Dokuları yeniden canlanmaya iten faktörlerin, insanlar üzerinde de geçerli
olması durumunda, yaşlıların tedavisinde ilerleme sağlanması umuluyor.
Mitoloji, bir gencin kanındaki yaşam gücüne ilişkin öykülerle,
tercihen de, insanın kurban ediliş hikayeleri ile ilginç kılınan
ayrıntılarla doludur.
Bu yeni araştırmanın ardındaki bilim adamları, ölümsüzlüğün sırrını
bulduklarını söylemiyorlar. Söyledikleri şu: Yaşlı dokular, süreci
başlatacak faktörlere sahip olmasalar da, kendi kendilerini onarmayı
öğrenebiliyorlar. Bu faktörler kanda, daha doğrusu taze kanda bulunuyor.
Araştırmacılar, bunu anlamak için biri genç diğeri yaşlı iki
farenin damarlarını birbirine bağlamışlar. Bunun sonucunda, genç farenin
kanıyla, yaşlı farenin kaslarında hasarı onaran hücreler ve karaciğer
dokuları harekete geçmiş. Yaraların daha çabuk iyileştiği görülmüş.
Taze kandaki harekete geçirici özellikler anlaşıldığı takdirde,
doktorlar yaşlı hastalarının yaşam kalitelerini artırmanın yolunu
bulabilir.