ABD’li bilimadamları, bir yakının ölümü gibi, ani ve insanı şok eden kötü haberlerin, semptomları kalp krizine benzeyen, sağlık sorunlarına neden olabildiği sonucuna vardı.
Bilimadamları 19 denek üzerinde çalıştı. Bunların hepsi, göğüste sıkışma,
akciğerde su toplanması, nefes darlığı gibi, kalp krizine benzer
belirtilerle hastaneye başvurmuştu. İnceleme sonrasında, tüm bu hastaların
kanında, normalin çok üzerinde stres hormonuna da rastlandı. Adrenalin ve
noradrenalin adlı hormonların seviyesi öylesine yükselmişti ki, kalp krizi
geçiren hastalardakinden 7 ila 34 kat fazlaydı.
Doktorlar bu stres hormonlarının kalpte zehir etkisi yaptığını ve
kalbin çalışmasını olumsuz etkilediğini belirledi. Bu 19 kişinin hepsi,
belirtilerin ortaya çıkmasından kısa bir süre önce, ciddi duygusal şoklar
geçirmişlerdi. Yarısı, bir akraba ya da yakınının ölüm haberini almıştı.
Biri silahlı bir kişi tarafından soyulmuş, biri kalabalık önünde ilk kez
bir konuşma yapmış, bir diğeri mahkemede ifade vermişti. Bazıları için ise
sürpriz parti verilmişti.
Kalp krizini andıran belirtilerle hastaneye başvurduktan sonra ise
çok hızlı bir iyileşme gösterdiler. Bir çoğu iki hafta içinde sağlığına
kavuşmuştu.
Araştırmayı yürüten ekibin başındaki isim Ilan Wıttstein, ‘kırık
kalp’ sendromu ile orta yaş üstü kadınların daha çok karşılaştığını
söylüyor ve ekliyor: “Bunlar son derece zor vakalardı. Zira tüm belirtiler
kalp krizine işaret ediyordu. Ancak dikkatli bakıldığında şüphelenmek için
yeterli sebep vardı. Zira hastalardan hiçbiri, kalp krizi açısından risk
grubu olarak nitelendirdiğimiz özellikleri taşımıyordu. Şimdi bizim
ulaştığımız bulgulardan sonra, artık kalp krizi ile ‘kırık kalp’
sendromunu ayırmak daha kolay olacak.”