya da bir gencin ruhsal hayatında önemli
olan bu sorunlara önlemler alınmazsa, kalıcı izler bırakıyor. Akran
istismarının yol açtığı akademik sorunlarda ise, ders başarısında düşme,
konsantrasyon bozukluğu görülebiliyor. Sosyal anlamda kişinin kendini
algılayış biçiminde ciddi yaralanmalara sebep oluyor. İstismar sonucunda
kendi benlik algısına ters düşüp, kendine güveni azalıyor, buna bağlı
olarak utangaçlık, içine kapanıklık, depresyon görülmeye başlanıyor"
şeklinde konuştu.
Erkeklerin kızlardan daha fazla istismar ettiğini açıklayan Taner Güvenir,
daha çok hemcinslerini istismar eden kızların ise dedikodu yayma, söylenti
çıkarma gibi yolları tercih ettiklerini sözlerine ekledi.
İHA