Hazımsızlık nedir? Nasıl tedavi edilir?
(27-Mart/İha) Sık görülen bir sağlık sorunu olan hazımsızlığın çok iyi
araştırılması gerektiğini belirten uzmanlar, psikolojik nedenlerin ya da
yanlış beslenme alışkanlıklarının sonucu olarak gelişebilen hazımsızlığın,
diyabet, tiroid hastalığı, safra kesesi taşı, bağırsak hastalıkları ve
kanserlerinin de habercisi olabildiğine dikkat çekiyor.
Gastroenteroloji ve Hepatoloji uzmanı Prof. Dr. Nadir Kaya, modern yaşam
biçiminin getirdiği aşırı stres, düzensiz yemek yeme alışkanlığı, çay,
kahve ve asitli içeceklerin fazla tüketilmesi, hazımsızlık ya da tıbbi
adıyla dispepsi sorununun görülme sıklığını arttırdığını söyledi.
Kaya, basit bir sorun olarak görülen hazımsızlığın, diyabet, ülser, yemek
borusu iltihabı, gastrit, safra kesesi taşı, bağırsak hastalıkları ve
kanserlerinin de belirtisi olabileceğini ifade ederek şunları söyledi:
"Hazımsızlık genellikle iyi tarif edilemeyen, karında rahatsızlık hissi,
hazımsızlık, şişkinlik, gaz, karın ağrısı, erken doyma, bulantı, kusma ve
göğüs kemiği arkasında yanma gibi yakınmalar biçiminde ortaya çıkıyor.
Hazımsızlık nedeni ile başvuran hastaların yaklaşık yarısında herhangi bir
organik veya sistemik neden bulunamıyor. Bu durum ise fonksiyonel
hazımsızlık olarak adlandırılır. Fonksiyonel hazımsızlıkta, en az bir
aydan daha uzun süreli tekrarlayan karın ağrısı ve karnın üst kısmında
rahatsızlık hissi söz konusudur.Bu belirtileri açıklayacak hiçbir klinik,
laboratuar, endoskopik veya ultrasonografik bulgu yoktur. Fonksiyonel
hazımsızlıkta düşünülen hastadan ayrıntılı bir hikaye alınmalı, organik ve
sistemik hastalıklar araştırılmalıdır."
Hazımsızlığa neden olabilecek sistemik hastalıkların diyabet, tiroid,
paratiroid hastalıkları, kronik böbrek yetmezliği ve kollagen doku
hastalığı olduğunu anlatan Kaya, "Gebelikte de hazımsızlık görülebilir.
Sindirim sistemini ilgilendiren organik hastalıklar ise ülser, yemek
borusu iltihabı, ilaca bağlı gastrit, safra kesesi taşı, pankreas
iltihapları, parazitler, kötü emilim durumları, iltihabı, bağırsak
hastalıkları ve kanserler sayılabilir" dedi.
Hazımsızlık problemi olan hastalarda teşhis ve ayrıntılı incelemenin büyük
önem taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Kaya, "Kilo kaybı, yutma güçlüğü,
kansızlık, kanama, sarılık, kusma, ailede kanser öyküsü bulunması gibi
belirtiler alarm belirtileridir. Bu belirtileri olan hastalarda mutlaka
endoskopik inceleme yapılmalıdır. Fonksiyonel dispepsili hastalarda,
hastalığa neden olabilecek psikolojik bozukluklar olabilir.
Gastroenterologun yanında psikiyatrik yaklaşım da gerekebilir. Tetiği
çeken olay ya da olaylar, sorunlar çözülmeden bu tür hastalıklarda sadece
sindirim sistemini yönelik tedavi yetersiz kalabilir. Dispeptik hastalarda
tedavi nedene yönelik olmalıdır. Asit giderici ilaçlar, bağırsak
hareketlerini düzenleyen ilaçlar kullanılabilir. Sigara, alkol, aspirin ve
benzeri ağrı kesicilerden kaçınılmalıdır. Kahve, çikolata, asidik meyve
suları, biber tüketilmemelidir. Sık ve az yenilmeli, yemekten hemen sonra
yatılmamalı, en az 2-3 saat sonra yatılmalıdır. Dar, kan basıncını artıran
giysilerden kaçınılmalıdır. Özel bir diyet olmamakla birlikte hastayı
rahatsız eden, dokunan yiyecek ve içecekleri almaması söylenebilir"
şeklinde konuştu.