Kızım artık bir ergen!
Kız çocukları erkeklere nazaran daha çabuk çocukluktan çıkar. 12-13 yaş onlar için artık engenliğe geçiş dönemidir. Artık vücudu değişmeye, adet görmeye başlayacaktır. Bu dönemdeki bilgisizlik birçok soruna neden olur.
12-13 yaşında
kızları olanlar nelere dikkat etmeli?
12-13 yaşları, özellikle kız çocuğu sahibi ebeveynler ve kızları için ayrı
bir önem taşır. Bu yaşlarda erkek çocuğu sahibi olan ebeveynler hâlâ bir
“çocuğa” sahip olmanın sükunetini yaşarken, kız evlat sahibi anne ve
babalar ergenlik döneminin ilk zorlukları ile karşılaşmaya başlamıştır
bile. Kızlar, erkek akranlarından çok daha önce ön ergenliğe adım atar ve
gelişimlerini onlardan daha hızlı tamamlarlar. Kız çocukları 12-13
yaşlarına doğru çocukluktan uzaklaşarak ön ergenlik evresine girerler. Ön
ergenlik evresi, çocukluktan ergenlik dönemine geçişte bir basamaktır. Bu
evrede çocuk fiziksel olarak hızla büyür ve yavaş yavaş bir yetişkin
görünümü almaya başlar. Ön ergenlik evresi kız çocuğunun ilk adet görmesi
ile, yerini ergenlik dönemine bırakır.
Ön ergenlikte
yaşanan en büyük problem: Bilgisizlik
Genç kızların pek çoğu ön ergenlik döneminde yaşadıkları fiziksel
değişiklikler hakkında yeterince bilgi sahibi değiller. Anneler ise, bazen
kendi bilgilerinin yoksunluğu nedeniyle bazen de kendi yaşantıları
neticesinde edinmiş oldukları olumsuz tutumlar sebebiyle kızlarına
yardımcı olmakta yetersiz kalıyorlar. Oysaki bu evrenin sağlıklı
atlatılması çocuğun duygusal, sosyal ve ahlaki gelişimi için hayati önem
taşır. Ebeveynin yanlış tutumu veya bilgi eksikliği çocuğun ruh sağlığını
bozabilmekte, kişilik bozukluklarına neden olabilmektedir. Ayrıca ön
ergenlik dönemi ilköğretim 6. sınıfa rast gelmektedir. Bu dönemde çocuğa
gereken desteğin verilmemesi okul başarısını da etkilemektedir.
Ne gibi
değişiklikler olur?
Göğüsler büyür. Gövde irileşir ve hatlar yuvarlaklaşır.
Vücutta tüylenme başlar.
Hızlı kilo artışını genellikle regl izler. Kız çocuklarında aybaşı
kanamasının gerçekleşebilmesi için vücutta belirli bir miktarda yağ
depolanması gerekmektedir. Bu sebeple genç kızların bu dönemde kilo
almaları normaldir.
Cilt yağlanır. Hormon seviyesindeki artıştan dolayı deri problemleri,
sivilceler, görülebilir.
Ten parlaklaşır.
Yüzün şekli değişir.
Ergen hızlı büyümenin neticesinde özellikle kol ve bacaklarında ağrı
hissedebilir.
Bilgisizlik, ilk adet görme sırasında genç kızın ruh sağlığını bozuyor
Pek çok genç kız regl dönemiyle ilgili hiçbir şey bilmediği için, ilk adet
gördüklerinde büyük bir korkuya kapılmaktadır. Çevrelerinde açılacakları
kimseyi bulamadıkları zaman, daha vahim durumlara düşebilmekteler. 19
yaşındaki M. ilk adet gördüğü zaman ölümcül bir hastalığa yakalandığını
zannetmiş. M., ilk adet şokunu “Ağlayarak annemin yanına koştum, neredeyse
bayılmak üzereydim” diye anlatıyor.
Kız çocukları ilk cinsiyet bilgilerini genellikle akranlarından alırlar.
Eğer ebeveyn çocuğu aydınlatmamışsa, çocuk yanlış bilgi edinebilir. Bu da
onu çeşitli endişelere sevk eder. 13 yaşında ilk kez adet gören D.’nin
söyledikleri yanlış ve eksik bilginin vahametini gözler önüne seriyor:
“Adet görmenin ne demek olduğunu biliyordum. Bir arkadaşım adet gördükten
sonra çocuğum olabileceğini söylemişti. Ben de ilk adet gördüğümde, hemen
bebek sahibi olacağımı zannettim. 3-4 ay bu endişem devam etti.”
Ergenlikle
ilgili bilgiler ne zaman ve nasıl verilmelidir?
