Güne en iyi başlangıç "kahvaltı"
(15-3-2005) Çoğumuz evden acele çıkıyor ve kahvaltıya zaman ayırmıyoruz. Hatta rejim yapanlar kahvaltı etmeyerek kâr ettiklerini sanıyorlar. Oysa kahvaltı başarılı, zinde ve kilolardan uzak bir hayat için çok önemli. Ve her ülkenin kendine has bir kahvaltı geleneği var.
Oysa kahvaltı vücudun uyandığında ihtiyaç duyduğu demir, fosfor, kalsiyum ve proteini karşılamak için son derece önemli. Pek çok kişinin kahvaltı yapmama bahanesi kilo alma korkusudur oysa sanılanın aksine, kahvaltı yapmamak kilo almaya neden olur.
Kahvaltı yapılmadığında metabolizma yavaşlar; vücut koruma sistemini
devreye sokar, yağ depolamaya başlar. Yapılan pek çok araştırma kahvaltı
yapmayanların konsantrasyon bozukluğu yaşadığını ortaya koymuş.
Kahvaltı etmemek, sürekli yorguluk hissine, strese ve konsanrasyon
güçlüğüne neden oluyor.
Kahvaltı; demir, fosfor, kalsiyum ve protein açısından gerçek bir kaynak
olup uyanır uyanmaz gereksinim duyulan tüm besinleri karşılayıp, büyük
işler başarmak için vücudu tümüyle hazır hale getirir. Sanılanın aksine,
kahvaltı yapmamak kilo almaya neden olur. Kahvaltı yapılmadığında
metabolizmayı yavaşlar; vücut koruma sistemini devreye sokarak yağ
depolamaya başlar.
KAHVALTIDA B VİTAMİNİ
Kahvaltı sayesinde saat 10:00’dan itibaren vücut fonksiyonları eksiksiz
çalışır. Kahvaltıda alınan besinlerle hücrelerde azalan kan şekeri
dengelenir.
Kahvaltı müthiş bir enerji kaynağı olup karbonhidratlardan ekmek, mide
bağırsak sisteminin çalışmasını kolaylaştırır, sindirim sorunu yaratmaz,
açlık duygusunu bastırır.
Türk mutfağında kahvaltıda genellikle B vitamini eksikliği görülür. B1
vitamininin en iyi kaynağı buğdaydır. Ancak buğday da temizlenirken % 30
kayıp olur.
Zaman zaman mısır gevrekleri bu eksikliğin giderilmesini, yanında
tüketilen süt ve peynir ile kolaylaştırabilir. B1 vitamini, besinlerden
alınan karbonhidratın enerjiye dönüşmesini sağlar. Depresyon ve zihinsel
yorgunluğu engeller.
KAHVALTIDA ALINMASI GEREKEN ÜRÜNLER
Süt ve ürünleri: Beyinsel ve bedensel oluşumun güçlenmesini sağlar. Yağ,
protein, karbonhidrat, mineral ve vitaminden oluşan süt, her yaşa hitap
eder. Erişkinlerde az yağlı olanlarının tercih edilmesi daha uygun düşer.
Büyüme çağındaki çocukların, hamilelerin, emzirenlerin bu ürünleri gün
içerisinde belirtilen oranlarda alması gerekir.
Peynir: Peynir, Kalsiyum ve B vitamini yönünden oldukça zengin olup günlük
peynir ihtiyacı yaşa ve özel durumlara göre değişir. Ortalama 1 ya da 2
kibrit kutusu ihtiyacımızı karşılar.
Yumurta: İyi bir protein kaynağıdır. Erişkinler, haftada 2 kere peynir
yerine 2 adet yumurta, çocuklar ise gün aşırı tüketilmesi gerekir.
Kahve ya da çay: Midesi zayıf veya ülser olanların, yüksek tansiyonlu ve
kalp rahatsızlığı çekenlerin kafeinden uzak durması gerekir. Çayın içinde
bulunan ‘tanen’ kafeine oranla daha uyarıcıdır. Ancak bir bardak çayda
bulunan ‘tanen’ aynı orandaki kahveye kıyasla daha azdır. Çay ya çok açık,
veya limonlu tüketilerek, ya da çok demlenerek ‘tanen’ miktarı
düşürülebilir. Bu madde demir emilimini zorlaştırır ve kansızlığa neden
olur.
