Televizyon otizm tetikleyicisi
(13-3-2005/İHA) Otizmin (davranış bozukluğu) nedenin tam olarak bilinmediğini ifade eden Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı Semra Öztürk, "Son yıllarda özellikle bebeklerde televizyonda izletilen reklam ve kliplerin otizmi tetikleyici, artırıcı olduğu savunulmakta" dedi.
Bir miktar problemli olarak kabul ettiğimiz bazı davranış biçimlerininin
giderek artmasının otizm olarak tanımlandığını belirten Çocuk Gelişimi ve
Eğitimi Uzmanı Semra Öztürk, "Otizm, çoğumuz için uzak bir hastalık ancak
günümüzde görülme sıklığında yüzde kırk oranında artış gözlenmektedir.
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre Türkiye'de yaklaşık 100 bin otistik insanının
yaşadığı sanılmakta ve her beş otistikten dördü erkek" dedi.
Öztürk, otizmin nedeninin tam olarak bilinmemekte olduğunu belirterek, "Beynin
konuşma ve duygulara gelen bilginin değerlendirilmesi ile ilgili bölümünde
fiziksel bir problem olduğu iddia edilmektedir. Psikolojik ortamdaki
harabiyet otizmin nedeni değildir. Artık iyice yakınımıza gelmiş olan
otizmin belirtilerini bilmek çocuğumuzdaki sorunu erken fark edip onu
zaman kaybetmeden topluma kazandırmada yardımcı olacaktır. Çünkü otizm
tedavi edilebilir ve zamanında verilen eğitimle kişi normale yakın bir
hayat sürebilir" diye konuştu.
Otizm tanısı konmamış ancak otizmin belli belirtilerini gösteren çocuklar
için de mutlaka programları ile desteklenmesi gerektiğini ifade Öztürk, "Otizm
yaşamın ilk iki yılında ortaya çıkar. Son yıllarda televizyonun özellikle
reklam ve klip, bebeklere otizmi tetikleyici artırıcı olduğu savunulmakta.
Bu anlamda bebeklere televizyon izletilmemesi doğru olacaktır" dedi.
Otizmin teşhisi ve erken tedavisi için yapılan ve geliştirilen yeni
yöntemler araştırmada kullanılan göz izleme sistemi ile bir çocuğun
otistik olup olmadığı üç ayalıkken belirlenebildiğini vurgulayan Çocuk
Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı Semra Öztürk, "Dış görünüşleri normal
çocuklardan ayırt edilmeyen otistik çocukların erken teşhisinin önünü
tıkayan en önemli sebep otizm belirtilerini ailenin yanlış yorumlamasıdır.
Çocuğun kendi halinde, uslu, sorun çıkarmayan ve kendisine yeten bir birey
olduğunun düşünülmesi çocuğa ulaşılamadığının zannedilmesi' zaten erkekler
geç konuşur' gibi ön yargı ile yaklaşılması sık rastlanan yorumlardır"
diye konuştu.
Öztürk,
Otizmin belirtilerini ise şu şekilde sıraladı:
"Göz kontağı kurmaktan kaçınırlar, anneye aşırı bağlıdırlar yada hiç bağ
kurmazlar. Öpülmeyi ve kucaklanmayı sevmezler. İsmiyle seslenildiğinde
tepkisizdirler, konuşmayı geç öğrenirler, konuşulanları ve direktifleri
anlamada güçlük çekerler, kısa konuşurlar, yaşıtları ile oynamazlar,
kalabalıktan rahatsız olurlar. Sosyal kurallara uymada zorluk çekerler,
tencere kapağı, topaç, araba tekerleği gibi dönen objelere ilgi duyarlar.
Kendi etrafında dönme ve aynı sözleri tekrarlama gibi davranışları vardır.
Nedensiz ağlar ve çığlık atarlar. Çevrelerine yapılan herhangi bir
değişiklikten rahatsız olurlar, bunun yanında özel yetenekleri de olabilir,
müzikte, resimde matematikte önemli önemsiz konuları hatırlamada üstün
yetenekleri olabilir. Otistik bir çocukta bu belirtilerin hepsi birden
olmaya bilir. Eğer anne babalar bu belirtilerden bir kısmını tespit
etmişlerse en kısa zamanda bir uzmana başvurması gerekmektedir."