Her kız çocuğu farklı zamanda ergenliğe girdiği için, cinsiyet eğitiminin
zamanı kişiden kişiye değişmektedir. Mesela 14-15 yaşına geldiği halde
fiziksel ve duygusal açıdan gelişmemiş bir çocuğa yaşına bakarak adet
görme ile ilgili bilgilerin verilmesi yarardan çok zarar getirir. Çocuk
duygusal olarak hazır olmadığı için iç dünyası sarsılabilir. Genç kızın
cinsiyet eğitimi aşamalı olarak, acele etmeden verilmelidir. Birdenbire
anlatılan bilgiler çocukta korku ve heyecan yaratabilir. Ön ergenlik
döneminde, ergen cinsel konulara merak ve ilgi gösterir. Çocuğunuzda bu
ilginin başladığını hisseder hissetmez, cinsiyet bilgilerini aşamalı
olarak vermeye başlayın. Çocuğun bu ilgisi ayıplanmamalı yahut görmezden
gelinmemelidir.
Anneler
kızlarıyla konuşmaktan çekiniyorlar
Cinsiyet bilgilerinin anne tarafından verilmesi gerekir. Fakat ne yazık ki
ülkemizde kadınların pek çoğu ergenlikle ilgili yeterince bilgi sahibi
olmadığı için çocuğunu bilgilendirmede yetersiz kalmaktadır. Annenin
çocukla konuşmadan önce konunun, fizyolojik boyutu hakkında bilgi edinmesi
faydalı olacaktır. Özellikle yeterli öğrenime sahip kızlara, konu bilimsel
bir şekilde aktarılmalı, sağlıkla ilgili sonuçlarına dikkat çekilmelidir.
Kendi genç kızlık dönemlerinde yeterince bilgilendirilmemiş, cinselliği
kötü, ayıp bir şey olarak gören anneler, kızlarıyla konuşmaktan çekinirler
ya da utanırlar. Çocuk aydınlatılırken anne bu utancını, olumsuz
duygularını kesinlikle çocuğa yansıtmamalıdır. Eğer bu konuda anne,
kendisinden emin değilse, çocuğun sevdiği ve güvendiği bir yetişkin
tarafından bilgilendirilmesi daha faydalı olur.
Kızıyla yakın ilişki kurabilen, onun güvenini kazanmış, korkularını,
ilgilerini, ihtiyaçlarını tanıyan bir anne, cinsiyet eğitimini verirken
hiçbir zorluk yaşamayacaktır. Birçok genç kız ilk âdet gördüğü zaman
annesinden tokat yediğini ve erken âdet gördükleri için suçlandıklarını
belirtmektedir. Bu tip davranışlar telafisi imkansız problemlere neden
olur.
Çocuğunuzun büyüdüğünü kabul edin
Ergenliğin en önemli özelliklerinden biri, yetişkinliğe geçişte bir
basamak olmasıdır. Genç kızlar bir yetişkin gibi davranarak, çocukluktan
kurtulmaya, bağımsız olmaya çalışırlar. Bazen anne-babalar çocuklarının
büyüdüğünü kabul etmekte zorlanırlar. Bu dönemde genç kızlara çocuk
muamelesi yapmak, onları kızdırır ve daha fazla asi olmalarına sebep olur.
Özellikle annenin kızının üzerine fazla düşmesi, onun çocuksu
davranışlarını besleyip, bağımsız hareketlerini aşırı sınırlaması genç
kızın çocuksu bir kişilik geliştirmesine sebep olur.
Baskıyla
yetişen kızların özgüvenleri zayıf oluyor
Kız çocuklarının en belirgin özellikleri; beğenilme ve dikkat çekme
arzularıdır. Bu arzu onları süslenmeye, güzel giyinmeye, dikkat çekici
davranışlarda bulunmaya; -abartılı gülme, aşırı hareketlilik, ağlama gibi-
iter. Çocuğun bu tür davranışlarını olağan görmeli, aksi yönde davranması
için baskı yapmamalıdır. Toplumumuzda genç kızların, genç oğlanlara göre
daha fazla baskıya uğradıkları bir gerçektir. Fakat baskıyla yetişmiş
kızların özgüvenleri zayıf olur. Ailelerinde bulamadıkları ilgi ve
hoşgörüyü dışarıda arama ihtiyacı duyarlar. Bu da onları yanlış yollara
itebilir. Anneler kız çocuklarının ihtiyaçlarına duyarlı davranmalı,
onların makul isteklerini yerine getirmekte tereddüt etmemelidir. Eğer
çocuk sizin ona benimsetmek istediğiniz değerlere aykırı bir istekte
bulunursa, konuşarak bu isteğini makul seviyeye çekmeye çalışın. Mesela,
genç kız makyaj yapmak hususunda ısrar ediyorsa, ara sıra evin içinde ya
da arkadaşları eve geldiğinde makyaj yapmasına izin verebilirsiniz.