İDEAL KAHVALTI
Bir bardak oda sıcaklığında su, bunu C vitamini ağırlıklı bir porsiyon
meyva ve daha sonra yukarıda sayılan besin öğelerinden en az 1 porsiyon
peynir, bir bardak süt, 4 adet zeytin, 1 tatlı kaşığı bal ya da reçel, 2-3
dilim çavdar, kepek ya da yulaf ekmeği ve bir porsiyon söğüş
domates-salatalık ile mükemmel bir kahvaltı yapıp güne zinde başlanabilir.
Diyetinizin gizli silahı da "Kahvaltı"
Sabah kahvaltılarını atlamakla kilo kaybedip daha formda bir vücuda sahip
olabileceğinizi mi düşünüyorsunuz? Eğer soruya evet cevabını veriyorsanız
tüm düşüncelerinizi silip doğru bilgileri öğrenmenizi tavsiye ederiz.
Kahvaltı yapmak, kilo almayı sağlayan hormonların etkisini de kesmektedir.
Yapılan bir araştırmada, kahvaltı tahıllarıyla ve kortizol arasında bir
bağ bulunmuş, ve stres hormonunun yarattığı açlık ve bunun sonucunda
oluşan bel bölgesindeki yağların kahvaltı yapımından sonra görülmediği
gözlenmiştir.
Peki diyet yapanlar kahvaltıda ne yemeli?
Uzmanların tavsiyelerine göre kahvaltıda yağsız proteinler ve lifli
yiyecekler tüketilmelidir. Protein ve lif ağırlı bir kahvaltı daha çabuk
sindirilir, kan şekeri oranı sabittir ve böylece çabuk bir acıkma
gerçekleşmemektedir. Ayrıca sabah yenen lifli besin sayesinde diğer
öğünlerdeki kan şekeri ve ensülin oranını sabit tutmaktadır.Ayrıca lifli
besinler şeker hastalığını, kalp rahatsızlıklarını ve krizini, kolon
kanserini koruması açısından çok yararlıdırlar.
Sabahları yediğiniz poğaça ve beyaz ekmekten vazgeçip daha sağlıklı bir
kahvaltının planını yapmalısınız. Sabahları 400 kalorilik bir protein ve
lif ağırlıklı kahvaltı sizi tok tutacağı gibi kilo vermenizi de
sağlayacaktır. Beyaz ekmeği kepekli ekmekle değiştirin. Sabah kahvaltınıza
lifli meyveleri ilave edin. Göreceksiniz ki kendinizi daha zinde ve formda
hissedeceksiniz.
Kahvaltı kiloyu ve kalbi koruyor
Sabahları tatlı uykuyu kahvaltıya tercih edenlerin hızlı kilo aldığı ve
kalp krizi riskiyle karşı karşıya olduğu ileri sürüldü. American Journal
of Clinical Nutrition dergisindeki bir araştırmaya göre, ilk iki hafta
kahvaltı yapan, sonraki iki haftada kahvaltısız güne başlayan normal
kiloda 10 kadın üzerinde yapılan araştırmaya göre, kahvaltı yapınca gün
boyunca daha az kalori alınıyor. Evden tok olarak çıkanlar gün içinde
ortalama 100 kalori daha düşük besin tüketiyor.
Cilt güzelliğinin sırrı da kahvaltı da:
Güçlü bir kahvaltı, sağlık ve güzellik için önemli bir öğün.
Kahvaltılarınızdan enerji ve güç veren bal, kahvaltı gevrekleri, meyveler,
su, meyve suyu ve sütü eksik etmeyin. Bu besinler cildi, maruz kaldığı
olumsuz dış etkenlere karşı güçlendirmenin yanı sıra nemlendirip besliyor.
Her dem genç, sağlıklı, formda kalmak ve pürüzsüz bir cilde sahip olmak
istiyorsanız kahvaltı mönülerinizi bu besinlerle hazırlayın.
GÜNE ENERJİK BAŞLAYIN
Yulaf, çikolata, buğday, bal ve pirinç. Hepsi de enerji ve güç veren
besinler. İçerdikleri yüksek orandaki besinsel değerler nedeniyle cildin
doğal savunma mekanizmasını güçlendirerek, dış etkenlere karşı koruma
sağlıyor.
