Hasta-Hekim İlişkisi
Ülkemizdeki sağlık düzenindeki çeşitlilik her tür hastaya hitap edebilecek doktor ve hastane alternatifi sunmaktadır. Hastalar sosyal imkanlarına göre hastane ve doktor seçebilme olanağına sahiptir. Örneğin hastalar üniversite hastanelerine gidebildikleri gibi özel hastanelere, özel muayenehanelere ve polikliniklere giderek dertlerine çare bulabilmektedir.
Hastaların hekim veya hastane seçerken ilk düşündükleri şey maddi imkanlarıdır.
Sağlık harcamaları herhangibir kurum tarafından karşılananlar ilk etapta bu
imkanını değerlendirmek isterler. Fakat hasta-hekim arasındaki dialog o kadar
önemlidir ki, bazen hasta, hekimine daha ilk gidişte pozitif iletişim
kurabilmişse psikolojik olarak rahatlayıp tedavideki iyileşme süresinde ilk
adımı atmış olur. Doktoruna güvenmek ve iyi bir iletişim kurabilmek tedavinin
pozitif gidişine katkıda bulunur.
Doktorlar hastanın sırdaşıdır. Hastalar çoğu zaman aile bireylerinden
sakladıkları problemlerini doktoruyla paylaşmaktadırlar. Bu nedenler acil
durumlarda veya ihtiyaç halinde kolaylıkla arayabileceği doktoru bulmak, hastayı
psikolojik olarak rahatlatır ve hastaya güven verir. Bazı hastalıklar veya tıbbi
süreçler vardır ki, tedavisi veya sonuç alınması zaman alabilir.
Mesela kanser hastaları medikal tedavinin yanında psikolojik destek ve güvene de
ihtiyaç duyarlar. Aynı şekilde kısırlık tedavisi gören hastalar da uzun süren
bir tıbbi sürece ihtiyaç duyarlar. Aylar, belki seneler süren bazen üst üste
tekrarlayan tıbbi müdahaleler sırasında doktor-hasta iletişimi ve hastanın
doktoruna güvenmesi son derece önemlidir. Aynı şekilde tedavi sırasında
oluşabilecek acil durumlarda gece gündüz hastanın doktorunu arayıp iletişim
kurabilmesi çok önemlidir. Bazı hastalar doktorunun sadece muayenehane adresini
bilmekte, mesai saatleri dışında çok önemli bir durum bile olsa doktoruna
ulaşamamaktan yakınmaktadır.
Bazı branşlar acil durumları çok olan tıp dallarıdır. Örneğin bir jinekologun
cep telefonu veya ev telefonu her zaman açık olmalı ve acil durumlarda hasta
doktoruna ulaşabilmelidir. Aynı şekilde jinekoloji, çok özel sırların ve
konuların doktorla paylaşılması nedeniyle bazen normal bir hasta muayenesine
ayrılan süreden çok daha
fazlası jinekolojiyi hastalarına ayırabilmeli. Bu nedenle hastalar jinekolojik
problemleri için genellikle özel muayenehaneleri tercih etmektedirler. Böylece
zaten utana sıkıla doktora giden hastalar kalabalık bir hastanenin meraklı
bakışlarla dolu bekleme salonu yirine özel bir muayenehanede teke tek doktoruyla
iletişim kurabileceği ortamları tercih etmektedir.
Jinekolojik hikaye genellikle tanı konunmasına yüzde 80 oranında yardımcı olur.
Doktordan utanmadan, sıkılmadan hiçbirşeyi saklamadan açıkca anlatıy tanıya daha
kolay varmasına yardımcı olmak gerekir. Bazı hastalar herşeyi anlatmazlar
doktorun bulmasını beklerler. Ve bir nevi doktoru sınava tabi tutarlar. Bazen
hastanın şikayetini anlatırken vereceği ipucu hastayı pahallı bir röntgen, MR,
tomografi ve laboratuar tahlilinden kurtarır.
Doktora gitmeden önce şikayetler veya sorularla ilgili bir liste yapılmalı ve
alınan bu notlar ile doktorla konuşulmalı, aynı şekilde doktorun söyledikleri de
hemen bir kenara not edilmeli, çünkü söylenen sözler çok iyi anlaşılır gibi
görünse de bir süre sonra unutulabilir ve hele de doktoruyla çok rahat
konuşulamıyorsa ve tekrar arayıp sormaktan çekiniyorsa yanlış uygulamalar veya
verilen tedaviyi yanlış yaparım diye hiç kullanmama durumları söz konusu
olabilir.