Çocuğunuzun
arkadaşlarını tanımaya çalışın
12-13 yaşlarındaki kız çocukları anne-babalarına karşı daha tenkitçi
olmalarına rağmen, bir yetişkini, çoğunlukla bir öğretmenini, kendisine
örnek alır. Arkadaşlık ilişkileri de zamanla önem kazanmaya başlar. Bu
yaşlardaki kızlar genellikle kendilerini tamamlayıcı arkadaşlar edinirler.
Örneğin iki arkadaştan biri baskın diğeri daha silik olur. Bu noktada aile
arkadaş seçiminde kızlarını iyi takip etmelidir. Erken olgunlaşan kız
çocukları kendilerinden daha büyük yaştaki kızlarla arkadaşlık etme
eğiliminde olurlar. Bu da genç kızın tehlikeli şeyleri tecrübe etmesine
neden olabilir. Mesela, daha büyük yaştaki kızın erkek arkadaşı varsa,
çocuk da bir erkek arkadaş edinmek isteyebilir. Çocuğun kendisi gibi erken
olgunlaşmış bir yaşıtı ile arkadaşlık etmesine ortam hazırlayarak, bu
problemi ortadan kaldırmanız mümkündür.
12-13 yaşlarındaki kız çocukları, kendi hemcinsleri ile vakit geçirmekten
hoşlanırlar. Erkek arkadaşları ile bir arada olmaktan kaçınırlar. Ortaokul
öğrencilerinin genellikle karşı cinsten biriyle oturmak istememelerinin
nedeni budur. Fakat ergenlikle birlikte bu durum tersine döner. Her ne
kadar erkek arkadaşlarından uzak dursalar da, kız çocukları genellikle bu
yaşlarda ilk kez âşık olurlar. Çocuğun aşkı cinsel bir mahiyet taşımaz. Bu
yüzden anne-babaların endişelenmeleri yersizdir. Ancak aileler her zaman
için duyarlı olmak durumundadır.
Kız
çocuklarına sağlam bir ahlâk anlayışı kazandırılmalı
Toplumumuzda genç kızları korunmak için aileler baskı ve tehdit yoluna
başvurmaktadır. Oysa gayri ahlaki yollara düşen kızların çoğu baskıcı veya
ilgisiz ailelerden çıkmaktadır. Bunun yerine, çocuğunuza ahlaki değerleri
benimsetip, ona güvendiğinizi sık sık hissettirmelisiniz. Anne-babasının
ona güvendiğini hissederek büyüyen bir genç, asla onları hayal kırıklığına
uğratmayacaktır.
Kız çocuğunu korumanın en iyi yolu, ona sağlam bir ahlak anlayışının
kazandırılması ve cinsel konularda yeterince aydınlatılmasıdır. Genç kıza,
insanların ona nasıl art niyetle yaklaşabilecekleri, toplum kurallarına
aykırı hareket ettiğinde karşılaşacağı güçlükleri, birçok erkekle duygusal
ilişki kuran kızların evliliklerinin sağlam olmayacağı, bir kadının
duygularına hakim olduğu ölçüde değer kazandığı, evliliğin ne kadar önemli
olduğu gibi konular yeri geldiğince anlatılmalı ve genç kızda kendisini
koruma bilinci oluşturulmalıdır.
Ortaokul ve lisede kız çocukları erkek çocuklarından daha başarılı
oluyorlar
Kız çocuklarının erkek çocuklarından daha erken ve daha hızlı gelişmesi,
aynı sınıfta okuyan kızların erkek akranlarından daha başarılı olmasını
sağlıyor. Ergenlikle birlikte zihni kapasitede artış olur. Mesela kız
çocukları pek çok şeyi daha rahat hafızalarında tutar, dili daha iyi
kullanır, okudukları konuları rahatça anlarlar. İlköğretim 6. sınıfa
başlayan bir kız çocuğu yavaş yavaş meslek seçimi hususunda
yönlendirilmeli, eğitim hayatıyla ilgili amaçlar saptanmaya başlanmalıdır.
Çocuğa akademik bir hedef konulması, ilgisinin okul başarısı üzerinde
tutulması ve bu yönde desteklenmesi faydalı olacaktır. Eğer çocuğun
yetenekleri akademik yönde değilse, eğitimine el sanatları, çocuk bakımı,
ev yönetimi, spor, sanat gibi alanlarda devam etmesine imkan sağlamalıdır.
Zaman