Şişmanlar neden daha çok acıkır?
(28-Nisan) Kilosu fazla olan insanlar zayıflara göre daha çok acıkır ve müthiş bir yeme ihtiyacı duyar. Kendi kendisiyle ne kadar savaşırsa savaşsın iştah galip gelir ve acıkan kendini bir sandviç veya keke saldırırken bulur. Peki neden böyledir?
İhtiyacınızdan fazla kalori alanların vücudundaki yağ hücrelerinin sayısı 2'ye
katlanıyor. Bu hücreler kendi aktivitelerini sürdürmek için beyne daha fazla
besin istediklerini söyleyen mesajlar yolluyor. Sonuçta kendinizi bir dilim keke
saldırmış olarak buluyorsunuz.
Kalp krizi ile mücadelede en önemli şart beslenme... Ancak bu konudaki yanlış
anlamaları düzeltelim. Sağlıklı beslenmek sürekli marul yemek ve lezzetli olan
her şeyden uzak durmak anlamına gelmiyor. Zaten böyle bir diyete isteseniz de
devam edemezsiniz. Dolayısıyla sağlıklı beslenmenin anahtarı doğru gıdaları
sağlıklı bir şekilde alabilmekte yatıyor. Önümüzdeki günlerde nasıl beslenmeniz
ve hangi alışkanlıklardan uzak durmanız gerektiğini inceleyeceğiz. Önce en
tehlikeli olduğu söylenen besin gruplarını inceleyelim: Yağlar ve
kanbonhidratlar.
40
milyar yağ hücresi
Vücudumuzda 40 milyar yağ hücresi bulunuyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar
bunlardan oluşan yağ dokusunun kendi kendine karar mekanizması olan ve kan
yoluyla vücutla sürekli iletişim halinde bulunan bir "organ" olduğunu
gösteriyor. Bu mesajlar ya "Doydum" ya da "Biraz daha yemek istiyorum" şeklinde
oluyor. Biz yemek yemenin bilinçli bir karar olduğunu zannediyoruz. Ancak
aslında ne kadar yediğiniz vücudunuzdaki yağ miktarına bağlı. Yağ hücreleri çok
küçük. Öyle ki tek bir çikolatadaki yağı depolayabilmeniz için milyonlarca yağ
hücresine ihtiyacınız var.
6
kat genişliyor
İşte ihtiyacınızdan çok daha fazla kalori aldığınızda bu yağ hücreleri daha da
genişliyor ve 6 katına kadar çıkıyor. 40 milyar yağ hücresinin sayısı 100
milyarı buluyor. Kilo verirken ise aktiviteleri yavaşlasa da sayıları kolay
kolay azalmıyor. Üstelik yağ hücreleri boylarına oranla çok fazla kan akışına
ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle çok yemeye alışıldığında oluşan milyarlarca yağ
hücresi, "hayatta kalabilmek için" sürekli daha fazla besin ve enerji istediği
mesajını yolluyor. Siz de daha fazla yiyorsunuz.
Kalp
için sağlıklı beslenmenin sırrı glisemik indeks
Şeker, hamur işleri, lifler, meyve sebzeler... Yani masanızdaki pilav ve
ekmekten elmaya kadar her şey karbonhidrat sınıfına girer. Bazı diyet
programlarının tavsiyelerinin aksi ne sağlık için bunların hepsinden yemeniz
gerekir. Ancak püf noktası doğru kaynakları seçebilmekte yatıyor. Peki bunu
nasıl yapacaksınız? Dünyanın en iyi doktorları sağlıklı beslenmek için düşük
glisemik indeksi olan besinleri tercih etmeniz gerektiğini söylüyor.
Glisemik indeks nedir?
Çünkü bir besinin glisemik indeksi ne kadar yüksekse yiyecek mideyi o kadar
hızlı terk ediyor demektir. Bu yiyecekler glikoz, fruktoz, sakkaroz gibi alt
birimlere parçalandıkları bağırsaklara bir anda gidiyor. Buradan kana şeker
akımı çok büyük miktarlarda ve fazla hızlı geçekleşiyor. Bu durumda da "açlık
hissi" çabuk geri dönüyor ve kişi yeniden yemek ihtiyacı hissediyor. Vücut
kandaki aşırı miktardaki şekeri atabilmek için pankreastan aşırı miktarda
insülin salgılamak zorunda kalıyor.
İnsülin hormonu şekeri düşürüyor ama bir yandan da kan yağlarını (trigliseritler)
artırıyor ve damarları koruyan iyi kolestrol HDL'yi azaltıyor. Sonuçta şişmanlık
yanında kalp-damar hastalıkları, diyabet, felç gibi çok ciddi sorunlara da
davetiye çıkarıyor. Sağlıklı beslenmek için glisemik indeksi 55'den az olan
besinleri istediğiniz gibi yiyebilir, 69'a kadar olanları ise dikkatli olmak
kaydıyla tüketebilirsiniz. 70 ve üzerinden ise olabildiğince uzak durmalısınız.
Besinlerin glisemik indeksini değerlendirirken aşağıdaki tablodan
yararlanabilirsiniz.
Doymuş yağlar neden kötü?
Kalp hastalığı riskiniz varsa kolesterolünüzü düşürmeniz tavsiye edilecektir.
Bunun için kolesterolü düşük besinler değil doymuş yağ oranı düşük besinler
yemelisiniz. Doymuş yağlar oda sıcaklığında katı halde bulunur. Hayvansal
yağların tümünde ve etlerde bol miktarda doymuş yağ vardır. Doymuş yağlar daha
fazla kolesterol üretilmesine ve kötü kolesterol LDL seviyesinin artmasına neden
olur. Damarların tıkanmasına yol açabilir, kalp hastalıklarının da temel
nedenlerindendir. Gün içinde tükettiğiniz kalorinin en fazla yüzde 10'u doymuş
yağ olmalıdır.
Cipsteki yağlar neden tehlikeli?
Hidrojenin sıkıştırılması ile elde edilen ve genellikle hazır satılan gıdalarda
bulunan trans yağları hiç tüketmemelisiniz. Yani gün içinde tükettiğiniz
besinlerin en fazla yüzde 10'i kırmızı et, patates kızartması olmalı; margarin,
bisküvi ve cipsten ise tamamen uzak durmalısınız. Bunlar yerine zeytinyağı
kullanmayı deneyin. Ancak bu iyi yağları istediğiniz kadar yiyebileceğiniz
anlamına gelmiyor. Gün içindeki yağ tüketiminiz asla toplam kalorinin yüzde
35'ini geçmemeli.
vatan
