Çocuk ilgi çekmek için yalan söyler
(19-3-2005/Zaman) Dürüst olmak, küçük yaştan kaza-nılacak bir özellik olduğu için çocuğuna iyi bir eğitim vermek isteyen her anne-babanın birinci önceliği onun yalan söylemeyen bir birey olarak yetişmesi için gayret göstermek olacaktır.
Çocuklar, soyut kavramları algılamaya başlamaları ile birlikte
aşağı-yukarı 7 yaşlarında muhakeme etmeye, 11 yaşlarında da doğru ile
yanlışı bir yetişkininkine yakın şekilde ayırt etmeye başlarlar. Yalan
söyleme alışkanlığı bireyin başını ileride derde sokabilecek en kötü
alışkanlıklardandır. Kişinin, çevresinin güvenini kaybetmesi ve kötü bir
şekilde etiketlenmesi başka üzücü davranışlara da kapı açar. Küçük
çocukların çoğu bilinçsizce yalan söyler. Bu durumda ‘Çocuktur’ deyip
aldırmayınca da alışkanlık halini alabilir.
Hayalle gerçeği ayırt edememek sebebiyle doğru olmayan şeyler söylemek
daha çok 3-7 yaşları arasındaki çocuğun gelişiminde, bilhassa duyguların
dışa vurumunda çok önemli yeri olan oyun esnasında görülür. Oyun sırasında
olsun, olmasın çocuğun hayallerini ‘yalan’ olarak adlandırmaktan
kaçınılmalıdır.
7 yaşından sonra çocuğun hayalle gerçeği daha iyi ayırt etmesiyle bu tür davranışlar çocukların çoğunda azalır. Ancak, bazı çocuklar hayallerinin çevrelerindekilerin ilgisini çekmesi üzerine ileriki yıllarda senaryolar üretmeye devam ederler. İlgilenen kişilere hayallerinden bahsederler. Çocuk televizyonda gördüğü kapkaç haberlerinden, bir korku filminden veya rüyadan etkilenerek okulu katillerin bastığını ve bir arkadaşını öldürdüğünü bile söyleyebilir. Yine çocuk öğretmeninin veya arkadaşının kendisini dövdüğünü söyleyebilir.
Bu gibi hayal ürünü sözler çocuğun çeşitli nedenlerle anne-babasının
ilgisini çekmek istemesi veya dayaktan çok korktuğu için bu korkunun
dışavurumu gibi çeşitli nedenlere bağlı olabilir. Bu korkuların nedeni
araştırılmalı, aynı zamanda bir başka kişinin haksız yere itham edilmesine
yol açabileceği unutulmamalıdır. Hayalci olduğu için senaryolar üreten
çocukların iyi yönlendirilmesi ve hayal güçlerini resim, tiyatro, yazı
gibi uygun şekillerde değerlendirecekleri şekilde eğitim almaları yalanı
engellemekte etkili olmakla birlikte çocuğun üretken bir şekilde ilgi
çekmesi açısından da yararlıdır.
Caydırıcı önlemler alınmalı
Endişe verici olan bir yalan çeşidi de çocuğun bir kazanç elde etmek için
yalan söylemesi ve buna çevresindekileri inandırdığını düşünmesidir.
Mesela yazılılarda iyi not alamayan bir öğrenci okulda öğretmeninin yazılı
yaptığını, yazılıda 5 üzerinden 5 aldığını; ama yazılının kaybolduğunu
söyleyebilir. Babasının yeterli harçlık vermediğini söyleyen çocuk
dedesinden de harçlık koparabilir. Arkadaşının eşyasını izinsiz alan çocuk
bunu arkadaşının kendisine hediye ettiğini söyleyebilir. Bu şekilde
davranan çocukta caydırıcı tedbirler alınmazsa bu gibi davranışlar
alışkanlık haline gelecektir. Bu sebeple dikkatli bir anne-baba çocuğun
hayal ürünü mü, yoksa gerçek şeyler mi söylediğini iyi anlamalıdır. Çocuğu
yalana iten sebepler üzerinde durulmalıdır. Çocuk aşırı baskı altında olup
korktuğunda da, çok sevgi görüp ilgi çekmek istediğinde de yalan
söyleyebilir. Yalana sık başvuran veya hayal ürünü sözler söyleyen
çocukları etiketlememek için her hatası yüzüne vurulmamalıdır.
Çocukta neler yalana yol açar?
Çocuğun hayalle gerçeği ayırt edememesi.
Hikaye yeteneğini hayal ürünü olaylar anlatarak ortaya koyması.
Çocuğun, korkularını hayali olaylarla dışarı vurması.
Çocuğun, anne-babasının dikkatini çekmek istemesi.
Arkadaşlarının ve öğretmeninin ilgisini çekmek istemesi
Çocuğun, anne-babanın, öğretmenin ceza vermesinden korkarak yalana başvurması.
Kıskançlık.
DEHB (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu)
gibi bir sebebe bağlı olarak organik ve ruhsal bir sorununun olması.
Kişilik değil, davranış hedef alınmalı Büyük zatların hayatları ve çocuk
edebiyatında Çocuğa yalanın kötülüğünü, anlatan güzel örnekler çoktur.
Allah’a inanan bir insanın neden yalan söyleyemeyeceği de ikna edici bir
şekilde anlatılmalıdır. Bazı durumlarda çocuğun yalan söylediği çok
açıktır ve bu durumda çocukla net bir şekilde konuşmak gerekir. Bunu
yaparken çocuğun kişiliği değil, davranışı hedef alınmalı. Aşağılayıcı bir
üslup kullanılmamalıdır. Nasihatin az, dinlemenin çok olduğu bir ortam
hazırlanmalı. Herşeye rağmen yalana başvuran çocukta dürtü-kontrol
bozukluğu olabilir. Bu durumda psikolojik destek sağlanmalıdır.