Kış mevsiminde çocuklarda en fazla görülen boğaz enfeksiyonları nelerdir?
Çocuklarda enfeksiyonlara en duyarlı sistem solunum yollarıdır. Solunum yolu enfeksiyonları, çocukluk döneminin en sık görülen enfeksiyon hastalıklarıdır. Okul öncesi dönemde bir çocuk, yılda ortalama olarak 6-8 kere solunum yolu enfeksiyonu geçirir.
Bu enfeksiyonların çoğunluğu kendi kendine iyileşirler, ancak bronşiolit
veya epiglottit gibi bazı tipleri yaşamı tehdit edecek kadar ağır seyir
gösterebilirler. Değişik şekillerde ortaya çıkabilir; hafif ve ateşli
olarak geçirilen nezleden zatürre kadar değişen farklı enfeksiyonlar
görülebilir. Nezle, yutak iltihabı olan farenjit, orta kulak iltihabı ve
sinüzit üst solunum yollarının sık görülen enfeksiyonlarken, gırtlak
iltihabı olan larenjit, yalancı kuş palazı, epiglottit, bronşiolit ve
zatürre alt solunum yollarına ait enfeksiyon tablolarını oluşturur.
Tüm bu tablolar içinde en sık görüleni, soruda boğaz enfeksiyonu olarak
nitelenen üst solunum yolları enfeksiyonudur. Bu enfeksiyonlara neden olan
iki ana grup mikroorganizma, virüsler ve bakterilerdir.
Bu
enfeksiyonlara neden olan faktörler nelerdir?
Üst solunum yolu enfeksiyonu veya nazofaranjit, burun pasajının ve yutağın
iltihaplanmasıdır. Vakaların büyük bir çoğunluğu aniden başlar. Viral
etkenlerla ortaya çıkar. Çocuklar ortalama olarak yılda üç ile sekiz kez
bu enfeksiyonu geçirirler. Günlük bakım evlerinde, kreşlerde bulunan
çocuklarda, üst solunum yolu enfeksiyonları yüzde 50 daha sık görülür.
Sigara içilen ortamlarda yaşama, beslenme bozuklukları, kalabalık, kapalı
yerlerde bulunma, enfeksiyon riskini ve sıklığını artırır. Bulaşma
genellikle hasta kişilerin burun salgılarında bulunan etkenin, diğer
kişilere geçmesi ile olur. Bu salgıların öksürme veya hapşırma sonucu
damlacıklar halinde havaya saçılması ve bunların diğer kişilerin üst
solunum yolu mukozalarına yerleşmesi veya bu salgıların diğer kişilerin
ellerine bulaşması ile burun ve göz küresinin dış tabakasına taşınması ana
bulaşma şekilleridir.
Tedavi
edilmezlerse hangi tip sorunlara yol açarlar?
Bu enfeksiyonların tanı ve tedavisinde ana sorun ve amaç, viral
nazofarenjitin bakteriyel enfeksiyonlardan ayırdedilmesidir. Viral üst
solunum yolları enfeksiyonları tedavi verilmeden kendiliğinden iyileşme
gösterirken, streptokoksik tonsillit, sinüzit gibi bakteriyel
enfeksiyonlarda antibiyotik kullanılması gerekmektedir. A grubu beta
hemolitik streptokok enfeksiyonları tedavi edilmedikleri taktirde, akut
romatizmal ateş ve akut glomerulonefrit gelişmesi, ayrıca üst solunum
yollarında abse oluşumu sözkonusu olabilir. Ayrıca enfekte kişi uygun doz
ve sürede etkili antibiyotiği kullanmazsa, enfeksiyonu çevresindekilere
bulaştırabilir.
Nasıl bir
tedavi uygulanmalıdır?
Çocukluk çağının en sık enfeksiyonu olan nezlede iltihabı bir burun
akıntısı ve burun tıkanıklığı görülür. En sık etken 100’den fazla serotipi
bulanan rhinovirüsler, korona virüsler ve respiratuar sinsisyel virüstür.
Bu enfeksiyonlar çoğu kez kendiliklerinden iyileşirler ve tedaviyi
gerektirmezler. Ateşle beraber enfeksiyonun ağır geçmesi en iyi tedavi
ajanları parosetamol ibuprofendir. Etkenin viral olması nedeniyle
antibiyotik tedavisine gerek yoktur.
Boğazda ağrı ve yanma ile gelişen faranjitte de etken çoğu kez virüslerdir.
Adenovirüsler, enterovirüsler ve rhinovirüslerin en sık olarak patojen
oldukları bu enfeksiyonlarda da antibiyotik tedavisine gerek yoktur. Yaşça
daha büyük çocuklarda A grubu beta hemolitik streptokoklar da faranjitin
etkeni olabilirler. Boğaz kültürü ve bazı hızlı testlerle (Strept A gibi)
ayrım yapılarak gerekli ise antibiyotik tedavisine başlanmalıdır.
Tonsillit, iltihaplanmanın bademciklere yoğunlaştığı ve iltihabi bir zarın
bademciklerin üzerini kapladığı bir faranjit şeklidir. A grubu beta
hemolitik streptokok ve epstein barr virüs en sık görülen etkenlerdir.
Viral ve bakteriyel tonsillit muayene ile birbirinden ayrılamaz. Baş
ağrısı, halsizlik, karın ağrısı bademcikler üzerinde beyaz bir zarın
görülmesi ve lenf bezlerin şişmesi daha çok bakteriyel bir enfeksiyonu
düşündürür. Bu nedenle ciddi tonsillit ve faranjitlerde, vakaların üçte
birinde etken bakteri olsa dahi uygun bir antibiyotik vermek gerekebilir.
Streptokok enfeksiyonlarında antibiyotik tedavisi ile hızlı bir düzelme
sağlanmasa da, akut romatizmal ateşten korunmak ve boğazdan bakterinin
tümüyle yok edilmesi için antibiyotik tedavisine 10 gün devam edilmelidir.
Çocukları
boğaz enfeksiyonlarından korumak için aileler nelere özen göstermeli?
Korunmada en önemli önlem ellerin yıkanmasıdır. Bu sayede hasta kişilerin
salgılarının ağız, konjunktiva ve burun gibi enfeksiyon giriş yollarına
bulaşması önlenir. Yine öksürme ve hapşırma sırasında ağızın kapatılması
ve hasta kişilerin kağıt maske kullanmaları da damlacık yoluyla bulaşmayı
ortadan kaldırır. Evde ve kapalı ortamlarda sigara içilmemesi enfeksiyon
sıklığının belirgin olarak azaltır. Anne sütü alan çocukların daha az üst
solunum enfeksiyonuna yakalandıkları belirtilmektedir.
Tekrarlanan A gurubu beta hemolitik streptokok enfeksiyonlarında aile
bireylerinin tümüne boğaz kültürü yapılması ve evde taşıyıcı kişi varsa
saptanarak tedavi edilmesi bu bakteriyel enfeksiyondan korunmada oldukça
önemlidir. Streptokoksik boğaz enfeksiyonu olan çocuğun uygun dozda, uygun
antibiyotiği 10 gün süreyle kullanması, doktorun gerekli görmesi durumunda
üç hafta ara ile kas içi depo penisilin tedavisinin ugyulanması da akut
romatizmal ateş ve onun komplikasyonu olan kalp tutulumunun önlenmesinde
çok önemlidir.