Türkiyede'de akciğer kanseri
(28-Mart) Türkiye'de akciğer kanserinin en fazla görülen kanser türü olması Amerikalı doktorları şaşırttı. Amerika'da ve dünyada erkeklerde prostat, kadınlarda da meme kanserinin ilk sırada olmasına karşın, Türkiye'de akciğer kanseri ilk sırayı aldı. Artışa dikkat çeken Amerikalı doktorlar, Türk meslektaşlarıyla bu sonucun nedenleri üzerinde fikir alışverişinde bulundu. Bir süre önce Gebze'de açılan Anadolu Sağlık Merkezi'nin daveti üzerine ABD'nin kanser konusundaki en ileri hastanesi Johns Hopkins Medicine'den gelen üç uzman doktor, Türk doktorlara kanser konusunda konferans verdi. Konferansta Türkiye'de kanser konusundaki istatistikler ile ABD ve dünyadaki kanser istatistiklerinin karşılaştırmasında çok ilginç sonuçlara ulaştıklarını vurgulayan ABD'li doktorlar, Türkiye'ye özgü kanser türlerinin tedavileri konusunda da son gelişmeleri aktardılar.
Sigara Önemli Faktör
Konferansa Johns Hopkins Medicine'dan Stephen Yang, Michael Choti ve Eric
J. Seifter katıldı. Torasik Cerrahi Başkanı olan Doktor Yang "En öldürücü
kanser türü olan akciğer kanseri, dünyada ikinci derecede bir kanser türü.
Türkiye'de akciğer kanserinin hem kadınlarda hem de erkeklerde birinci
sırada olmasının üzerinde ciddiyetle durulması gerekiyor. Gerçi Türkiye'de
erkeklerin yüzde 80'i sigara içiyor. ABD'de ise sigara içen erkeklerin
oranı yüzde 25. Yani sigara içilmesi çok önemli bir faktör" dedi.
Gastrit Kanseri
Doktor Choti ise akciğer kanserinin yanı sıra gastrit kanserinin de
Türkiye'de çok yaygın olduğunu belirterek "Gastrit kanserinin çok yaygın
olmasının sebebi bilinmiyor. Ancak neticede bunun nedeni kalıtsal olabilir
veya beslenmeden kaynaklanabilir. Bunun yanı sıra akciğer kanserinde
olduğu gibi bu kanser türünde de sigara yüzde 85 oranında önemli bir sebep
oluşturuyor" şeklinde konuştu.
Erken Teşhisi Anlattılar
Türk meslektaşlarına uyguladıkları en son teşhis ve tedavi teknikleri
konusunda da açıklamalar yapan Ulusal Kanser Medikal Onkoloji uzmanı olan
Dr. Eric J. Seifter de özellikle mamografide erken teşhisle hastalığa
karşı çok başarılı müdahaleler gerçekleştirdiklerini anlattı. Kanserli
hücreler üzerinde gerçekleştirdikleri çalışmalarla tümörlerin
özelliklerini belirlediklerini daha sonra da bunların hangi kadınlarda
nüksettiğini ortaya çıkardıklarını söyleyen Seifter, böylelikle
kemoterapiye gerek kalmadan kanseri tedavi ettiklerini vurguladı.
Hasta Yaşamı Uzadı
Onkoloji hastalarının aradıkları her şeyin tek bir çatı altında
bulundurmayı amaçladıklarını kaydeden Anadolu Sağlık Merkezi Onkoloji
Koordinatörü Prof. Dr. Haluk Onat ise kanser tedavisindeki son
gelişmelerle hastaların yaşam sürelerinin arttırıldığını ifade etti.
Eskiden kemoterapi, radyoterapi veya cerrahi yöntemin tek tek
uygulandığını vurgulayan Prof. Onat şöyle devam etti: Artık bunların hepsi
bir arada yapılmaya başladı. Mesela cerrahi yöntem uygulanıp sonra
kemo-radyo terapi yapılmakta ya da kemoterapi ve radyoterapi sonrasında
cerrahi operasyon gerçekleştirilmekte. Hekimler tedavi yöntemini topluca
kararlaştırmakta. Bu sayede son yıllarda tedavide önemli başarılar elde
edildi ve hastaların yaşam süreleri arttırıldı.(Zeynep Atılgan/Sabah)