Sağlık ve mutluluk için spor
(14/Nisan)Sporsuz ve hareketsiz bir yaşam tarzı kalp ve damar
hastalıklarından diyabete kadar birçok hastalığa neden oluyor. Sporun
ruhsal sağlığa da katkısı olduğunu belirten uzmanlar düzenli olarak spor
yapan gençlerin şiddete daha az başvurduklarını söylüyor.
Spor gençlerde şiddeti önlüyor
Modern yaşamın getirdiği kolaylıklar ile artık egzersiz yapmak için
yeterli fırsatın bulunamadığını belirten Uzm. Dr. Murat Beyaz egzersizin;
aktif, üretken ve kaliteli bir yaşam sağlamanın yanında insanları
hastalıklardan da koruduğunu söyledi. Uzm. Dr. Beyaz şöyle devam etti:
“Özellikle 16-21 yaşları arasında yapılan spor büyük önem taşıyor. Bu
sayede kişinin potansiyelinin en üst noktasına erişmesi mümkün oluyor.
Unutulmaması gereken spordan maksimum verimi elde edebilmek için düzenli
olarak spor yapmak gerektiğidir. Düzenli spor yaparak sadece fiziksel
değil, ruhsal olarak da sağlığınıza büyük katkıda bulunabilirsiniz.
Amerika Birleşik Devletleri’nde 14.221 lise öğrencisi üzerinde yapılan bir
araştırmanın sonuçlarına göre spor yapan gençlerin spor yapmayanlara
oranla daha iyi beslendikleri, şiddete daha az başvurdukları ve insani
ilişkilerinin daha iyi olduğu tespit edilmiştir.”
Sporsuz yaşam kronik hastalıklara neden oluyor
Son yıllarda ABD’de geniş halk kitleleri taranarak yapılan araştırmalar,
sporsuz bir yaşam tarzının insanları kronik hastalıklar vasıtasıyla
sinsice ölüme götürdüğünü ortaya koyuyor. JAMA dergisinde yayınlanan bir
araştırmanın sonuçlarına göre tüm ölüm nedenleri arasında, ölüme neden
olan risk faktörlerinin başında düşük kondisyon geliyor.
Sporsuz bir yaşam tarzının başta kalp damar hastalıkları olmak üzere
diyabet ve bazı kanser türleri gibi ciddi rahatsızlıklara yol açtığını
belirten Uzm. Dr. Murat Beyaz sözlerine şöyle devam etti:
“Günümüzde tüm ölüm nedenleri arasında kalp damar hastalıkları birinci
sırada gelmektedir ve diğer tüm hastalıkların toplamı nispetinde bir oranı
oluşturmaktadır. Kalp damar hastalıklarının oluşumunda en sık gözlenen
risk faktörü açık ara ile sporsuz yaşam tarzıdır. İngiltere’de 31.000
otobüs şoförü ile biletçisi üzerinde yapılan bir araştırmada, şoförlerin
sürekli oturduklarından ve trafik stresine maruz kaldıklarından ötürü iki
katlı otobüste sürekli dolaşan, merdiven inip çıkan biletçilerden daha
yüksek oranda kalp hastalıklarına yakalandıkları saptanmıştır.
Araştırmalar egzersiz yapmayanların, yapanlara oranla 2,5 - 4 kat daha
fazla oranda kalp hastalığına yakalandığını göstermiştir. Ölüm nedenleri
arasında 2. sırayı alan kanserler ile hareketsiz, sporsuz yaşam tarzı
arasında da bir bağlantı tespit edilmiştir. Kolon kanseri oluşum nedenleri
arasında hareketsiz yaşam alışkanlığı gösterilmektedir. Hareketsiz yaşamın
doğal sonucu olan şişmanlık, hormonal dengeleri bozarak bir çok kanser
türünün oluşumuna zemin hazırlamaktadır. Yaşamı diğer tehdit eden
hastalıklardan şeker hastalığı da sporsuz yaşam tarzı ile yakından
ilişkili. Bu yıl New England Journal of Medicine’da yayınlanan bir
araştırmanın sonuçlarına göre sporsu, hareketsiz yaşam tarzı, şeker
hastalığı oluşumuna neden olmaktadır.”
Hangi egzersiz, ne sıklıkta, hangi yoğunlukta ve ne
kadar?
Uzmanlar, egzersizin hastalıklardan korunma, kondisyonun gelişimi ve kilo
verilmesi gibi faydalarından yararlanılabilmesi için bilinçli yapılması
gerektiğini belirtiyor. Büyük kas gruplarını kullanıldığı yürüyüş,
bisiklet, jogging, koşu, yüzme, tenis gibi sportif aktivitelerin sağlık
için daha faydalı bulunduğunu belirten Uzm. Dr. Murat Beyaz, ispatlamış
herhangi bir sağlık problemi bulunmayan bireylerin bu sporları ideal
olarak her gün, ama haftada en az 3-4 gün yapması gerektiğini söyledi. Uzm.
Dr. Beyaz şöyle devam etti: “Egzersizin süresi en az yarım saat, ideal
olarak 45 dakika sürmesi gereklidir ve efor süresince egzersiz herhangi
bir kesintiye uğramamalıdır. Örneğin tempolu yürüyüşlerde 20 dakika kadar
egzersize devam ettikten sonra bir 10 dakika soluklanma veya vitrin bakma
gibi verilen aralar egzersizin etkinliğini sıfıra indirmektedir. Çünkü
vücudumuz egzersize başladıktan ortalama 20 dakika sonra enerji kaynağı
olarak yağlar yanmaya başlar ve eğer egzersiz 30-45 dakika kesintisiz
sürerse, egzersizden sonra bile 1 ila 4 saat yağlar yanmaya devam eder.
Egzersiz yapılırken dikkat edilmesi gereken en kritik nokta yapılan eforun
şiddeti, yani yoğunluğudur. İdeal olarak spor hekiminizin size yaptığı
ergospirometrik efor testi sonucu egzersiz nabzı belirlenebilmektedir. Her
birey için bu egzersiz nabzı değişmektedir ve bu limitler aşılmamalıdır.
Bir hekim tavsiyesi alma imkanı yok ise eforunuzun yoğunluğu; siz egzersiz
yaparken ıslık çalmanızın veya yanınızdaki ile konuşmanızın mümkün olacağı
bir egzersiz şiddetinde olması gereklidir. Tabii egzersiz yoğunluğu çok
hafifte olmamalıdır ve egzersiz esnasında tatlı şekilde bir ter atmanız
gerekmektedir.”