Yulaf
Yulaf gevreğini sabah kahvaltıda süt veya yoğurda ilave ederek yiyin.
Zengin protein, lif, vitamin (özelikle de B ve D vitaminleri) ve mineral
kaynağı (100 gramında 53 mg kalsiyum, 405 mg fosfor, 4.5 mg demir ve 268
mg potasyum bulunuyor) olan yulaf, güç ve enerji verici özellikler
içeriyor. Cildinizi tazelemek ve kadifemsi bir yumuşaklığa kavuşturmak
için yüzünüze haftada en iki kez 2 kaşık pirinç suyu, 2 damla zeytinyağı
ve 2 çorba kaşığı yulaf unu karışımını sürüp 5 dakika bekleyin ve yıkayın.
Buğday
Kolesterol ve tansiyon düşürücü etkili buğday, yüksek oranda B ve E
vitaminleri içeriyor. Özellikle E vitamini içeriği ile doğal bir
antioksidan olarak cildi yaşlanmaktan koruyor ve kırışıklıkların oluşumunu
önleyerek cildin her dem genç kalmasını sağlıyor. Gözdeki damarları
koruyup, göz etrafında oluşabilecek çizgileri azaltıyor. Cilde pembelik
veriyor. Tırnakları ve saçları güçlendiriyor. Zengin içeriği nedeniyle
kozmetik ürünlerinde çok sık kullanılıyor.
Bal
Şeker, fruktoz ve glikoz içeren bal doğal bir tatlandırıcı. Ayrıca
antibiyotik özelliği ile mikroplara karşı güçlü bir dezenfektan. Vitamin,
mineral ve protein kaynağı olan balın yapısındaki meyve asitleri cildi
arındırıyor, azot ve glüsit gibi maddeler nemlendirici özellikler içerip
cildin nem dengesini düzenliyor. Oligoelementler ise hücreleri yeniliyor.
Manganez, magnezyum, kalsiyum ve silisyum gibi mineraller ise cildi
pürüzsüz bir güzelliğe kavuşturuyor.
Pirinç
B gubu özellikle de B1 ve B2 vitaminlerince zengin olan pirinçte ayrıca
demir, potasyum, fosfor ve kalsiyum başta olmak üzere diğer mineraller de
bulunuyor. Pirinç, hücrelere ihtiyacı olan enerjiyi sağlayıp cildin
yıpranmasını önlüyor, içerdiği bol potasyum ve az azot ile kan basıncı
değerlerinin düzenli akışını sağlıyor. Zararlı güneş ışınlarının etkisi
veya yaşlanma nedeniyle ortaya çıkan cilt lekelerini yok ederek, cildin
ışıltılı bir görünüme kavuşmasını sağlıyor.
HANGİ ÜLKE NASIL KAHVALTI EDİYOR?
Coğrafi ve kültürel farklılıklar kahvaltı sofralarına da yansıyor. Ruslar
kahvaltıda tatlıyı pek tercih etmeyip, baharatlı şeylere ağırlık verirken,
mozarella, salam, domates ve fesleğen, İtalyan kahvaltı sofralarındaki
Akdeniz esintilerini simgeliyor. Birbirinden leziz peynirleri ile ünlü
Hollandalılar ise kahvaltı sofrasında bile ringa balığı yiyorlar. Deniz
ürünleri İsveçlilerin ve Portekizlilerin de kahvaltı sofralarının önemli
malzemelerinden biri...
TÜRKİYE’DE KAHVALTI
Geleneksel Türk mutfağında kahvaltının apayrı bir yeri vardır. Türk
kahvaltı sofrasının vazgeçilmez lezzetleri arasında; mis gibi kokan
kızarmış ekmeği, beyaz peyniri, sahanda yumurtayı, siyah ve yeşil zeytini
sayabiliriz. Tulum, dil, çerkez ve kaşar peyniri de Türk kahvaltı
sofrasının lezzetine lezzet katar. Sucuk ve pastırmamızın ise tadına
doyulmaz. Reçelleri de unutmamak gerekir. En çok tercih edilen gül,
bergamut, kayısı, vişne, şeftali, turunç ve portakal reçelleri, aynı anda
dört mevsimi birden yaşayn ülkemize yakışır bir çeşitlilik sergilerler.
