Bilinçli hastalarla daha başarılı bir tedavi
“Hekim ve hasta arasında doğru iletişim kurmak, özellikle kronik
hastalıkların tedavi sürecini ve başarısını olumlu yönde etkiliyor. Bu
konuda en az hekim kadar hastaya da sorumluluk düşüyor.”
Son yıllarda hekim–hasta ilişkisindeki yeni eğilimi bu cümle özetliyor.
Başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere tüm dünyada konuyla ilgili
düzenlenen paneller, yapılan seminerler, hastaların tanı ve tedavi
sürecinde daha etkin bir rol oynaması üzerine kurulu. Artık hasta
eğitimine özel bir önem veriliyor. Özellikle kronik hastalığı olan
bireylerin kendi hastalıkları konusunda bilinçli olmaları, tedavinin
başarısında önemli bir rol oynuyor.
Amerika’da Robert Wood Johnson Vakfı’nın “Kronik Hastalıklarda Hasta
Eğitimi ve Tedavideki Rolü“ kapsamında yaptığı çalışmada bu durum açıkça
görülüyor. Yapılan çalışmaya göre son 10 yıl içinde, sağlık durumları
konusunda aktif rol oynayan hastaların, tedaviden elde ettikleri başarı
oranı daha yüksek. Acıbadem Sağlık Grubu Tıbbi Direktörü Prof. Dr. Metin
Çakmakçı günümüzde hastaların kendi hastalıklarıyla ilgili süreçlere dahil
edilmesinin öneminin altını çizerek; hastaların bilinçlendirilmesi
konusunda sağlık kurumlarına düşen görevlerle ilgili şunları söylüyor:
“Hastaya klinik durumu, önerilen incelemeler, yapılan girişimler ve tedavi
yöntemleri, olası risk ve komplikasyonlar, tedavi seçenekleri hakkında
bilgi verilmesi gerekir. Artık hekim, hasta adına karar vermiyor. Hastalık
ve tedavi süreci tartışılarak hastayla birlikte kararlaştırılıyor. Bu
yaklaşım hem hastaya hem de hekime bir çok yarar sağlıyor.”
Bilgi sahibi hastalar
Bir hasta, haftada bir defa hekime gittiğinde muayene ortalama 20 dakika
sürüyor. Geriye hastalıkla baş başa 167 saat 40 dakika kalıyor. Bu açıdan
bakıldığında kronik hastalığı olanların, kendi hastalıklarıyla ilgili
bilgi sahibi olmasının önemi ortaya çıkıyor.
Acıbadem Sağlık Grubu Tıbbi Direktör Yardımcısı Dr. Hasan Kuş, hastayı
bilgilendirme adına, hastayla sağlık kurumu arasında, hastalığın önemine
ve durumuna göre sağlam bir iletişim olması gerektiğine dikkat çekiyor.
“Bilgilendirme süreci saatlerce sürebileceği için, sadece hekim
randevusunda geçirilen zamanla sınırlı kalmamalıdır. Hastalıklarla ilgili,
özellikle sık görülen durumlar için hazır dökümanlar verilmesi faydalı
olur. Bu dokümanlardan hastalığı hakkında daha ayrıntılı bilgi sahibi olan
hasta, kafasına takılan soruları hekimine sorarak tedavi sürecinde hekime
de yardımcı olur.”
Günümüzde hastalar hekimin karşısına, rahatsızlıkları konusunda kendileri
de araştırma yaparak gelmeyi tercih ediyorlar. Bu noktada en çok
yararlanılan araçlardan biri de internet. Özellikle kronik hastalığa sahip
olanlar, yurt içi ve dışı siteleri inceleyerek hastalıkları ve yeni tedavi
seçenekleri konusunda bilgileniyor. Bu durum hekimi tüm gelişmeleri
yakından izlemeye biraz daha zorluyor. İnternette sağlıkla ilgili Türkçe
sitelerde, genel anlamda kapsamlı bir içerik var. Ancak dikkat etmek
gerekiyor ki, bir kısmı denetimsiz, eksik, yanlış ve güvenilir olmayan
bilgilerden oluşuyor. Bu noktada hastaların okuduklarını hekimlerle
paylaşarak doğru bilgiye sahip olmasını da kolaylaştırıyor.
