Normal duğum tercih edilmeli, peki neden?
(30-Mart) Gelişmiş ülkelerde sezaryen oranının yüzde 15-25, ülkemizde ise yüzde 50'ler civarında olduğunu belirten uzmanlar, bu durumu eleştiriyor. Epidural'le yapılan ağrısız normal doğumun özendirilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, sezaryenin ise ancak zorunlu durumlarda yapılması gerektiğini vurguluyor
Acıbadem Hastanesi Kadıköy, Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölüm Sorumlusu
Doç. Dr. Tolga Ergin, normal doğum yöntemi konusunda sıklıkla merak edilen
soruları yanıtladı...
* Normal doğum en ideal doğum yöntemi mi?
Bence evet. Zaten gelişmiş ülkelere baktığımızda sezaryen oranı yüzde
15-25 civarında iken, ülkemizde sezaryen oranında çeşitli nedenlerle artış
söz konusu olduğunu ve neredeyse yüzde 50'lere yaklaştığını görüyoruz.
Anne adayları sıklıkla, yaşanacak ağrı, doğum süresinin uzunluğu, bebekle
ilgili doğabilecek problemler, ağrılar başladığında doktorunu bulamama
veya ulaşamama, yakınlarının ve arkadaşlarının doğumla ilgili olumsuz
tecrübelerinden etkilenme gibi nedenlerle normal doğumdan korkuyor. Oysa,
unutulmaması gereken en önemli nokta, vajinal (normal) doğumun milyonlarca
yıldır bütün memeli varlıkların soylarını devam ettirmekte kullandıkları
en doğal ve fizyolojik yol olduğudur. Sezaryen ile doğum, normal doğumun
gerekli durumlarda başvurulan bir alternatifi olarak algılanmamalı, normal
doğumun yerini almaya başlayan daha üstün bir doğum şekli olarak asla
görülmemelidir. Gebelik takibi sırasında aksi bir durum belirmedikçe, anne
adayı normal doğuma teşvik edilmelidir.
* Sizce doğum kararı ne zaman alınmalı?
Anne ve baba adaylarını dokuz ay boyunca en çok düşündüren ve
endişelendiren konuların başında doğum şeklinin nasıl olacağı gelir. Bence,
gebeliğin son ayında doğum yöntemi için karar alınmalıdır. Bunun için ben
anne ve baba adayına tüm yöntemleri tüm yönleriyle anlatıyorum ve kararı
onlara bırakıyorum. Genellikle de son söz kadının oluyor.
* Normal doğumun avantajları nelerdir?
Vajinal doğumun hem anne hem de bebek için sezaryenle doğuma göre
üstünlükleri vardır. Vajinal doğum sonrasında anne birkaç saat içinde
normal aktivitelerini yapabilmekte, çok kısa sürede bebeğini emzirmeye
başlayabilmekte, gebelik öncesi yaşantısına dönmesi çok çabuk olmaktadır.
Normal doğum sonrası vücudun (özellikle karnın) eski şekline dönmesi
sezaryene oranla daha iyi ve çabuktur. Anne için hem doğum yapar yapmaz
bebeğini kucaklayabilmek ve emzirebilmek hem de bebeğinin doğumuna aktif
olarak katkıda bulunmuş olmak büyük mutluluktur. Bebeğiyle doğar doğmaz o
özel bağı kurabilmek, şüphesiz yaşamının en keyifli anı olacaktır. Normal
doğum sırasında bebek kemik kanaldan geçip (annenin pelvis kemikleri)
vajinal doğarken, göğüs kafesine oluşan baskı bebeğin akciğerlerindeki
sıvının çok büyük kısmının boşalmasına ve nefesini daha rahat almasına
neden olur. Sezaryende bu durum söz konusu olmadığından, sezaryenle doğan
bebeklerde "yeni doğanın geçici takipnesi" ve "ıslak akciğer" adı verilen
solunum sıkıntıları vajinal doğumla doğan bebeklere oranla beş kat daha
sık görülür. Bu tür solunum sistemi problemlerini, normal zamanından önce,
isteğe bağlı sezaryen ile doğurtulan ve bir bakıma hekim ve hastanın
ortaklaşa hatası olarak prematüre (erken) dünyaya getirilmiş bebeklerde
sık görmekteyiz. Özellikle bu nedenle, isteğe bağlı "elektif"
sezaryenlerin 39. haftadan önce yapılmaması çok önemlidir. Ayrıca normal
doğum yapabilecek anne adaylarının doğumunun sezaryenle
gerçekleştirilmesinin, hem ülkemizin hem bireylerin sağlık bütçesine
getirdiği yük de göz ardı edilmemelidir.
* Normal doğum en ağrılı yöntem anlamına mı geliyor?
Doğum sonrasını düşünürseniz, en ağrılı yöntem sezaryen olabilir.
Ama epidural kullanırsanız, normal doğumun ağrılarını yok denecek kadar
azaltabilirsiniz. Dolayısıyla, sadece ağrıyı düşünerek bir yönteme karar
vermek doğru değil. Çünkü hem sezaryende hem de normal doğumda ortaya
çıkan ağrıları yok etmek artık tıbbın elinde.
* İleri yaşta normal doğum daha mı riskli?
Eskiden böyle bir inanış vardı; "35 yaşından sonraki ilk doğum sezaryen
olmalı" diye. Günümüzde yüzde 100 geçerli olmamakla birlikte, bu görüşü
yine de gebe kadınlara hatırlatıyoruz.
* Normal doğumun ardından kadınlarda ne tip sorunlar
doğuyor?
En sık görülen ve konuşulan sorun, kadın genital bölgesindeki sarkma
şikâyetleridir. Ama bu, her normal doğum yapan kadının ileri dönemde bu
sorunu yaşayacağı anlamına gelmez. Bir risk faktörüdür... Ama her normal
doğum yapan, genital organda sarkma sorunu ile karşılaşmaz. Bazı bünyeler
bu tür sarkıklıklara yatkın olabiliyor. Akrabalarında idrar kaçırma
şikâyetleri ve sarkıklık olan kişilerde, bu sorunun görülme riski dört kat
artar. İlerde oluşabilecek bu tip riskler, normal doğumdan kaçınmaya neden
olmamalı. Ortaya böyle bir durum çıkarsa, doğumdan sonra o bölgedeki
kasları kasacak egzersiz hareketleri veriyoruz.. Ayrıca, bu sorunun
tedavisi de var.
* Normal doğumdan sonra kadınların seks hayatı kötü
mü etkileniyor?
Olabilir... Aslında sadece özellikle zor doğum sonrası ortaya çıkan sarkıklıklardan dolayı, seks hayatları etkilenen hastalarımız oluyor. Doğum sonrası bu şikâyet olursa, bu bölge için bazı ameliyatlar yapılıyor.