Öfkenin İlacı Gülmek
(29-Mart) Türk Müziğini Araştırma ve Tanıtma Grubu tarafından düzenlenen "Tıptan Kalbe, Kalpten Tıbba" semineri, Antalya'nın Kemer İlçesi'nde başladı.
Seminerde, psikoterapide insanlık değerlerinin kullanılması anlamına gelen
etnopsikoterapi uzmanı Mihriban Michaela Özelsel, Almanya'da
gerçekleştirdiği terapilerde kanser hastaları üzerinde uygulanan yeni bir
tekniği anlattı.
Bir araştırmaya göre, iyileşme göstermeyen kanser hastalarının büyük
bölümünde kin duygusunun çok gelişmiş olduğunun ortaya çıktığını ileri
süren Özelsel, "Öfkeye karşı en iyi ilaç gülmektir. Kin duygusu, güldükçe
ve pozitif enerji geliştirildikçe azalıyor ve bu da bağışıklık sistemini
geliştiriyor. Bağışıklık sistemi de kanser hastaları için hayati önem
taşıyor" dedi.
Özelsel, kin duygusunu yenemeyen kanser hastalarına uyguladıkları terapi
yöntemini ise şöyle anlattı: "Hastalarıma, kin duydukları kişi için en
güzel ve iyi şeyleri istemelerini söylüyorum. Bunu söylediğim hastalar ilk
anda büyük tepki gösteriyorlar. İlk etapta, "Nefret ettiğimiz bir kişi
için nasıl güzel şeyler isteriz?" diyerek, olumsuz tepki gösteriyorlar.
Ancak bu terapi yöntemini uygulamaya başladıktan sonra, içlerindeki kin
duygusunun azalmaya başladığını fark ettiklerini söylüyorlar. Bu da kanser
tedavisinde, içlerindeki kini yenmek için önemli bir adım."
Yunus Balığı ile Terapi
Antalya'da yaşayan psikoterapist Murat Kemaloğlu da otistik ve spastik
çocuklarla yunusla terapi yaptıklarını söyledi.
Mitolojide yunusların, tanrı tarafından cezalandırılan korsanlar olduğuna
inanıldığını belirten Kemaloğlu, "Yunuslar akciğer solunumu yapan, çok
zeki hayvanlar. Gelişmiş bir iletişim sistemleri var. İnsanlara çok
yakınlar, ancak özürlülere karşı çok daha yakın ilgi gösteriyorlar." dedi.
Kemaloğlu, yunuslarla yapılan terapide otistik ve spastik çocukların
öğrenme ve iyileşme sürecinin hızlandığının gözlendiğini bildirdi.
Bugün (29.03.2005) sona erecek seminerde, müzik, yunus ve atla terapi
konularında katılımcılara bilgiler verilecek.