Nekadar Suya İhtiyacımız Var?
Susama her zaman vücudunuzun su kaybettiği anlamına gelmez; dehidrasyonu
yani vücudun su ihtiyacını gösterebilir.
Bilim adamları ‘susama’ ile ilgili bilimsel doğrulara kanıt aramak ve
çözüm bulmak için geçmişte ayrıntılı çalışmalar yapmış; fakat net bir
sonuç alamamışlardır. Şimdilerde de bir grup bilim adamı, insanların
beslenme standartlarını inceleyerek su konusuna değinmekte ve sağlıklı
yaşam için vücudun günlük su ihtiyacını incelemektedir. Dartmouth Tıp
Okulu’ndan Dr. Heinz Valtin “susuzluğunuza boyun eğin” önerisini
savunmuştur. Amerikan Psikoloji Günlüğü’nde, Dr. Valtin’in ‘8 Bardak
Teorisi’ ile ilgili yazıları yayınlanmıştır. Pensilvannia Eyalet
Üniversitesi Beslenme Uzmanı Barbara Rolls da bu konuda bazı noktalara
dikkatimizi daha fazla odaklamamız gerektiğini söylemektedir. Dr. Rolls’a
göre esas önemli olan; ihtiyacımız olan suyu nereden aldığımızdır.
Yaygın inanışa göre vücudun günlük ihtiyacı olan su, saf su olarak
tüketilmelidir; çay kahve gibi içeceklerin içerisinde bulunan su vücudun
ihtiyacı olan miktar içinde yer alamaz. Ancak Amerikan Ulusal Tıp
Enstitüsü Yemek ve Beslenme Bölümü üyelerinden Paula Trumbo bunun tamamen
yanlış olduğunu belirtmiştir. İnsanlar yedikleri yemeklerden su
ihtiyaçlarının çoğunu elde edebilirler. Meyve ve sebzelerde % 80 ile 90
arasında su bulunur. Ayrıca et ürünlerinde yeterli miktarda su vardır.
Hatta ekmek ve peynirde bile % 35 oranında su bulunmaktadır. Bu durum
meyve suları, süt ve diğer içecekler için de birer artıdır.
Dr. Rolls “birçoğumuz tuzlu ve kuru beslenme nedeniyle ihtiyacımız
olmadığı halde su tüketiriz; ve bu durum birçoğumuz için büyük bir problem
değildir, sadece tuvalete gidiş oranlarımız artacaktır” demektedir.
Dr. Valtin herkesi uyarmakta ve fazla su tüketiminin çeşitli
rahatsızlıklara yol açabileceğini, hatta ölüme neden olabileceğini
savunmaktadır. Bazen sağlıklı insanların bile (extasy ve buna benzeyen
uyuşturucu kullanıp anormal su kaybı yaşayanlar) su tüketimi fazla
olabilir. Bundan dolayı vücutta aşırı su birikmesi kandaki sodyum oranını
azaltır ve vücud sağlıklı çalışamaz.
Buna zıt olarak çoğu insan yeterli derecede sıvı alımının öneminden
habersizdir. Hatta yaşlı insanlar vücutlarındaki su kaybı hissini
algılayamadıklarında tüm vücut yavaş yavaş dehidrasyona uğrar. Ayrıca
böbrek taşına sahip olan insanlar düzenli ve sıkı egzersiz yapan insanlar
kadar suya ihtiyaç duyarlar.
Ancak şu sorular hala cevap beklemektedir; “Standart bir insan ne kadar
suya ihtiyaç duyar? Su satıcıları ve beslenme grupları tarafından önerilen
8 bardaklık miktar doğru mudur?”
40 yılını vücuttaki su ihtiyacını araştırmakla geçiren Dr. Valtin 1945’te
Besin ve Beslenme Birliği’nin yazmış olduğu bir rapora dikkat çekmektedir.
Rapor vücudun aldığı her kaloriye bir mililitre suyun denk düştüğünü
söylemektedir. Bu da hemen hemen günlük olarak alınan 2000 kalorilik bir
diyette 8 bardak suya tekabül eder. Burada belirtilen 8 bardak, minumum
sınırdır. Valtin “daha çok su için” kampanyalarının insanlar üzerindeki
etkisinin yanlış olduğunu belirtmekte ve buna karşıt olarak da besin
maddelerindeki sıvı oranını savunmaktadır. Valtin ayrıca normal bir
insanın günde 8 bardak su içmesinin doğru olup olmadığı ile ilgili
herhangi bir araştırma yapılmadığını savunmaktadır. Popüler olan düşünceye
zıt olarak Valtin kahve, çay ve sodaların, kafein ve buna benzer maddeleri
aşırı kullanan insanların günlük su ihtiyacını karşıladığını söylemektedir.
Diğer inanışlar:
Susama hissi dehidrasyona uğradığınızın belirtisidir. Herhangi zararlı bir
duruma yol açmamak için yaşlı insanlarda, maraton koşucularında ve
askerlerde vücudun su kayıp oranı maksimum düzeye çıkana kadar vücudun
suya karşı bloke edilmesi gereklidir. Bu kişiler dışında kalanlar için ise;
susama hissi duyulduğunda su içmek en yararlı davranıştır.
Yapılan araştırmalara göre yemekle birlikte içilen su doyma hissini
aetıracaktır. Fakat ögünler arasında içilen su iştahı gidermek açısından
önemli bir etken değildir.
Dr.Valtin son olarak, normal düzeyde su tüketildiği durumda, olması
gereken renkte bir idrara sahip olunmasının doğru bir işaret olduğunu
belirtmektedir.