Kokuların büyüleyen dünyası: Parfüm
Parfümün başkenti Paris sayılsa bile ilk parfümü Mısırlı rahiplerin ürettiği sanılıyor. O zamandan bu yana şişelerin içinden çok parfüm aktı. Kalitesini tutturan markalar, neredeyse mücevher değerini kazandı. Gramını almak için hazine ödemek gerekiyor. Büyük firmalar, orta ölçekli devletlerin cirosunu parfümden elde ediyor. Zenginlerin kullandığı parfümü üretmek için çalışanlar, yetiştirdikleri çiçeklerin kokusunu sadece tarlada alabiliyor. Parfümü elde etmek öyle kolay bir iş değil. Pek çoğumuz günümüzde bile 1 kilogram yasemin özünün, 1 milyon yaseminden elde edildiğini bilemez.
‘KOKULU DUMAN’
IN BÜYÜLÜ DÜNYASI
Parfümleri en güzel sinema eserlerine benzetebiliriz, bazı filmler süper
prodüksiyonlardır, koku daha hazırlanırken bile yankıları duyulur!
Bazıları çok büyük bir üstadın eseridir... Bazıları da kulaktan kulağa
yayılarak hiç beklenilmeyen başarılara ulaşırlar ve yıldız olurlar. Bir de
ünlü klasikler vardır; tüm zamanların en iyisidir, yıllara meydan okuyarak
saltanatlarını sürdürürler... İşte gerçek koku bunlardır. Parfüm aleminde
aranan değer bir anda parlayan ve yok olan kokular değil, kalıcı olanıdır.
Koku elle tutulamayan, gözle görülemeyen ama varlığı inkar edilemeyen
evrensel bir dildir. Hepimizin kokularda sakladığı anıları vardır. Parfüm
dünyasında kadınlara ayrılan üç ana familya vardır. Çiçek familyası,
oryantal ailesi ve şipre ailesi. Diğer koku grupları bu üç ana familyanın
ana prensiplerine sadık kalarak hazırlanan çeşitlemelerdir. Örneğin son
yıllarda okyanus ve su notalarıyla hazırlanmış birçok parfüm var; bunlar
da çiçek notalarıyla işlendiğinde çiçeksi bir familyanın bir parçasına
dahil olmuş oluyor. Sevdiğiniz kokunun ailesini belirleyerek, seçiminizde
o koku grubuna dahil, size uygun birçok parfüm seçebilirsiniz. Parfüm
doğada çiçekler meyveler, ağaçlar ve köklerinden elde edilir. Parfümün
insanlık tarihi kadar eski ve olağanüstü öyküsünün dününü ve bugününü
araştırdığımızda parfüm ailesini, parfüm kullanımını, seçimini ve
özellikle kendi parfümünüzü seçmenin yollarını öğrenirsiniz. Zaman
değiştikçe parfüm tercihleri de değişiyor. Ruhsal iniş ve çıkışlarda
insanlar parfümlerini değiştiriyor...
Parfüm, Latince ‘kokulu duman’ anlamına gelen “perfumum” kelimesinden
geliyor. Tarihi ise oldukça eski, günümüzden yaklaşık 5 bin yıl önce.
Mısırlılar güneş tanrıları Râ için güneşin doğuşundan batışına dek kokulu
otlar yakarlardı. Ölülerini kokulu yağlar kullanarak mumyalarlar,
mezarlarına parfüm şişeleri ve kokulu kremler koyarlardı. Nitekim, yapılan
kazılarda Mısır Firavunu Tutankhamon’un mezarından parfüm şişeleri ve krem
vazoları çıkarıldı. Mısırlılar günlük hayatlarında da kokulu yağlar ve
pomatlar kullanırdı. Bunlar içinde en çok tercih ettikleri “kyphi” adını
verdikleri kokulu bir yağdı. Parfüm ilk Mısırlı rahiplerin üretimidir.
Sabah tütsü, öğlenden sonra sarı sakız ağacı yakarlardı. Babillerin hüküm
sürdüğü yıllarda koku yapımında kullanılan sedar, mimoza, yasemin ve
leylak bitkilerini yetiştirirlerdi. Eski Yunan çağında ilk şehrin
kurulması ile birlikte parfüm dükkanları açıldı. Bu dükkanlar halkın çay,
kahve içtikleri günümüz cafe örneklerine benzer yerlerdi. Yunanlılar ilk
parfüm konteynerlerini Alabester adını verdikleri beyaz ve yumuşak mermer
görüntüsündeki maddeden ürettiler. Daha sonra Romalılar alabesterin yerine
kili (clay) camla yakıp ilk parfüm şişesini elde ettiler. Parisli parfümcü
Martial ilk defa Versay Sarayı’nda Ala Duchesse isimli leylak, yasemin,
narsis bitkilerinden elde ettiği harika bir koku yaptı. Yaptığı bu
parfümün sarayda büyük ilgi görmesi ile Alp eteklerindeki Grassse şehri
Fransa’yı parfüm endüstrisinin başkentine dönüştürdü.
