Tıbbi Görüntülemede Yeni Bir Araç
(21-3-2005/İşnet) Birçok hastalığın teşhisinde kullanılan tıbbi
tarayıcılara bir yenisi daha eklendi: MEG Scanner.
Dışarıdan bakıldığında saç kurutma makinesine benzeyen Manyetik
Ensefalografi ya da kısa adıyla MEG scanner, tüm dünyada en iyi beyin
tarayıcısı olarak tanımlanıyor. Uzmanlar günümüzde beyin hakkında daha
önce bilinmeyen birçok şeyi ortaya çıkardıklarını söylüyor. Hele ki MEG
tarayıcısı kullananlar bu konuda çok iddialı. MRI; PET Scan gibi diğer
beyin tarayıcıları sadece kan dolaşımı hakkında anatomik bilgi veriyor.
MEG tarayıcısı ise beyin hücrelerindeki elektro-kimyasal hareketleri takip
ediyor, böylelikle düşünme ve diğer beyin fonksiyonları hakkında bilgi
elde edilmiş oluyor. Araştırmacılar, MEG’le elde ettiğimiz bilgi
“kalabalık bir plajda küçük bir böceğin ayak izlerini takip etmeye
benziyor” diyor.
Beynin bir saniye bile boş durmadığı dikkate alınırsa, bu yöntemle elde
ettiğimiz bilginin önemi anlaşılır.
Daha üç yıl öncesine kadar şizofreni teşhisi konulan Annie, hayalle
gerçeği birbirinden ayıramıyordu. Annie, “Sürekli bir paranoya halindeydim,
gece birilerinin evime gelip beni öldüreceğini düşünüyor, bunun için de
otomobilimde uyuyordum,” diyor.
Annie, şimdi daha iyi, ama doktorları Annie hakkında daha çok şey öğrenmek
istiyor onun için de MEG Scanner kullanıyor ve beynindeki her hareketi
izliyorlar. İlk sinyal beynin arka kısmındaki görme merkezinden geliyor ve
derhal diğer bölgelere de yayılıyor. Saniyenin binde biri kadar bir sürede
bu sinyal konuşma yeteneğini idare eden ön tarafa kadar gitmiş oluyor.
Profesör Claudia Tesche, MEG tarayıcısından elde ettikleri veriyi şöyle
yorumluyor: “Şizofrenlerin beyni farklı çalışıyor. Beyin hücrelerinin
tepkisi daha en başından farklı oluyor.”
MEG tarayıcısı Annie’nin beyninde bazı karmaşık hareketleri belirledi,
basit bir kelime, şizofrenik beyinde rastgele sinyaller gönderilmesine
neden oluyor. MEG, Nancy Andersen gibi araştırmacılara beynin nasıl
işlediğini gösteriyor:“MEG’in en büyük özelliği tedaviyi hangi noktadan
başlatacağımızı bize söylemesi.”
Arthur Toga gibi cerrah ve nörolojistler içinse hedef belli.
Toga, “Amacımız hastanın bir an önce iyileşmesi. MEG, bize yepyeni
bilgiler sunuyor,bu da hastanın ameliyat sonrasındaki yaşam kalitesini
artırıyor,” diyor.
Son 10 yıl içinde beyin hakkında geçmişte bilinmeyen birçok unsur
öğrenildi. Birçok araştırmacı ise beyin hakkında hala bilmediğimiz sayısız
sırrın varlığına işaret ediyor ve MEG gibi yeni tarayıcıların bu sırları
açığa çıkarmaya devam edeceğine dair büyük umutlar besliyor.