FMF (Ailesel Akdeniz Ateşi)
Dr:Şahi KURAY
FMF; genellikle Akdeniz ülkeleri halklarında (daha çok Türk, Arab,
İsrailli ve Ermenilerde) görülen, tekrarlayan akut ateş ve seröz zarların
iltihabı ile karakterize, otozomal resesif geçişli, genetik (kalıtımsal)
bir hastalıktır. Sebebi bilinmemektedir.
Hastalığın birbirinden bağımsız iki ayrı klinik tablosu vardır:
1-Ani başlayan ve kısa süreli karın,göğüs veya eklemlerde ağrı ile
birlikte ateş olması,
2-Genç yaşta bile böbrek yetmezliğine neden olabilen böbrek amiloidozu.
Hastaların bir kısmında artrit bulguları gözlenmekle beraber, karın ağrısı
en belirgin klinik bulgudur. Vaskülit (damar iltihabı) ve amiloidoz
hastalığın dikkat edilmesi gereken yönleridir. Amiloidoz; böbrek
yetmezliğine yol açabilmesi nedeniyle, en önemli komplikasyondur.
Belirtiler genç yaşta (20 yaşından önce) ortaya çıkar; hastalığın
başlaması hastaların yarısında 10 yaşından öncedir. En son araştırmalara
göre Pyrin geninin mutasyonunun FMF'e yol açtığı saptansa da hastalığın
gerçek nedeni hala bilinmemektedir.
Olguların %95'inde görülen periton tutuluşu; şiddetli karın ağrısı ile
birlikte distansiyon, rijidite, rebound, barsak seslerinde azalma, bulantı,
kusma ve lökositoz gibi akut batında görülen bulguların ortaya çıkmasına
neden olur. Bu nedenle FMF krizi doktorlar tarafından (apandisit vb) akut
batın zannedilebilir. Bu bulgular hastada birden fazla laparotomi (akut
batında teşhis amacıyla karın içinin araştırılması işlemi) yapılmasına
neden olur. Ancak bulgular FMF'de 24 ila 48 saat içinde geriler ve
kaybolur. Vaskülite bağlı olarak da kanama gibi GİS belirtileri oluşabilir.
Profilaktik kolşisin tedavisi ile bu tip olguların çoğunda remisyon
sağlanır.
Hastalıkta tanı koydurucu 4 major (ana) kriterin yanısıra 5 minor (yardımcı)
kriter ve tanıyı destekleyici kriterler vardır. Tanı için ; en az bir
major kriterin yanısıra ikiden fazla minor kriter, veya bir minor kriterin
yanısıra ikiden fazla destekleyici kriter, veya bir minor kriterin
yanısıra aşağıda sayılan destekleyici kriterden ilk beşinden en az
dördünün mevcudiyeti gereklidir.
- Major (ana) kriterler :
Tekrarlayan ataklarda :
1- Jeneralize peritonit (yaygın karın zarı iltihabı)
2- Tek taraflı pleurit (göğüs zarı iltihabı) veya perikardit (kalp dış
zarı iltihabı)
3- Monoartrit (Tek bir eklemin iltihaplanması) (Diz, kalça veya ayak
bileği eklemlerinden biri)
4- Sadece yüksek ateş olması
- Minör (yardımcı) kriterler :
1- Karın tutulumu ile karakterize inkomplet ataklar
2- Göğüs tutulumu ile karakterize inkomplet ataklar
3- Eklem tutulumu ile karakterize inkomplet ataklar
4- Hareketle artan bacak ağrısı
5- Kolşisin tedavisine olumlu yanıt
- Tanıyı destekleyici kriterler :
1- Ailede FMF hastalığının olması
2- Ailenin Akdeniz ırkından olması (hangi ülkede yaşarsa yaşasın)
3- Hastalığın başlangıç yaşının 20'den küçük olması
4- Atakların tipik olması ve özellikleri
5- Hastanın ataklar esnasında istirahate ihtiyaç duyması
6- Ataklar arasında semptomsuz dönemlerin olmas
7- Enflamasyonu gösteren bazı laboratuvar verilerinin olması;Lökositoz,
sedimantasyon hızının artışı, serum Amiloid A ve fibrinojen değerlerindeki
artışlar.
8- Dönem dönem proteinüri (idrarda protein çıkması) ve hematüri (idrarda
kan çıkması) olması
9- Laparatomi ve appendektomiden bir sonuç elde edilememiş olması
10-Hastanın anne-babasının akraba evliliği yapmış olması.
FMF tanısı klinik bulgular, ailede bu hastalığın varlığı öyküsü, muayene
ve (özellikle atak esnasında yapılan) laboratuvar incelemeleri ile konur.
