Türkiye biyonik kulak uygulamalarında AB'den ilerde
(09/Nisan)Avrupa Cochlear Implant Dernekleri Birliği'nin 10'uncu genel kurul toplantısı için Antalya'ya gelen Hendrik Fehr yaptığı açıklamada, doğuştan işitme kaybı olan çocuklarla, sonradan işitme kaybına uğrayanların duyabilmelerini sağlayan biyonik kulak uygulamalarında teknolojinin son derece hızlı ilerlediğini söyledi.
Türkiye'de de teknolojinin son ürünü biyonik kulakların kullanıldığını
kaydeden Fehr, Türkiye'deki tüm sosyal güvenlik kurumlarının, hastanın
biyonik kulak ve eğitim masraflarını ödediğini kaydetti. AB ülkelerindeki
sosyal güvenlik kuruluşlarının henüz biyonik kulak uygulamasını
ödemediğinden yakınan Fehr, şu bilgileri verdi:
''Hollanda'da özel sigorta şirketleri biyonik kulak giderini ödemeye
başladı. Cochlear implant dernekleri olarak, Avrupa'daki sosyal güvenlik
kurumlarının, bu uygulamanın giderini ödemesi için girişimlerimiz sürüyor.
Almanya, işgücü kaybının önüne geçmek için cochlear implant giderini
ödemeyi kabul etti. Türkiye'de 2 binden fazla cochlear implant kullanıcısı
bulunuyor. Cihazın fiyatı 22 bin dolar. Ardından 1 ile 3 yıl arasında
süren eğitim çalışmalarıyla maliyet 30-40 bin doları buluyor.'' Hendrik
Fehr, Türkiye'deki Cochlear Implant Derneği'nin Avrupa'dakilerden çok daha
iyi ve hızlı örgütlenebildiğini, bu nedenle Türkiye'nin biyonik kulak
uygulamasında AB ülkelerinin çok önüne geçtiğini vurguladı.
SENFONİ
ORKESTRASI KONSERİ
Merkezi Ankara'da bulunan Cochlear Implant Derneği Başkanı Mustafa Koyuncu
da, bir kaza sonucu işitme kaybına uğradığını ve 12 yıldır biyonik kulak
kullandığını söyledi. Mustafa Koyuncu, doğuştan işitme engelli bir çocuğa
en geç 5 yaşlarına kadar biyonik kulak uygulanması halinde, çocuğun
konuşmayı öğrenebildiğine işaret etti. Türkiye'de özellikle akraba
evlilikleri yüzünden toplam nüfusun yüzde 12'sinin işitme engelli olduğunu
ifade eden Koyuncu, yeni doğan bir bebeğin işitme engelli olup olmadığının
5 gün içinde belirlenebildiğini belirtti.
Koyuncu, biyonik kulak (cochlear implant) cihazları konusunda teknolojinin
son hızla geliştiğine de değinerek, ''Yeni çıkan biyonik cihazlarda ses
kalitesi, senfoni orkestrasını dinleme seviyesine ulaştı. FM sistemli
çalışan bir cihazla tüm sesler ayırt edilebiliyor'' diye konuştu.
Koyuncu, cochlear implantın, işitme duyusunun tamamen yok olması nedeniyle
sessizliğe mahkum olanların, işitmelerine ve konuşmalarına kavuşmasını
sağlayan çok önemli bir buluş olduğuna da dikkati çekti.
''MUCİZE
DEĞİL''
Kulak-Burun-Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Armağan İncesulu da, ileri derecede
işitme kaybının rehabilitasyonunda dünya üzerindeki son teknolojinin
cochlear implantasyon olmasına rağmen, cochlear implant uygulamasının bir
mucize olmadığını ve etken olan hastalığı ortadan kaldırmadığını bildirdi.
Avrupa Cochlear Implant Derneği'nin genel kurulu nedeniyle ürünlerini
tanıtan firma yetkilileri de Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'nın cochlear
implant ödemelerini yapmasına rağmen, son dönemde SSK'da hangi cihazın
alınacağı konusunda kararsızlık yaşandığını, bu nedenle halen SSK'lı 400
hastanın cihazın uygulanacağı günü beklediklerini söylediler.
Firma yetkilileri, yeni çıkan bir başka cihaz sayesinde, işitme kaybı
bulunan bir öğrencinin, diğer öğrencilerle birlikte aynı sınıfta ders
görebileceğini de belirttiler.
Firma yetkilileri, bu cihazın vericisinin öğretmenin boynuna asıldığını,
sınıfın en arka sırasında oturan işitme engelli çocuğun ise, öğretmenin
söylediklerini, çok net duyabildiğini kaydettiler.