Fakirin sofrasından zengin butiklere

(21-3-2005/Zaman) Birkaç yıl öncesine kadar tenekelerde satılan zeytinyağı şimdi butiklere girdi. Birbirinden güzel ambalajlarda şehirlerin en lüks semtlerinde açılan butik mağazalar, geleneksel satış yöntemlerini de bitirdi.



Zeytinyağı, adı sağlıklı beslenmeyle özdeşleşince kıymete bindi. Birkaç yıl öncesine kadar tenekelerde satılan zeytinyağı, şimdi butiklerde sergileniyor. Zeytinyağının en lüks semtlerde açılan butik mağazalarda birbirinden güzel ambalajlarda sunulması, alışılmış satış yöntemlerini değiştirdi. Büyükşehirlerde yaşayanlar, üretim yerlerindeki tanıdıklarına haber göndererek, “Bana bir teneke yağ gönder.” demek yerine butiklerden istedikleri özelliklere sahip zeytinyağını alıyor. Butik mağazalarını gezenler arasında, “Annemin yağı” deyip alışveriş yapanlara da rastlanıyor. Akdeniz mutfağının ününü dünyaya duyuran zeytinyağının adı, son yıllarda sağlıklı beslenmeyle de gündeme geliyor. Zeytinyağına talep artınca, bu alanda faaliyet gösteren Türkiye’nin lider kuruluşları birbirinden şık butiklerle tüketicinin ayağına gidiyor. Art arda açılan butiklerde, şık ve vitrine dizilmiş değişik boy ve şekillerdeki şişelerde, türlü renk ve kokuda zeytinyağları, çeşitli boylarda siyah ve yeşil zeytinler ve başta sabun olmak üzere bunlardan üretilmiş diğer ürünler satılıyor. Butiklere ve ürün çeşitlerine bakılınca, Türkiye’de zeytinyağının çok tüketildiği kanaatini veriyor, oysa dünya zeytinyağı üretiminde İspanya, İtalya, Yunanistan ve Portekiz’den sonra beşinci sırada gelen Türkiye’nin son yıllarda artan tüketimiyle birlikte, kişi başına yıllık 1 litreye ulaştı. Yunanistan’da tüketim, kişi başına 21, İtalya’da 12, İspanya ve Tunus’ta 10 litreyi buluyor.

Zeytinyağı konusunda Türkiye’nin önde gelen kuruluşlarından Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği’nin İzmir’de Konak Pier, İstanbul’da Kadıköy Suadiye ve ABD Chicago’da zeytin ve zeytinyağı butikleri bulunuyor. Tariş’in Ta-Ze adındaki butiklerine yurtiçi ve yurtdışından yatırımcılar büyük ilgi gösteriyor. Bu konuda Tariş’e 164 başvuru yapılmış. Butik açmak için yapılan müracaatların yüzde 40’ı yabancı ülkelerden. ABD, Kanada, Çin, Ukrayna, Makedonya, Fransa, Almanya, Hollanda, Danimarka, Yeni Zelanda, Kazakistan, İsviçre, Estonya, Polonya, Belçika, Brezilya, Kuveyt, Avusturya ve Avustralya’dan toplam 54 müracaat gelmiş. Butik açmak için başvuran yatırımcıların üçte biri yabancı. Zeytinyağı butiklerinin dekoru, ışıklandırması ve ürünleri mükemmel. Tariş’in Ta-Ze’leri başta olmak üzere bazı butiklere dışarıdan bakılınca, zeytinyağı satılan bir mağaza olduğu anlaşılmıyor. Ürünlerin tamamı özel ambalajlarda satılıyor. Ta-Ze’lerde birbirinden farklı ve şık ambalajlarda 250’den fazla ürün çeşidi var. Sadece zeytin ve zeytinyağı değil, bunlardan üretilmiş sabun gibi diğer ürünler ve ilgili bütün aksesuarlar da bulunuyor. Bunların içinde en farklı çeşide sahip olan ürün ise zeytinyağı. Ta-Ze butiklerinde, değişik tat ve kokuda 50 çeşit zeytinyağı bulmak mümkün.

Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin, yurtdışında Türk zeytinyağına olan talebi görmek amacıyla açtıkları Chicago mağazasından sonra beklemedikleri kadar yeni mağaza talebiyle karşılaştıklarını belirtiyor. Yoğun fran-chise taleplerinin, Tariş markasına uluslararası güvenin bir sonucu olduğunu belirten Çetin, “Harrods mağazasında açtığımız stantla başladığımız yurtdışı pazarlama atağına Chicago mağazasıyla devam ettik. Gelecek dönemde büyümemizi sürdüreceğiz. Bu mağazayla dünya markası olma yolunda önemli bir adım daha attık.” şeklinde açıklama yapıyor. Zeytinyağı, zeytin, gurme ürünleri ve zeytinyağlı kozmetik ürünlerinin satışa sunulduğu Ta-Ze Chicago mağazasında en çok ‘İncecik’ ve ‘Erkence’ markalı zeytinyağlarının satıldığını anlatan Çetin, mağazayı gezenlerin kişi başına ortalama 32 ila 115 dolar arasında alışveriş yaptığını kaydediyor. İstanbul Suadiye’nin dışında İzmir Konak Pier’de zeytinyağı butiği bulunan yeni bir şube açmak için Tariş’e yurtiçinden de büyük talep var. Çoğu büyükşehirlerden toplam 110 başvuruyu değerlendirmeye aldıklarını anlatan Cahit Çetin, “Mağazayı gezenler arasında zeytinyağını tadıp, ‘Annemin yağı’ veya sabunu görenler, ‘Annem de bunu kullanıyordu.’ diyerek alanlar var. İnsanlarda geçmişe dönüş özlemi artıyor. Ürünlerimiz bu özlemi gideriyor.” şeklinde konuşuyor.

İstanbul Beşiktaş’ta faaliyet gösteren Altınoluk’ta da zeytinyağının yanı sıra 25 çeşit zeytin satıyor. Altınoluk, İzmirli Mustafa Serbest ve Cem Gökdemir tarafından Eylül 2004’te kuruldu. Butik marketlerin yeni bir konsept olduğunu anlatan Serbest, bu tür yerler sayesinde insanların yeşil ve siyah zeytin dışında yeni ürünlerle tanıştığını ifade ediyor. Tariş Zeytin AŞ’nin açtığı mağazalarının butik yönünün abartıldığını; fakat imaja yönelik iyi bir çalışma olduğunu belirten Serbest, “Biz zeytin dışında, taş baskı dediğimiz sızma zeytinyağı satıyoruz. Zeytinde ise sarımsak dolgulu, limon dolgulu, kaparili, bademli çeşitlerimiz var. Ayrıca zeytin reçeli, zeytin şekeri, zeytin çiçeği kolonyası, zeytinli ev tarhanası, doğal zeytinyağlı sabun çeşitlerimizle yaklaşık 150’nin üzerinde ürün satıyoruz. Bunların yüzde 90’ı zeytin menşeli.” diyor. Tüketicilerde eskiye yönelmede büyük bir artış olduğunu ifade eden Serbest, önce İstanbul’da, daha sonra Anadolu’da şubeler açmayı planladıklarını söyledi. İstanbul Beyoğlu’nda faaliyet gösteren Adatepe ise ismini, Kazdağları’nın eteklerine kurulmuş Adatepe köyünden alıyor. Adatepe, turizmci Haluk Yurtkuran ve Mahmut Boynudelik tarafından kuruldu. Zeytinyağı sektörüne hobi olarak giren ortaklar, Çanakkale’deki zeytinyağı fabrikalarının bir bölümünü müze haline getirdi. Müzede, Roma ve Osmanlı dönemlerinden kalma ahşap mengeneler, küpler, denizden çıkarılmış zeytinyağının saklandığı anforalar ve zeytinyağı üretiminde kullanılan çeşitli aletler sergileniyor.