Hipertansiyonda Körlük Riski
Yetişkinlerin yüzde 20'sini etkileyen yüksek tansiyon sadece kalp, beyin ve
böbrekleri değil gözleri de etkiliyor. Körlüğe yol açan bu etkilerin oluşmaması
için erken tanı ve tedavi gerekiyor. Acıbadem Göz Sağlığı Merkezi Göz
Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Yusuf Durlu, yüksek tansiyonun ölümlere yol açan
nedenler arasında dördüncü sırada yer aldığı, en çok etkilediği organlardan
birinin de göz olduğuna dikkat çekti.
Retinadaki damar tıkanıklığının en önemli nedenleri arasında sayılan yüksek
tansiyonun özellikle tanısında gecikildiği zaman tehlike yaratabildiğini
vurgulayan Durlu, "Tıp dilinde 'hipertansif retinopati' olarak adlandırılan bu
hastalığın en önemli özelliği başlangıçta bir şikayete neden olmaması" dedi.
SİNSİ İLERLİYOR
Yüksek tansiyonun gözde retina damarlarında daralma, kalınlaşma, sertleşme,
kanama ve ödem (şişme) gibi değişikliklere yol açtığını bildiren Yusuf Durlu,
"Kontrolsüz yüksek tansiyon da görme sinirinde ödem yaparak görme kaybına neden
olmaktadır" dedi. Başlangıçta, retina damarlarındaki daralma, kalınlaşma ve
sertleşmenin herhangi bir göz şikayetine yol açmadığına dikkat çeken Durlu,
ancak ileri dönemlerde görme kaybı, görme kalitesinde bozulma, gözde uçuşmalar
ve siyah noktaların belirmesi, eğri görme, ışık çakması gibi belirtilerin
meydana geldiğini kaydetti. Durlu, "Bu belirtilerin görülmesi, aynı zamanda
hastalığın ilerlediğinin bir göstergesi" dedi.
GÖZ ANJİYOSU
Yusuf Durlu, ileri dönemde, "hipertansif retinopati" (yüksek tansiyona bağlı
retinada bozulma) hastalığında retina kanaması, şişlik ve damar tıkanıklığı
saptanırsa o zaman göz anjiyosu çekilmesinin gerekli olduğunu belirtti. Durlu,
"Göz anjiyosu, zararsız toksik olmayan ve geçici olarak vücudu sarıya boyayan
özel bir floressein ilacının koldaki toplardamardan verilmesiyle yapılır. İlaç
verildikten 10-15 saniye sonra, göz arkasındaki ağ tabakadaki damarlar, özel bir
dijital kamerayla görüntülenir ve bu bilgiler bilgisayara aktarılır" bilgisini
verdi.
ARGON LAZER TEDAVİSİ
Gerekli görülen hastalara argon lazer tedavisi uygulandığını bildiren Durlu,
şunları kaydetti:
"Bu tedavide hastalığın durdurulması amaçlanıyor. Argon lazer gereken hastalarda
göz, damlayla uyuşturulur, hasta uygulama sırasında herhangi bir ağrı sızı
duymaz. Argon lazer tedavisi yapılan hastaların hastanede yatmasına gerek
yoktur, tedavi poliklinikte yapılarak hasta evine gönderilir. Argon lazer
tedavisinden sonra sarı noktadaki ödem azalmışsa görme kalitesi iyileşebilir.
Şeker hastalığına bağlı ağ tabaka hastalığında olduğu gibi, retinopatiye yol
açan yüksek tansiyonun kontrol altına alınması, yapılması planlanan göz
tedavisini de kolaylaştırır" diye konuştu.