Bir şişe
parfüm için bir milyon çiçek
Uzun ve sabır gerektiren bir süreçtir parfüm üreticiliği. Orijinal ve iyi
parfümlerin neden pahalı olduğu hep sorulur; ama pek çoğumuz günümüzde
bile 1 kilogram yasemin özünün, 1 milyon yaseminden elde edildiğini
bilemez örneğin. Çiçek yetiştiriciliği büyük zahmet ve emek isteyen bir
iştir. Çiçek tarlaları öyle alabildiğine yayılmış bir alanda değil,
merdiven basamakları gibi dizilmiştir. Örneğin Fransa’da çiçekleri sabaha
karşı veya akşam topluyor fakir İtalyan aileleri. Sıcak ve soğukta çok iyi
muhafaza ediliyor. Dünyada parfümün hammaddesini üreten Fransa’da 3 büyük
firma var. Bir parfümün ön araştırması 2-3 yıl sürüyor. Son olarak
tüketicinin fikri alınıyor. Beğenilirse üretime, beğenilmezse araştırmaya
devam ediliyor. Bir önceki yıl çıkarılan parfüm, bir sonrakinin habercisi
olabiliyor. Orijinal parfümün içinde ya da altında mail, yazışma adresi
bulunur. ‘Bizi kullanıyorsanız bize yazın’ der genellikle. Orijinal
parfümlerin ambalajları, şişesinin tasarım farklılığı özel olduğunu
belirtir. Şişelerin tasarımları kadın parfümü ise, kadını çağrıştıran bir
çizim yapılır yumuşak, estetik bir görsellikle. Erkeğe aitse erkek zevkine
hitap etmesi ön plandadır.
Parfüm renklerininde özel anlamları ve önemi vardır. Saf parfümler daha
koyu renktedir. İçindeki renklerinden de yoğunlukları hakkında bir fikir
sahibi olabilirsiniz. Alkol oranı fazla olan parfümler daha açık renktedir.
Turuncu, kırmızı, sarı renkler meyvemsi veya oryantaldir. Oryantal
kokularda ağırlıklı çiçekler; sandal ağacı, amber, dişi kokulardır.
Sarılar ve maviler frestir. Beyaz renktekiler vanilyalıdır. Hemen her
coğrafyanın kendine has bir beğenisi vardır. Fransa’daki gül kokusu ile
İtalya’daki veya Türkiye’deki gülün kokusunda iklimden kaynaklanan fark
vardır. Bu yüzden Arap ülkelerindeki ‘chanel no: 5’ ile, Avrupa’daki aynı
marka ve no’daki parfüm daha hafif veya daha ağır olabiliyor. Farklı
ülkeler için farklı uyarlamalar yapılıyor. Klasikleri vazgeçilmez yapan
doğal oluşları, belki de kadın ruhunu iyi yansıttığı içindir. Hâlâ dünyada
efsane koku olan ‘chanel no: 5’ ilk üretildiği koku notalarını, ambalajını,
şişesini muhafaza eder. Kim bilir bu kokunun efsane olması Marilyn
Monroe’dandır belki de...
İnsan beyni
kokuları hiç unutmuyor
Beynimizin koku hafızasının ne kadar iyi olduğunu siz de basit bir testle,
kendinize ispatlayabilirsiniz. Sevdiğiniz birini, bir yerleri, hatta
zamanını unuttuğunuz bir konuyu, aldığınız bir koku ile aniden
hatırlayabilirsiniz. Bir koku hiç ummadığınız bir anda sizi alıp geçmişe
götürebilir. Beş duyu organının içinde hafızayı en hızlı tetikleyen koku
hafızasıdır. Tatlı kokuları kullanan kadınlar daha popüler ve daha çekici
bulunur. Avrupalıların tercihi çiçek kokularıdır. Uzakdoğulular oryantal
kokuları tercih ederler, bunlar daha ağır kokulardır. Türklerin tercihi bu
skalada tam ortada. Parfüm bilek, diz, dirsek içine, boyun altı, kulak
arkası gibi bilinen şah damarının geçtiği yerlere sürülmeli.
İlknur Bektaş-Uzman estetisyen /ZAMAN