Uyku apnesi, trafik kazası nedeni
(12/Nisan)Uykuda nefes durması anlamına gelen “uyku apne sendromu” olan
kişilerin trafik kazası yapma riskleri en az 7-8 kat daha yüksek.
Uludağ Üniversitesi (UÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı
öğretim üyesi ve “Uyku Laboratuvarı” sorumlusu Prof. Dr. Mehmet Karadağ,
uykunun vazgeçilmez bir ihtiyaç olduğunu söyledi. Bir filozofun, “Uyku
sağlıkla beden arasındaki altın bir zincirdir” dediğini vurgulayan Karadağ,
bu zincir koptuğu zaman bedenin sağlıkla buluşmasının mümkün olmadığını
belirtti.
Karadağ, düzenli olarak nefes alıp vermenin vücuttaki tüm sistemlerin
sağlıklı olarak işleyebilmesi için şart olduğunu belirterek, ancak bazı
insanlarda uykuda nefes alıp vermenin düzenli şekilde gerçekleşmediğini
kaydetti. Uykuda nefes durması anlamına gelen “uyku apne sendromu” olan
kişilerin, uykularında bazen nefes alamadıkları için hayatlarında birçok
şeyin bozulduğunu anlatan Karadağ, şunları söyledi:
“Gece düzenli olarak nefes alıp veremeyen ve dolayısıyla da uyuyamayan
insanlar, önce sinirli ve gergin olurlar, her şeye ve herkese kolayca
kızabilirler. Bu belirtiler ilerledikçe, rahatsızlığın vücutta yaptığı
tahribat da artar. Hastalığın ilk belirtisi horlamadır. Daha sonraki
aşamalarda horlayan kişilerde gündüz aşırı uyuklama, esneme, oturduğu
yerde uyuma gibi belirtiler görülür. Bu hastalık önceleri hafif şiddette
başlar ve giderek şiddetlenir. Biz hangi aşamada hastaya ulaşmışsak, onu o
aşamada iyileştiririz. İyileşme geciktikçe, vücuttaki tahribat daha fazla
olur. Sinirlilik, uyumsuzluk halinin üzerine, artık vücutta sistemlerin
düzensiz olarak çalışması başlar. Strese bağlı dediğimiz ve özellikle
yüzyılımızın hastalıkları olarak bilinen birçok hastalık, apne
hastalarında görülür. Hipertansiyon, kalp damar hastalıkları gibi.”
Sağlıklı kişilerin de apne rahatsızlığı bulunanlardan etkilendiklerine
işaret eden Karadağ, “Nasıl sigara içen birisi sadece kendisine zarar
vermiyor, çevresindeki pasif içicilere de zarar veriyorsa, apne hastaları
da aynen böyledir” dedi.
Karadağ, bu zararın başında trafik kazalarının geldiğini belirterek,
Türkiye’de 16 milyon ehliyetli sürücü bulunduğunu ve bunların en az 160
bininin apne hastası olduğunu kaydetti.
“APNE HASTALARI DAHA ÇOK TRAFİK KAZASI YAPIYOR”
Bu kişilerin bir kısmının hastalığının, kırmızı ışıkta durdukları zaman
uyuyacak kadar ağır olduğunu anlatan Karadağ, şöyle konuştu:
“Bu kişiler dikkatsizlik ve dalgınlık sonucunda trafik kazalarına neden
oluyorlar. Apne hastalarının, olmayanlara oranla trafik kazası yapma
riskleri en az 7-8 kat daha yüksektir. Hele bizim ülkemizde, ölümlü trafik
kazaları, gelişmiş ülkelere göre oldukça yüksek. Apne olmadığı halde
apneli kişilerin yol açtığı trafik kazalarında hayatlarını kaybeden
insanlar var. Biz, Türkiye’deki tüm ağır vasıta şoförlerinin, uykuda apne
sendromu olmadığı belirlendikten sonra araç kullanmasına izin verilmesini
istiyoruz. Çünkü, bu insanlar ölümle sonuçlanan trafik kazalarına neden
oluyorlar. Bunlara, eğer apnesi olmadığı kanıtlanıp sonra ehliyet
verilirse, trafik kazalarının son derece azalacağını düşünüyoruz.”
UYKU LABORATUVARLARININ ÖNEMİ
Prof. Dr. Mehmet Karadağ, uyku apnesi olan insanların tedavi edilebilmesi
için uyku laboratuvarlarının çok önemli olduğuna değinerek, bu
laboratuvarlarda kişilerin uykularında kontrol edildiklerini, kesin teşhis
konulduktan sonra da tedavilerinin yapıldığını bildirdi. Merkeze gelen
hastalara “uykululuk skalası” denilen bir test uyguladıklarını dile
getiren Karadağ, şöyle konuştu:
“Burada hastalara 8 soru soruluyor ve çıkan sonuca göre kişinin apne
hastası olup olmadığı belirleniyor. Eğer bir kişi (horluyorum) diyorsa ve
gündüz uyuklaması varsa, hele hele eşi veya arkadaşı, bu kişinin gece
horlarken zaman zaman nefesinin durduğunu gözlemlemişse, bu onun yüzde
90’ın üzerinde apne hastası olduğu anlamına geliyor. Bu kişiler mutlaka
bir uyku laboratuvarına gelerek uyku testi yaptırmalı,çıkan sonuca göre de
tedavisini ihmal etmemelidir.”
AA