Bilinçli hasta daha katılımcı
Tedavinin başarısını etkileyen en önemli etmenlerden biri hekim ve
hastanın tedavi seçeneklerine birlikte karar vermesi. Son yıllarda
hekimler hastalıkla ilgili planlama yaparken, hastayı da sürece ortak
etmenin önemli olduğuna inanıyorlar. Örneğin hekim tarafından hastaya
“Hastalığınız açısından bu yiyecekleri tüketmemelisiniz“ bilgisi
verilmesinden öte, hastanın bu yiyecekleri neden tüketmemesi gerektiği
konusunda ayrıntılı açıklama yapılıyor. İşte bu noktada bilinçli bir hasta
hekimine de büyük kolaylıklar sağlıyor. Hastalığı hakkında ayrıntılı
bilgisi olan ve hekime bu konuda sorular sorabilen hasta hekiminin
söylediklerini daha kolaylıkla uygulayabiliyor. Hekimle işbirliği yapıyor.
Hastalığın tedavi sürecinde, hastanın daha katılımcı olmasına olanak
tanınıyor. Prof. Dr. Metin Çakmakçı konuyla ilgili şunları söylüyor:
“Hasta ve hekim arasında katılımcı bir iletişim ortamının olması hem
tedavinin daha olumlu yönde gelişmesine olanak sağlıyor, hem de hastanın
hekimine olan güveninin artmasını sağlayarak tedavinin başarısını da
olumlu yönde etkiliyor.”
Bilinçli hastalarla tıbbi hatalar da azalıyor
Tıbbi hataların oluşumundaki en önemli sebeplerden biri de, hekimlerle
hastalarının yeterli derecede iletişim kuramaması, hastaların bilgi sahibi
olmaması ve hastaların tedavi sürecine katılmaması olarak kabul ediliyor.
Hastaları karar verme sürecine ortak etmek, aktif rol almalarını sağlamak,
hastalara tıbbi sorunları ile ilgili yeterli bilgi vermek veya hasta-hekim
iletişimini geliştirmek tıbbi hataların azaltılması açısından da büyük
önem taşıyor.
Hekiminize bu soruları sorun !
Sağlıklı bir iletişim ve işbirliği için hekiminize sormanız gereken bazı
sorular var.
Yakınmalarınız ya da hastalığınız konusunda ...
Bana koyduğunuz tanı nedir ?
Bu duruma neden olan nedir ?
Bu yakınmam / hastalığım tedavi edilebilir mi ?
Dikkat etmem ve gerektiğinde, ortaya çıktığında size bildirmem özel
belirtiler var mı ?
Hayatımda değiştirmem gereken alışkanlıklar var mı ?
Tetkikler konusunda
İstemiş olduğunuz tetkiklerden incelemelerden ne fayda bekliyorsunuz ?
Sonuçlarını ne zaman alacağım ?
Bu incelemelerden önce dikkat etmem gerekenler nedir?
Bu incelemelerin bana herhangi bir zararı var mı ?
İncelemelerin risk unsurları ve/veya yan etkileri var mı?
Tedavi konusunda ...
İstemiş olduğunuz tetkik sonuçlarımı gördünüz değil mi?
Bu durumun tedavisi nedir ?
Tedavim ne kadar sürecek ?
Tedavimin başarı şansı nedir ?
Bu tedavi ile ilgili olası riskler ve yan etkiler nedir ?
Tedavi süresince kaçınmam gereken yiyecekler, başka ilaçlar ya da
aktiviteler var mı?
Sigara ve alkolün özel bir etkisi var mı ?
Verdiğiniz ilaçların kullanılması sırasında yanlış yaparsam ne olur?
Başka tedavi seçenekleri var mı?