Prospektüs sorunu
Sade
vatandaşı ilaç kullanırken bilgilendirmek için kutu içlerine yerleştirilen
prospektüsler adeta sonu görünmez bir labirent gibi. Bir yığın tıbbi terimi
içinde barındıran bu kılavuzlar ilaç kullanıcılarını aydınlatmaktan çok kafa
karıştırıyor. Eczacıbaşı Medical Müdürü Özer Tümer, Türkiyede prospektüslerin
daha çok ABDde de olduğu gibi hekim ve eczacılara yönelik olarak yazıldığını
söylüyor. Ama bu konuda en az sorun yaşaması gereken doktor ve eczacılar da
zaman zaman bu karmaşık terim yığını arasında boğulduklarını itiraf ediyorlar.
İşin ilginç yanı prospektüsleri kaleme alanlar da durumdan çok memnun değil.
Buzdolabında biriken ilaçları toplayıp gereksiz olanları atmaya karar verdi.
İçlerinde uzun süre önce alınmış ve ne için alındığını unuttuğu ilaçlar vardı.
Ne işe yaradıklarını anladıktan sonra ayıklama yapmanın daha mantıklı olacağını
düşündü. Bu yüzden de prospektüslerini okuyup atacaktı. Kutulardan birini açtı,
içindeki prospektüsü okumaya başladı. Fakat bir şey anlamadığı için bir kenara
koydu. Sıra ile diğer ilaç kutularının içindekilere baktıysa da fark eden bir
şey olmadı. Çünkü her okuduğu prospektüste anlamını bilmediği kelimeler yığını
ile karşılaştı. Bunların kendisi için değil, tıp eğitimi alan kişilere yönelik
olduğuna karar verdi. En sonunda prospektüsleri okumakla bir yere varamayacağını
anladı ve ne işe yaradığına karar veremediği ilaçları toplayıp çöpe attı.
Yukarıda anlattığımız olay pek çok kişinin başından geçiyor. Biz, sıradan
vatandaşlar bunları anlamıyoruz, peki eczacılar ve doktorlar prospektüsleri
anlıyorlar mı? Aslında prospektüslerin anlaşılamadığına yönelik eleştiriler
sürekli yapılıyor. Hatta bir ara Sağlık Bakanlığı prospektüslerin daha anlaşılır
hazırlanması için çalışma yapmayı düşündü ve konu ile ilgili olarak Türk Dil
Kurumundan danışmanlar istediyse de değişen bir şey olmadı. Normal bir
vatandaşa göre prospektüsleri daha kolay anlaması gereken doktor ve eczacıların
bile bunları tam olarak anlayıp anlayamadıkları tartışılabilir. Bir de bunun
diğer cephesi var: Anlaşılması adeta imkansız olan prospektüsleri yazanlar
Yapabileceğimiz bir şey yok prospektüs edebiyatı Sağlık Bakanlığı tarafından
böyle belirlenmiş ve biz ona uymak zorundayız. diyor. Sonuçta, okuyanlar da
yazanlar da bu metinlerin daha anlaşılır olması gerektiği noktasında buluşuyor.
Prospektüsleri ilaç firmalarında görevli tıp ya da eczacılık eğitimi alan
kişiler hazırlıyor. Daha sonra Sağlık Bakanlığının ilgili genel müdürlüğünde
öğretim üyelerinden oluşan bir komisyon tarafından inceleniyor ve gerekli
durumlarda firmalardan bu metinlerde bazı değişiklikler isteniyor. Sağlık
Bakanlığı tarafından onaylandıktan sonra ise metin hazır hale geliyor. Bir
prospektüsü aynı anda farklı iki kişi yazsa anlaşılması noktasında fark olup
olmayacağını Eczacıbaşı Medical Müdürü Özer Tümere sorduk. Prospektüs yazımının
kendine göre bir anlatım tarzı olduğunu söyleyen Tümer, aynı prospektüsü iki
farklı kişi yazsa da onayı bakanlık verdiği için içerik olarak bir fark
olmasının mümkün olmadığını söylüyor. Bu yüzden de başkası tarafından yazılan
bir prospektüsü anlamakta diğerinin zorluk çekmesi gibi bir durum söz konusu
olmuyor. Fakat zaman zaman Türkçe ifade ve gramer kaymalarından kaynaklanan
durumlar yaşanabiliyor. Doktor ve eczacıların büyük bölümü de normal
vatandaşların ifadeleri anlayabilmesinin mümkün olmadığı noktasında birleşiyor.