Esas olarak, hastadan alınan kan ile yapılan "gen testi" önemlidir. Bu
test ile hastalık %95 oranında teşhis edilebilmektedir. Türkiye'de
Ankara'da Bilkent Üniversitesi Genetik ve Araştırma ve Uygulama
Merkezi'nde yapılabilen bu testte MEFV (akdeniz ateşi) geninde mutasyon
olup olmadığı incelenmektedir. Testin sonucu 3-4 haftada alınmaktadır.
MEFV geni, 781 aminoasitten oluşan ve pyrin (marenostrin) olarak
adlandırılan bir proteini kodlar. FMF hastalığında ise bu gende 3 adet
mutasyon meydana gelmektedir. Gen testi ile bu mutasyonlar saptanmaktadır.
Hastalığa ait değişik klinik bulgular, farklı mutasyonlardan
kaynaklanmaktadır.
Ana-babadan alınan kan ile yapılacak genetik incelemenin ise (bazı
istisnai durumlar haricinde) tanı koymadaki değeri sınırlıdır ve pek bir
önemi yoktur çünki hastaların % 80 'inde hastanın kendi geninde mutasyon (değişiklik)
olmakta ve ana-babasından aldığı gen değişmektedir.
Amiloidoz daha çok hiç tedavi görmemiş FMF hastalarında görülür.Bu durum
idrarda protein çıkışının basit bir idrar tahliliyle saptanmasıyla
hastalığın erken döneminde teşhis edilir.
Bu hastalığın tedavisinde Kolşisin kullanılır.Bu ilacın dozu günde 1-2 mg
dır ve sürekli kullanılmalıdır. İlaç FMF için tartışmasız yararlıdır; (sürekli
kullanımı halinde) hastaların çoğunda atak oluşmasını , hemen hemen tüm
hastalarda da amiloidozun başlamasını önler. Ne var ki böbrek şikayeti
olmayan hastalarda ve kolşisin kullanmaya başlamadan önce amiloidoz
gelişmiş olan FMF'li hastalarda da amiloidoza rastlanılmaktadır.
Kolşisin'in atakların ve amiloidozun oluşumunu nasıl önlediği
bilinmemektedir. Fakat şu gerçek bilinmektedir ki; kolşisin kullanmasına
rağmen sık atak geçiren fakat amiloidozun duraklatıldığı hastalarda,
ilacın FMF ataklarını önlemedeki etkisi ile (amiloidozda böbrekte anormal
olarak biriken madde olan) amiloid yapımını durdurucu etkisi arasında
hiçbir ilişki bulunmamaktadır. Kolşisin tedavisi FMF hastaları için en
güvenli ve uygun seçenektir.
Primer infertilite (sebebi yapılan araştırmalara rağmen bulunamamış
kısırlık), FMF'li kişilerde normal kişilere göre daha fazla görülür.
Ayrıca FMF'li kadınların düşük yapma ihtimali normal kadınlara göre daha
fazladır ; (amiloidoz ve ağır seviyedeki böbrek yetmezliğinin anne ve
bebek için birçok tehlikeler oluşturması nedeniyle) amiloidozu olan FMF
hastalarına gebe kalmamaları önerilir.
İlacı kullanan hastaların çocuklarında Kolşisin'in herhangi bir
teratojenik etkisine rastlanmamasına rağmen, tüm FMF'li gebelerde (bebekte
ilaçtan dolayı gelişebilecek herhangi bir sakatlığın vs tesbiti için) "amniosentez"
yapılır. Amniosentezde; özel bir yöntemle bebeğin beslenmesini sağlayan
plasenta içindeki amnion sıvısından örnek alınarak bebekte gelişebilecek
herhangi bir hastalık veya anormal bir durumun varlığı araştırılır. Ayrıca
fetusda kromozom anomalisi olup olmadığının araştırılması için "karyotip
analizi" yapılır.
Kaynaklar:
1- Harrison's Principles of Internal Medicine (12th Edition)
2- The Merck Manuel (16th Edition)
3- Cecil Essentials of Medicine (2nd Edition)
4- Pathology (Robbins and Kumar)
5- http://www.bilkent.edu.tr/bilgen
6- http://enginkelkitli.tripod.com/aileviakdenizatesifmf
7- Vasculitis in FMF, J Rheumatol 24:323-327,1997 (OzdoganH,ArısoyN,KasapcapurD)
8- The changing face of FMF Semin Arthritis Rheum 26:612-627,1997 (LangewitzALP,ZererD,PadehS
et al)
internetdoktoru.com