Reçelin yanı sıra, bal ve kaymak da kahvaltı sofralarına başdöndürücü bir
lezzet katar. Demli çay ise, Türk kahvaltı sofrasını tamamlayan en önemli
unsurdur.
RUSYA’DA KAHVALTI
Rusya’da, Çarlık döneminde olduğu gibi bugün de havyar, lakerda ve balık
ürünleri kahvaltı sofralarına lezzet katmaktadır. Ayrıca Rus mutfağında
bol baharat kullanılır. Marmelat gibi tatlı çeşitleri ise pek rağbet
görmemektedir. Güne başlarken kalorisi yüksek balık, et ve yumurta
çeşitlerini tercih eden Rusların “Rus Yumurtası” ve lakerdalı esmer ekmek
“Wolga-Schnitte” si tüm dünyada ünlüdür.
İSPANYA’DA KAHVALTI
İspanya’da, bölgeler arasındaki coğrafi ve kültürel farklılık yemek
tariflerine de yansımıştır. İspanyol mutfağı çok çeşitli lezzetleri bir
arada barındırır. Füme salam, balık, zeytin ve sarımsak ise, her
İspanyolun vazgeçilmezleri arasındadır. Kahvaltıda da “Iberia” (zeytinli
ekmek) ya da “Bocadillo con tomate” (domatesli ekmek) İspanyol tarzı
kahvaltının simgesidir. Bu muhteşem lezzetleri, “Cafe con leche” (sütlü
kahve) ve bir fincan “Cortido” (bir çeşit espresso) tamamlar.
İSVİÇRE’DE KAHVALTI
İsviçreliler iyi sunulan tüm yemeklere değer verirler . Bu anlayışları
kahvaltı sofralarına da yansıtır. Mısır gevreği, marmelat, bal ve ekmek
çeşitlerine peynir ve salam çeşitleri eşlik eder. Tatlı lezzetlerin
ağırlıklı olarak hissedildiği bir başlangıçtan sonra, “Appenzeller Cräcker”
ve “Bündner Fleisch-Schnittli” gibi çeşitler İsviçrelilerin
vazgeçemedikleri tatlar arasındadır.
HOLLANDA’ DA KAHVALTI
Hollanda denildiğinde akla ilk gelenler arasında kuşkusuz yel değirmenleri,
lale ve tahta ayakkabılardır. Nakışlı örtülerle bezenmiş dolapların
bulunduğu ve tahta figürlerin kullanıldığı lokantaları da dünyaca ünlüdür.
Bu turistik simgelerin yanı sıra, tüm dünyada Hollanda, birbirinden leziz
peynirleri ile de anılmaktadır. Ringa balığı da bu ülkeye adeta damgasını
vurmuştur. İnce kesilmiş salam ve Hollanda peynirlerinin yanında, kahvaltı
sofrasında bile ringa balığı ikram edilir. Hollanda usulü bir kahvaltı
sofrasının en önemli tamamlayıcı unsurları ise, tatlandırılmış özel bir
fincan çay veya kahvedir.
FRANSA’DA KAHVALTI
Sanatın beşiği olarak kabul edilen Frans’da, yemek yapma da adeta sanat
olarak nitelendirilmektedir. Hafta içi günlerde bile, öğle ve akşam
yemeklerinde Fransızlar birçok çeşidi bir arada bulundururlar. Kahvaltı
ise, diğer öğünlere oranla oldukça sadedir. Fransızların kahvaltı
sofralarından hiç eksik etmedikleri iki şey vardır: Birbirinden değişik
reçel ve ekmek çeşitleri... Gevrek kruasan, taze baget ekmeği ya da “pain
comlet” (bir çeşit tahıllı ekmek) ve Fransız reçel çeşitlerinden son
derece lezzetli bir “Petit déjeuner” (kahvaltı) hazırlanabilir. “Café au
lait” (bol sıcak sütlü kahve) ise, Fransızların en çok tercih ettikleri
içecektir.