Fakat onlara göre eczacı ve doktorların ne olursa olsun mutlaka prospektüsleri
anlaması gerekiyor. Fakat teoride olması gereken şey, pratik hayatta hiç de öyle
değil. Eczacı Başak Akay, birçok eczacının da prospektüslerdeki karmaşık birçok
terimin arasında kaybolduğunu ve anlamakta zorluk çektiğini söylüyor. Dr. Teoman
İsmailoğlu ise kendisinin anlamakta bir zorluk yaşamadığını; fakat bazı
doktorların dahi prospektüsleri anlamadığını söylüyor.
Prospektüs yazarlarının da sorunları var!
Bu karmaşık metinlerin yazarlarının da kendine göre sorunları var. Özer Tümer,
yaşadıkları en büyük zorlukların başında kaynaklardaki çok geniş çaplı bilgileri
en uygun bir biçimde özetleyebilmek, kaynaklardaki çelişkili bilgileri
yorumlayıp bir sonuç çıkarabilmek olduğunu söylüyor. Tabii çeviri sırasında
kelimelerin Türkçe anlamlarını bulma ve yazımda karşılaştıkları zorluklar da
cabası. Prospektüsler doktor, eczacı, normal vatandaş herkes için anlaşılması
zor kılavuz niteliğinde; ama bu kılavuzları hazırlayanlar masum olduklarını
söylüyorlar. Zira bakanlığın belirlediği sınırların dışına çıkmak şimdilik
mümkün değil.
Pfizer ilaç firması
Yeni düzenleme gündemde
Uluslararası belirlenen kurallar çerçevesinde prospektüslerde pazarlama ve
promosyonel amaç ile yazılmış cümleler, medikal tecrübe ile edinilmiş bilgiler
yazılamaz. Ülkemizde ruhsat başvurusu sırasında ilaç kutularına yerleştirilmek
üzere prospektüsler, doktorların kullanımı için daha detaylı hazırlanmış KÜB
(Kısa Ürün Dokümanı) olarak sunulur. İlaç kullanımında hastaların da ürün
bilgilerini daha kolay anlaması için Amerika ve Avrupada da kullanılan PIL (Patient
Information Leaflet / Hasta Bilgilendirme Kılavuzu) uygulaması, önümüzdeki
günlerde Türkiyede de geçerli olacak Sağlık Bakanlığı yönetmeliklerine göre
düzenlenecek ve hastaların kullanımına açılacaktır.
Abdi İbrahim İlaç Firması
Hepsini anlamak çok zor
Bazı ilaçların prospektüslerini anlamakta zorluk çektiğimiz oluyor. Özellikle
spesifik ürünlerde bu mümkündür. Çünkü bu tarzda yazılmış prospektüslerin
anlaşılabilmesi ancak o hastalıkla ilgili tüm farmakolojik ve medikal
mekanizmaların yakından bilinmesi ile mümkün olabilir. Örneğin kanser
ilaçlarının prospektüslerini tam olarak anlayabilmek için doktor ya da eczacı
olmanın yanısıra, onkoloji dallarında ihtisas sahibi olmak, farmakolog olmak
gerekmektedir. Şurası da unutulmamalıdır ki, prospektüslerde yazılan konular,
derin bir tıp ve ecazcılık bilgisi gerektirmekte ve değişik alanlarda uzmanlık
bilgisi olmayı gerektirmektedir.
Özer Tümer Eczacıbaşı Medical Md.
Her ülkede uygulama farklı
Dünyada prospektüslerin vatandaşın anlayabileceği biçimde yazılıp yazılmaması
gerektiği noktasında iki görüş var. Örneğin, ABDde prospektüsler hekim ve
eczacılar için hazırlanır, dolayısıyla ifadeler tamamen tekniktir ve halk
tarafından anlaşılması pek mümkün değildir. AB ülkelerinde ise genellikle
prospektüslerin halka (hastaya) yönelik olarak hazırlanması eğilimi vardır.
Türkiyedeki prospektüslerin, ABDdeki kadar belirgin olmasa da, daha çok
hekim/eczacılara yönelik olduğunu söyleyebiliriz. ABye uyum çalışmaları
doğrultusunda, prospektüslerin değiştirilmesi zaman zaman bakanlık ve endüstri
nezdinde tartışılmışsa da, henüz somut bir gelişme olmamıştır.