Meme kanserliler anne olabilecek
(13/Nisan)Türk doktor Kutluk Oktay’ın çalışmasına göre, meme kanseri
tedavisinde kullanılan tamoxifen veya letrozolle, düşük dozlu FSH ile
birlikte verildiğinde, yumurtlamayı tetikliyor, kanserin tekrar riskini
azaltıyor.
Dünyada ilk kez yumurta nakli gerçekleştirerek, kadınlarda menopoz ve
kısırlığı kabus olmaktançı karacak yolu açan Türk Dr. Kutluk Oktay, bu kez
de her 8-10 kadından birinde görülen meme kanserinde, üreme ile ilgili
umut verici çalışma gerçekleştirdi.
ABD Cornell Üniversitesi Üreme ve Kısırlık Merkezi Öğretim üyelerinden,
Üremenin Korunması Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kutluk Oktay, yeni çalışmasında,
meme kanserli hastaların tedavisinde kullanılan tamoxifen veya letrozolle
birlikte düşük oranlı FSH verilmesinin, yumurtlamayı tetiklemesinin
yanında kanserin nüks (tekrar) riskini azalttığına ilişkin önemli veriler
elde etti. Prof. Dr. Oktay’ın çalışması, seçkin bilim dergilerinden The
Journal of Clinical Oncology’de yayınlandı.
Prof. Dr. Kutluk Oktay’dan alınan bilgiye göre, IVF’te (In Vitro
Fertilizasyon: Kadının yumurtalıklarından olgun yumurta hücresi alınarak,
dış ortamda döllenmesi) kullanılan standart üreme ilaçlarının, östrojen
seviyesini artırması, bunun da meme kanseri gelişimini tetiklemesi,
özellikle kanserli hastalar açısından uzak durulması gereken bir yöntemi
oluşturuyordu. Ancak, yeni çalışmayla anne olma yolunu açık tutmak isteyen
meme kanserli hastaların, kısırlığa yol açabilen kemoterapi öncesinde,
kanserin tekrar riskini de artırmadan başvurabilecekleri bir uygulama
bulunuyor.
Prof. Dr. Oktay ve ekibinin çalışmasında, meme kanserinde kullanılan ve
östrojenin etkisini engellediği bildirilen letrozol ve tamoxifen gibi
ilaçların, düşük dozda FSH ile birlikte verilmesiyle kanserin nüks riskini
artırmadan yumurtlamayı sağladığına ilişkin önemli veriler elde edildi.
60 KADIN
ÜZERİNDE ARAŞTIRMA YAPILDI
Yapılan araştırmalar, bu ilaçların, IVF ile üretkenliğini korumak isteyen
meme kanserli hastalarda, güvenli olarak kullanılabileceğini destekledi.
60 meme kanserli kadın üzerinde yapılan araştırmada, bunlardan tüpbebek
işlemi için başvuran 29’una, sadece tamoxifen kullandırıldı. Tamoxifen
veya letrozolle birlikte düşük doz FSH verilen 31 kadın ise tüp bebek
uygulamasını istemedi. Sadece Tamoxifen alan 29 kadınla yapılan
karşılaştırmada, diğer grupta daha fazla ve olgun yumurta oluştuğu ve daha
çok embriyo elde edilebileceği görüldü. 1.5 yıl sonra gerçekleştirilen
kontrollerde ise her iki grupta kanserin tekrar oranı(yüzde 10) aynı
bulundu.
“EN KISA
SÜREDE ÜREME UZMANINA BAŞVURUN”
Prof. Dr. Oktay, söz konusu çalışmayla ilgili olarak bilgi verirken, yeni
tekniğin tamamen güvenli olduğunu söyleyebilmek için daha çok araştırma
yapılması gerektiğini, çalışmaların da devam ettiğini söyledi. Prof. Dr.
Oktay, şunları kaydetti:
“Bu çalışma, meme kanserli hastalarda, kemoterapi öncesinde üretkenliğin
korunması için temoxifen veya letrozol kullanılarak yapılan IVF işleminin,
ümit verici olduğunu ileri sürmektedir. Üretkenliği ile ilgili şüpheleri
olan meme kanserli hastalar, kemoterapiye başlamadan önce tüp bebek
uygulaması için yeterli zamanlarının olduğunu bilmelidirler. Genellikle
meme cerrahisi ile kemoterapi arasındaki zaman aralığı, 6 haftadır. Bu
süre, IVF yaptırmak için yeterlidir ki, bu uygulama, 2 hafta sürer.”
Kemoterapi yaptırmak üzere olan kanserli hastaların embriyolarının
dondurulduğunu ve hasta gebeliğe uygun hale gelinceye kadar bu şekilde
bekletildiğini kaydeden Prof. Dr. Oktay, “Üretken dönemdeki meme kanserli
kadınlar, doktorları ile üretkenliğinin korunması seçeneklerini
konuşmalıdırlar ve kanser tanısı konar konmaz bir üreme uzmanı aramayı
düşünmelidirler” dedi. Prof. Dr. Oktay, bu yöntemin, yumurta dondurma
işlemi için de kullanıldığını, böylece meme kanserli bekar kadınlarda
doğurganlığın, aynı şekilde korunabileceğini bildirdi. Prof. Dr. Oktay,
yumurta dondurma yönteminin başarı oranının gittikçe arttığını, kadınların
ileri yaşlarda çocuk sahibi olabilmeleri için ümit verici bir uygulama
haline geldiğini bildirdi.
YENİ TEDAVİYLE İLK DOĞUM YOLDA
Prof. Dr. Oktay, söz konusu yöntemle oluşturulan embriyonun
dondurulmasının ardından meme kanseri tedavisini tamamlayan bir
kadınatransferin yapıldığını söyledi. Prof. Dr. Kutluk Oktay, hamile kalan
35 yaşındaki kadının, doğumun yakın olduğunu bildirdi.
“RAHİM KANSERLİ KADINLARDA DA KULLANILABİLECEK”
Letrozol tedavisinin, rahim kanserli hastalarda da aynı amaçla
kullanılabileceğini ifade eden Prof. Dr. Oktay, şunları kaydetti:
“Klasik IVF hormon tedavisi ile östrojen düzeyinin yükselmesi sakıncalı
olduğu için sadece Letrozol ile IVF tedavisini kullanıp embriyo veya
yumurta donduruluyor. Rahim kanserli hastalarda daha sonra rahim ve
yumurtalık çıkarıldığı için taşıyıcı annelik yoluyla çocuk sahibi
olunabiliyor.”
Prof. Dr. Oktay, bu yöntemin de ilk kez 32 yaşında rahim kanserli bir
hastaya uygulandığını, hastanın, kız kardeşi tarafından taşınan
embriyolarla üçüz çocuk sahibi olduğunu bildirdi.
AA