İdrar kaçırmanın nedenleri ve tedavisi
(23-3-2005/haber7) İdrar kaçırma sorunu ile karşı karşıya olan bir çok hastanın, aşırı kilolu olduğunu söyleyen Doç. Dr. Tolga Ergin, bu hastaları normal vücut kitle endeksine indirdiklerinde ve kegel egzersizlerini yaptırdıklarında belirli bir başarı elde edebildiklerini belirtti.
İleri safhalardaki idrar kaçırmalarda cerrahi müdahaleye
başvurduklarını söyleyen Ergin, uygulanan farkı teknikler olduğunu ancak
TVT gibi askı ameliyatlarının günlük yaşama en kısa sürede dönebilmeyi
sağlayan tekniklerden olduğunu belirtti. Bu yöntemle hastanın nekahat
döneminin kısa, hastanede kalma ve iş gücüne kavuşma süresinin de çok az
olduğunu belirten Doç. Dr. Tolga Ergin, TVT tekniğinin uzun dönem
sonuçlarının % 85 başarı oranı olduğuna da dikkat çekti. Eğer idrar
kaçırma sorunu cerrahi müdahale gerektirecek aşamadaysa, ameliyat sonrası
başarının azalmaması için ameliyat öncesi veya sonrası hastanın normal
kilosuna dönmesi gerektiğine de dikkat çeken Ergin, aşırı kilonun direk
olarak idrar kaçırmayı tetikleyici bir faktör olduğunu söyledi.
DİĞER İDRAR
KAÇIRMA NEDENLERİ
Acıbadem Hastanesi Kadıköy Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölüm Sorumlusu Doç.
Dr. Tolga Ergin, 5-6 kadından birinde ortaya çıkan idrar kaçırma sorunun
her yaş aralığındaki kadında görülebileceğini ve bu sorunun başka
tetikleyici faktörleri de olabileceğini belirterek sözlerine şöyle
sürdürdü: “ Aşırı kilo idrar kaçırmada önemli bir etken. Bunun dışında
menopoz, fazla sayıda zorlanarak gerçekleştirilmiş normal doğum, kronik
öksürük gibi karın içi basıncın artmasına neden olabilecek faktörler ve
ailede bu hastalığa olan yatkınlık idrar kaçırma nedenleri arasındadır.
Eğer ailede veya yakın akrabalarda idrar kaçırma sorunu ile karşı karşıya
kalan biri varsa, o kadının idrar kaçırma problemi ile karşılaşma riski üç
kat artıyor”.
MENOPOZ VE
İDRAR KAÇIRMA
Menopoz dönemi ile birlikte östrojen hormonunun azalmasının idrar
kaçırmayı tetiklediğini ifade eden Doç.Dr. Ergin, “Östrojen hormonu, idrar
yolu bölgesindeki bağ dokusu ve kasların kanlanmasının yanında, idrar yolu
basınç ve uzunluğuna da pozitif etkilerde bulunur. Menopoz dönemiyle
birlikte ostrojen hormonunun azalması bu olumlu etkileri ortadan kaldırır
ve menopoz döneminde kadınların idrar kaçırma sorunu ile karşılaşma riski
yükselir. “ dedi.
TANISI NASIL
KONULUYOR?
İdrar Kaçırma nedenini başlıca iki ana başlık altında toplayan Doç. Dr.
Tolga Ergin hastalığın idrar kesesindeki (mesane) bozukluktan ya da idrar
kesesi ve idrar yolunu hamak şeklinde destekleyen kasların zayıflaması
nedeniyle ortaya çıkabileceğini ifade etti. Genital muayene ve bu sırada
yapılabilecek bazı testlerle yüzde 80 oranında hastalığın tanısının
konulabileceğini belirten Doç.Dr. Ergin, hastalığın tanısının konulmasının
bir üst basamağının da ürodinami tekniği olduğunu vurguladı.
Kadınların büyük bir çoğunluğunun bu sorun yüzünden doktora gitmekten
utandıklarını ve çekindiklerini söyleyen Doç. Dr. Tolga Ergin, “İdrar
kaçırma tanısı konulan hastaların yüzde 70’i başka bir sebepten dolayı
doktora geliyor. Çünkü hastalar hem bu sorundan utanıyor hem de ‘çok doğum
yaptım , menopoza girdim artık bu benim yaşamımın bir parçası’ diye
düşünerek kendi yaşam kalitelerini düşürüyorlar. Oysaki bu kesinlikle
doğru değil. Kadınların hiçbir şekilde bundan çekinmeden utanmadan bunun
bir rahatsızlık olduğunu bilerek doktora danışmalarını öneriyoruz. Bu
hastalığın tanısının konulması bir muayene süresi içinde biter. İdrar
kaçırma tanısı için yapılan muayenelerin hiçbiri utanılacak yada
zorlanılacak muayeneler değildir.
TEDAVİSİ
NASIL YAPILIYOR?
İdrar kaçırma sorunu olan bayanlarda, hastanın şikayetine ve idrar
kaçırmanın tipine göre tedavi basamakları olduğunu belirten Doç. Dr. Tolga
Ergin “Öncelikle hastaya, kegel egzersizleri denilen idrar yollarını
istemli olarak kasıp bırakmaya dayanan egzersizler öğretiliyor. Günün
belirli dönemlerinde belirli sıklıklarla ve sayılarla bu egzersizlerin
yapılarak idrar yolları kaslarının güçlendirilmesi sağlanmaya çalışılır.
Ayrıca sıvı kısıtlanması, diyet değişiklikleri ve kilo verdirmek gibi ek
önerilerde bulunulur. Bütün bunların sonunda şikayetler hala devam
ediyorsa son basamak cerrahi tedavidir. Artık teknolojik imkanlar
sayesinde cerrahi tedavi çok kolaylaştı. Genel anestezi yapmadan, lokal
anestezi ile uygulanan TVT ameliyatı hastalara büyük konfor sağlıyor.
Karından kesi yapılmadan, vajinal olarak üretranın altına askı dikişleri
yerleştiriyoruz. Buradaki maksat aşağıya sarkmış olan dokunun eski yerine
kaldırılması ve sabitlenmesi. Ameliyat yaklaşık 20 dakika sürüyor ve hasta
aynı gün taburcu ediliyor. Başarı şansı dünyada altın standart olarak
kabul edilmiş yüzdelerin içinde. Bir yıllık yüzde 90-95, beş yıllık yüzde
85 başarı oranına sahip”. diye konuştu.