Çocuklarda Obezite
(23-3-2005/AA) Metabolik Sendrom Derneği (METSEND) Yönetim Kurulu Üyesi
Doç. Dr. Ahmet Temizhan, doğum öncesi annenin aşırı beslenmesi ile
özellikle ergenlikteki dengesiz beslenme, anne baba ayrılığı ve aşırı
televizyon seyretmenin çocukları şişmanlattığını bildirdi.
Doç. Dr. Temizhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de 6-16 yaş
arası okul çocuklarında ve adolesanlarda (ergenler) obezite sıklığının %
7.5 olarak saptandığını vurguladı.
Obez çocukların %10-20, ergenlerin ise % 75-80'inin ileride obez
yetişkinler haline geldiğine dikkat çeken Doç. Dr. Temizhan, "Kilo fazlası
olan çocukların da 3'te 1'inden fazlası obez birer yetişkin olmaktadır"
dedi.
Doç. Dr. Temizhan, çocuklardaki obezitenin diyabet, metabolik sendrom,
hipertansiyon, hiperlipidemi (yüksek kolesterol) ve koroner kalp hastalığı
için güçlü bir işaret olduğunu bildirdi.
Obezitenin gelişiminde doğum öncesi, okul öncesi yaş ve ergenliğin kritik
dönemler olduğunu dile getiren Doç. Dr. Temizhan, doğum öncesinde annenin
aşırı beslenmesinin veya diyabetik olmasının risk oluşturduğunu kaydetti.
"Ergenlikteki
Yağlanma Kalıcı Oluyor"
Okul öncesi ve ergenlik dönemlerinde ise obezite gelişimine yol açan
etkenlerin sayısının fazla olduğuna işaret eden METSEND Yönetim Kurulu
Üyesi Doç. Dr. Ahmet Temizhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"12-18 aylık dönem ve 12-16 yaş adolesan (ergen) dönemi vücuttaki yağ
hücre sayısının belirlenmesinde kritik yaşlardır. Bu iki dönemde yağ
hücrelerinin sayısında belirgin bir artış olmaktadır ve bu aslında
fizyolojik (normal) bir süreçtir. Ancak aşırı beslenme ve hareketsizlik
durumunda yağ hücrelerindeki bu artış obeziteye neden olabilir.
Adolesan döneminden sonra ise yağ hücrelerini sayısı sabitlenir, artık
artma ihtimali yoktur. Bu dönemde dengesiz beslenme devam ederse, vücut
buna yağ hücrelerinin hacmini büyüterek karşılık verir. Ergenlik, kalıcı
yağlanmanın oluştuğu son kritik dönemdir. Ergenlikteki şişmanlığın kalıcı
olmasının mekanizması tam olarak açıklanamamıştır. Ancak bilinen o ki,
özellikle erkeklerde ergenlikte yağ birikimi bedenin merkez bölümünde,
karında, olmaktadır. Karında aşırı yağ birikmesi de diyabet, metabolik
sendrom ve koroner kalp hastalığı için zemin hazırlamaktadır. Dolayısıyla
bu dönemde yağ birikiminin önlenmesi, ileriki yaşlarda obezite sorununun
çözümünde yardımcı olabilir."
"Anne-Baba
Ayrılığı Şişmanlatıyor"
Doç. Dr. Temizhan, çocukluk çağlarında ve adolesanlarda obezite gelişimine
genetiğin önemli rolü olduğunu dile getirerek, "Ebeveynlerin her ikisi de
obez olduğunda çocukların obez olma ihtimali % 75 iken, ebeveynlerinden
sadece biri obez olanlarda bu ihtimal %25-50'ye düşmektedir" dedi.
Ailelerin obezitedeki rolünün sadece genetikle sınırlı kalmadığını
vurgulayan Doç. Dr. Temizhan, "Anne babası ayrı olan çocuklar daha çok
obez olmaktadır. Kalabalık ailelerin çocuklarında ise obezite daha az
görülmektedir" diye konuştu.
Çocukların eskisinden çok daha az hareket ettiğini belirten Doç. Dr.
Temizhan, çocukların sabah erkenden kalkıp çoğu zaman kahvaltı yapmadan
evlerinden okullara servis araçlarıyla gittiğini dile getirdi.
Okul dışındaki zamanlarını televizyon ve bilgisayar karşısında hazır gıda
yiyerek geçiren çocukların su yerine meşrubat türü içecekleri tercih
ettiklerini de kaydeden Doç. Dr. Temizhan, evin içinde hareket etmekte
ısrar eden çocukların ise "acaba hiperaktif midir?" diye doktora
götürüldüğünü bildirdi.
"Aşırı TV İzleme Şişmanlaştırıyor"
Bugün için aşırı televizyon seyretmenin hareketsiz yaşamın en önemli
sebeplerinden biri olarak gösterildiğini ifade eden Doç. Dr. Temizhan,
günde 4 saat televizyon izleyen çocukların günde 2 saat izleyenlerden daha
kilolu olduğunun saptandığını söyledi.
Doç. Dr. Ahmet Temizhan, çocukların kilosunu azaltmak için en güzel
önerilerden birinin televizyonun kapatılması ve fiziki aktivite ile
yapılan oyunların özendirilmesi olduğunu sözlerine ekledi.