Uyku vücudu yeniden canlandırıyor

Uyku sırasında vücutta tam bir restorasyon işlemi gerçekleştiriliyor. Yıkıcı hormonların salgısı azalıyor, buna karşılık protein sentezi, hücre mitozu ve büyüme hormonunun salgılanması artıyor.
Uludağ
Üniversitesi (UÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı
öğretim üyesi ve “Uyku Laboratuvarı” sorumlusu Prof. Dr. Mehmet Karadağ,
biyolojik saatin bir gereği olarak günlük yaşamın bir parçasını oluşturan
uykunun, aslında geriye döndürülebilir bir bilinçsizlik hali olduğunu söyledi.
“UYKU HİJYENİ”
Uykunun tüm canlılar için hayati önem taşıdığını ve varolduğu günden bu yana
insanoğlunun hayatının çok önemli bir bölümünü oluşturduğunu ifade eden Karadağ,
iyi bir uykunun bireyin yaşamını sağlıklı bir şekilde yürütebilmesi için
vazgeçilmez olduğunu kaydetti.
Karadağ, insanların uyku alışkanlıklarını terbiye etmeleri anlamına gelen “Uyku
hijyeni”nin, sağlıklı bir uyku için “Olmazsa olmaz” olduğunu belirterek, bunun
için kişilerin uykuları gelmeden yatağa kesinlikle girmemeleri gerektiğini
bildirdi.
Yatmadan önce aşırı yemek yenilmemesinin ve son 5 saat içinde alkol
alınmamasının uyku hijyeni açısından önemine işaret eden Karadağ, şunları
söyledi:
“Gece alkol alınması, özellikle uyku problemi olan insanlar için sakıncalı bir
durumdur. Çay ve kahve gibi kafeinli içeceklerin de çok fazla miktarda
tüketilmemesi gerekiyor. İyi uyumak isteyenler, aşırı derece kafeinli içecekler
içmeyecek, alkol almayacak, ve uykusu geldiği zaman yatağa girecek. Sağlıklı bir
uyku için kişilere yataklarında kitap okumalarını tavsiye etmiyoruz. İlk olarak
kişi, yatağa sadece yatmak, uyumak için girmeli. İkinci olarak da, sabah uyanır
uyanmaz yataktan kalkacak, uyandıktan sonra (yatakta dinleneyim) dememeli. Uyku
hijyeni açısından uyanır uyanmaz yataktan kalkılması gerekir. Tıpta (hastalık
yok, hasta vardır) denir. Herkesin kendi özel şartlarına göre yönlendirilmesi
gerekir. Bunun için uykusuzluk çeken insanlar mutlaka bir doktorla
görüşmelidir.”
“UYKU PASİF BİR DİNLENME OLAYI DEĞİLDİR”
Prof. Dr. Karadağ, uykunun aslında pasif bir dinlenme olayı olmadığını ve tüm vücutta birçok aktivitenin sürdürüldüğünü, uyku bozukluklarının da birçok hastalığın gelişmesinde ve şiddetlenmesinde etkili rol oynadığını belirterek, “Uyku organizmanın dinlenmesini sağlayan bir hareketsizlik hali olmasının yanında, tüm vücudu yaşama yeniden hazırlayan bir yenilenme dönemidir. Uykuda vücutta tam bir restorasyon işlemi gerçekleştirilmektedir” diye konuştu.
Tıbbi çalışmalarda derin uykuda, vücutta protein sentezinin, hücremitozunun ve
büyüme hormonu salgılanmasının arttığı, buna karşılık adrenalin ve yıkıcı
hormonların salgılanımının azaldığının kanıtlandığına işaret eden Karadağ,
“Özellikle hipofiz bezinden üretilen büyüme hormonunun çocukluk ve gençlik
dönemindeki büyüme ve gelişmenin temel belirleyicisi olmasının yanında,
erişkinlerde de kas miktarını artırması, yağ oranlarını azaltması, deriyi
gerginleştirmesi ve gençleştirmesi gibi etkileri vardır” dedi.
Karadağ, günümüzde bir insan için 6-8 saat uyumanın yeterli olduğunu, ancak bazı
insanlar için 3 saatlik bir uykunun bile yetebildiğini vurguladı. Düzenli uyuyan
insanlarda öğrenmenin daha net, hafızanın ise daha güçlü olduğuna işaret eden
Karadağ, düzensiz uykunun yol açtığı sorunların başında hafıza kaybının
geldiğini kaydetti.