PORTEKİZ’DE KAHVALTI
Portekiz mutfağı İspanyol mutfağını andırmakla birlikte, biraz daha hafif
ve şıktır. Balıkçılığın önemli bir geçim kaynağı olduğu Portekiz’de, deniz
ürünleri ile yüzlerce çeşit yemek yapılmaktadır. Portekizliler, kahvaltıya
önem verirler ve bu nedenle de doyurucu olmasına dikkat ederler. Deniz
ürünleri kahvaltı sofralarının önemli malzemelerindendir. Örneğin ton
balıklı ve yumurtalı ekmek “Paozinho com atum” ve sardunyalı ekmek Vasco
da Gama” çok sevilen kahvaltı seçenekleridir. Koyu kahve ya da taze
sıkılmış portakal ve greyfurt suları, Portekizlilerin kahvaltılarını
zenginleştirir.
İSVEÇ’TE KAHVALTI
İsveç, bilindiği gibi gölleri ve nehirleri ile ünlüdür. Bu nedenle,
kahvaltı sofralarında bile balıklı tariflere rastlamak hiç de şaşırtıcı
değildir. Sosa yatırılmış alabalık, somon ve bunun gibi çeşitli tatlı su
balıkları İsveçlilerin en çok tercih ettikleri kahvaltı menülerini süsler.
Ayrıca, özellikle dereotu ve yeşil baharatlar ile muhteşem lezzetler de
yaratırlar. Ancak kahvaltı sofralarında tatlı da hiç eksik olmaz. Örneğin
“Blåbär-Klöben (üzümlü ekmek üzerine yaban mersini reçeli), İsveç
kahvaltılarının vazgeçilmezlerindendir.
MACARİSTAN’DA KAHVALTI
Lezzetli ve baharatlı yemekleri seven Macarlar, hemen hemen tüm
yemeklerinde biber kullanırlar. Ayrıca soğan ve sarmısak da Macar
mutfağının tamamlayıcı malzemeleridir. “Salamibrot Piroschka” (salamlı
ekmek) ya da leziz (Puszta salatalı kepek ekmeği) Macar kahvaltı
sofrasının geleneksel tatlarındandır.
DANİMARKA’DA KAHVALTI
Danimarkalılar, tüm dünyada “keyif insanı” olarak bilinirler ve bu nedenle
de çeşidi bol, zengin bir mutfağı severler. Kahvaltıda en çok tercih
ettikleri tatlı “Wienerbrød”, üzerine eklenen malzemeler ile en leziz
ekmek çeşidine dönüşür. Yine bol malzeme ve garnitürlerle süslenen
“Smørebrød” lar da, Danimarkalıların ekmekle hazırlanan favori
menülerindendir.
İNGİLTERE’DE KAHVALTI
İngiltere denilince akla ilk gelen kuşkusuz “5 Çayı”dır. Kahvaltı da en az
onun kadar popüler bir öğündür. Hatta geleneklerine bağlı İngilizlerin;
öğle ve akşam yemeklerinden vazgeçebilecekleri, ama kahvaltıdan asla
vazgeçemiyecekleri söylenir. Brunch da İngiliz mutfak kültürünün önemli
bir parçasıdır. Çeşitli reçel ve marmelatlar, özellikle ünlü buruk
portakal mermeladı, İngilizlerin “başrol oyuncuları”dır. Yumurta ise,
pişmiş ya da rafadan, çırpılmış ya da tavada; jambon ya da sosis ile,
kızarmış tost ekmeklerinin yanında yenir. Bu menü, çeşitli mısır
gevrekleri ile de zenginleştirilir.
İTALYA’DA KAHVALTI
İtalya’da “yemek” son derece önemlidir. Hazırlaması bile, tam bir
seromoniye dönüşür. Tüm aile bireylerinin buluştuğu öğlen ve özellikle
akşam yemekleri çok uzun sürer. Kahvaltı ise ikinci planda tutulur ve
deyim yerindeyse “geçiştirilen bir öğündür”. İtalyan kahvaltısında, ev
yapımı küçük ekmekçiklere ya da “Tramezzini”lere (üçgen tost ekmekleri)
cappuccino ya da espresso eşilik eder. Mozarella, salam, domates ve
fesleğen, İtalyan kahvaltı sofralarındaki Akdeniz esintilerini simgeler.
Haber7