Şeker hastasının 10 yıl içinde kalp krizi geçirme riski yüzde 20

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Taner Damcı diyabetin (şeker hastalığı) kalp hastalıklarıyla ilişkisine yönelik sorularımızı yanıtladı...

* Diyabetle kalp hastalıkları arasında nasıl bir bağlantı var?
Tip 2 diyabet tüm dünyada sıklığı büyük bir hızla artan ve çok önemli sonuçlarıyla insanların yaşamını kısaltan, yaşam kalitesini düşüren bir hastalık. Diyabet sıklığının tüm dünyada 2025 yılında 300 milyonu aşması bekleniyor. Diyabetik hastaların yalnızca küçük bir kısmı diyabetten ölüyor, yüzde 80'i kalp ve damar hastalıkları sonucunda hayatlarını kaybediyor.

* Diyabetli kişilerin kalp krizi geçirme oranı nedir?
Diyabetli hastanın 10 yıl içinde kalp krizi geçirme olasılığı yüzde 20 civarında. Bu rakam daha önce kalp krizi geçiren bir hastanın tekrar geçirme olasılığı kadar yüksek. Bu nedenle, diyabet artık eskiden olduğu gibi bir kardiyovasküler risk faktörü değil, kardiyovasküler olayın kendisi olarak kabul ediliyor. En yüksek risk daha önce kalp krizi geçiren diyabetli hastalardadır. Bu kişilerin kalp krizi geçirme riski 10 yılda yüzde 40'ın üzerinde. Kalp krizi geçiren bir insan diyabetli ise, ölüm riski diyabetli olmayan kişiye göre daha yüksektir. Diyabet, kadınların erkeklere göre kalp damar hastalıklarına yakalanma riskinin az olması avantajını da ortadan kaldırır.

* Diyabet de genetik midir?
Diyabetli hastaların akrabaları pek çok açıdan risk altındadır. Bunlardan en önemlileri, onlarda da diyabet gelişme riski ve diyabet gelişmese de artmış kalp damar hastalıkları riskidir. çünkü onlarda da genetik olarak insülin etkisine direnç vardır.

* Nasıl anlaşılır?
Diyabetli bir hastada diyabet ortaya çıktığında, damarlarında bozukluk yaratan süreç aslında çok önceden başlamıştır. O yüzden diyabetli bir hasta mutlaka kalp ve damar hastalığının varlığı ve eşlik eden diğer kalp damar hastalığı risk faktörleri bakımından taranmalıdır. Pek çok diyabetli hasta araştırıldığında kendisinde hiçbir yakınmaya yol açmayan, ancak oldukça ileri aşamada olabilecek koroner kalp hastalığı bulguları ortaya çıkarılabilir. Diyabetli hastalarda ağrı duyusu da bozulmuş olabileceğinden, sessiz kalp krizleri görülebilir. Sıkıntı hissi, bulantı gibi yakınmalar bu olasılığı akla getirmelidir.

* Kolesterolün, diyabetli hastalarda kalbe etkisi nasıldır?
Diyabetli hastalarda lipid bozuklukları çok sıktır ve LDL kolesterol yüksek olabilir. Yüksek olmasa bile, yapısal olarak damar sertliğine daha çok yol açan küçük LDL molekülü görülür. Diyabetlilerde HDL kolesterol düşük ve trigliseridler, özellikle şekerleri yüksek gidiyorsa yüksektir. Diyabetli hastalarda kötü kolesterol olan LDL kolesterolün çok düşük bir değer olan 70 mg/dl ye kadar düşürülmesi önerilir. Yine diyabetli hastalarda HDL kolesterol yükseltilmesi ve trigliseriderin düşürülmesi de büyük önem taşır. Diyabetli hastalarda lipid bozukluklarının tedavisi, diyabetli olmayan insanlardan daha büyük sağlık yararları sağlamaktadır.

* Diyabet hastası tansiyonuna nasıl dikkat etmeli?
Diyabetli hastaların yüzde 60'ında hipertansiyon görülür. Kan basıncının yüksek olması zaten yüksek olan kalp damar hastalıkları riskini daha yüksek düzeylere çıkarır. Bu nedenle, diyabetli hastalarda kan basıncının düşürülmesi gereken düzey, diyabetli olmayan kişilerden daha düşüktür. Diyabetlilerde kan basıncının 130/80 mmHg'ye düşürülmesi hedeflenir. Oysa, diyabetli olmayan kişilerde bu değer 140/90'dır. Diyabetli hastalara, tansiyon ilaçlarının birden fazlasının kullanılması gerekebilir. Bu nedenle, diyabetli hastalarda kan şekeri, şişmanlık lipid bozuklukları ve hipertansiyon gibi bozukluklar bir arada tedavi edilmelidir. Bunun yapıldığı hastaların yarısından fazlasında kalp krizinin önlenebildiği Danimarka'da yapılan Steno-2 çalışmasında gösterilmiştir.

Sabah

Copyright © 2017 ·All Rights Reserved · Thehealthnews.org

İnfo.