Düğün yemeğinin altın kuralları
Havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte düğünler artacaktır. Düğün yemeği, en az düğün kadar düşündürür insanları. Etkileyici bir dekorasyon, şık bir sunum ve misafirlerinize “ne güzel bir düğündü” dedirtecek servis ve yemekler. Normal bir düğün yemeği hazırlamak , açık büfe hazırlatmaktan daha uygun bir bütçe ile sonuçlanır. Çünkü yemekte ikram edileceklere, sırasına ve çeşitlere siz karar verirsiniz.
Düğün zamanı geliyor, geldi derken binlerce ayrıntı da beraberinde geliyor.
Bugünkü yazımız, düğün sofraları hakkında. Söz konusu düğün yemeği olunca
ayrıntılar o kadar çoğalır ki. Etkileyici bir dekorasyon, şık bir sunum ve
misafirlerinize “ne güzel bir düğündü” dedirtecek servis ve yemekler. Bu
arada bir düşüncenin de yanlış olduğunun altını çizmek lazım.
Normal bir düğün yemeği hazırlamak ya da hazırlatmak, açık büfe
hazırlatmaktan daha uygun bir bütçe ile sonuçlanır. Çünkü yemekte ikram
edileceklere, sırasına, üç veya dört çeşit olacağına siz karar verirsiniz.
Oysa açık büfede farklı çeşitlerde birçok ana yemek, ara yemek, salata,
tatlı hatta çerez ve hamur işleri de bulunmak zorunda. Peynir çeşitlerini
de unutmamak lazım. Anlayacağınız gelen davetliler mükellef ve doyurucu
bir büfe bekler. Gerçi açık büfe diye ısrar ediyorsanız, size açık büfe
için birkaç önerimiz olacak ki, hem görsel olarak hem de mide olarak
doyurucu olsun.
Açık büfe her şeyden önce zengin çeşit demektir. Herkese aynı salata
çeşidini sunmak bile açık büfe prensiplerine aykırıdır. Miktarı daha az
tutarak farklı seçenekler üzerine yoğunlaşın. Giriş yemeği olarak bir iki
börek çeşidi, kiş düşünebilir ve şarküteri gıdalarından çeşitler
yapabilirsiniz.
Yanına bir çeşit zeytinyağlı ve soğuk servis edilen balık ve et
çeşitlerinden de koydunuz mu, zaten masanız genel hatlarıyla ortaya çıkmış
demektir. Ana yemek olarak da misafirlerinizin bir kısmının vejetaryen,
yani kırmızı et yemeyen kişiler olabileceğini düşünerek balık veya tavuk
olarak hazırlatabilirsiniz. Yok, ben kırmızı etten vazgeçmem derseniz,
tavuk veya balığın yanına kırmızı et de hazırlatabilirsiniz. Ağır olmaması
için baharatını, reyhanını, kekiğini de unutmamak lazım. Pastadan önce
konuklarınıza meyve salatası veya dondurma ikramında bulunmanız da sofrayı
genişletecektir.
Açık büfe sofrasına beyaz kolalı örtüler, ortasına mevsim çiçeklerinden
geniş bir vazo veya rengârenk buketler yerleştirmeniz sıcak bir görüntü
verecektir. Eğer kır düğünü yapıyorsanız ortancalar ve sarmaşık açık
büfenize renk katacaktır. Servis tabaklarının arasına küçük mumlar
yerleştirip, Tahtakale’den aldığınız renkli taşları serpmeniz şık bir
sofra görüntüsü verecektir. Lame veya dore kumaş maşa örtüleri de mekânı
alımlı gösteren renklerdir.
Eğer uzun masaların yerine yuvarlak masalar tercihiniz ise, jakarlı bir örtünün üzerine tül örtüsü de ihtişamlı bir düğün için mükemmel bir seçim olacaktır. Ayrıca konukların oturacağı yemek masalarının ortasına birkaç kollu şamdanlar yerleştirebilir, mumların etrafına da çiçekten bilezikler yapabilirsiniz. Sadece şamdan ve etrafına da birörnek küçük cam kâselerin içinde suda yüzen mumlar da yerleştirebilirsiniz. Açık büfenin üzerine de büyük cam vazolar suyla doldurulup, içine yine suda yüzen mumlar koyularak ışık oyunları da yapılabilir.
Mevsim uygunsa gül yaprakları ve servis masasının üzerine yerleştireceğiniz katlı servis tabağının içine hazırlanan üzüm ve peynir çeşitleri zengin görünümü destekleyecektir. Gelelim servise. Yemek servisinizi kontrol eden bir şef ve davetlilerin arasında içecek ikramı yapan garsonlar sofra yükünüzü hafifletecektir. Düğün başlamadan önce yapacağınız küçük bir toplantıyla isteklerinizi ve ricalarınızı belirtin. Hatta bir şefin olması açık büfenize renk katacaktır. Bazı yemeklerin yanına yeşilliğini hazırlayıp, salata soslarınızı bile ikram edebilir. Bu arada balığın pahalı olduğunu düşünenler, soya etli mantar dolması veya kabak carpaccio da sunabilirler. Yemeklerin görüntüsüne gelince; hiçbir zaman yiyecekleri kazanda kaynatır gibi doldurmayın servis tabaklarına. Zarif görüntüden uzaklaşmayın.
Yemeklerin taze görüntüsünü kaybetmemesi için açık büfeyi düğünden 10 dakika önce geniş masalara yerleştirin. Salataların soslarını kesinlikle önceden dökmeyin. Onun yerine salata tabaklarının yanına birkaç adet limonluk, zeytinyağlık, sirkelik ve başka özel bir sos hazırlandıysa onları yerleştirin. Özenli, renkli bir sofra için fazla büyük tabaklar kullanmayın. Mekâna uygun servis tabakların da seçince servisiniz kusursuz olmaya aday olacaktır.
Her servis tabağının kendi servis kaşığı, kepçesi olmalı. Sapına kadar
kirlenen servis takımlarının aralıklı olarak temiz bir peçete ile
silinmesini şeften veya yardımcısından rica edin ki konukların elleri
kirlenmesin. Konukların rahatı için açık büfeyi masalara yakın bir yere
yerleştirin. Eğer açık büfe yerine set bir mönü düşünüyorsanız o zaman
zengin çeşitli bir soğuk yiyecek tabağı, ana yemek yanında haşlanmış sebze
tabağı, salata ve hafif bir tatlı sizi birçok külfetten kurtaracaktır.
Yazıda bahsettiğimiz dekorasyon ve örtüler yine aynı şekilde
kullanılabilir. Seçim sizin.
Zaman