OSTEOPOROZ ve BESLENME

Osteoporoz kısaca; mevcut kemik kütlesinin azalması, kemiklerin zayıflaması ve mineral (kalsiyum) içeriğinin azalması sonucu süngerimsi bir hal alması ile, kolayca kırılabilir duruma gelmesi olarak tanımlanabilir. Osteoporozun, menopoz sonrası ve yaşlılık olmak üzere iki tipi vardır. Menopozal osteoporoz, kadınlarda menopoz sonrası 15-20 yıl içinde ortaya çıkmaktadır ve genellikle süngerimsi (trabekular) kemikte görülür. Lombar omurgada (bel kemiğinde) şiddetli ağrı, şekil bozukluğu ve kemik (bacak) kırıkları sıktır. Kemik kütlesi normalden %33 daha düşüktür. Yaşlılık osteoporozu ise, daha çok 70 yaşından sonra hem kadınlarda hem de erkeklerde ortaya çıkar. Süngerimsi ve kortikal kemikler etkilenir. Boy kısalması, şiddetli sırt ağrıları, kalça ve omurga kemiklerinde kırıklar sıklıkla görülür.



Dünya Sağlık örgütü (DSö=WHO) raporlarında, menopoz sonrası (post menopozal dönem) kadınlarda osteoporoz sıklığının %30 olduğunu bildirmektedir. ABD' de yılda 1.3 milyon osteoporotik kırık vakası görülmektedir. Osteoporoz sıklığı, Hollanda'da 45 yaş üstü erkeklerde 1/3, 60-80 yaş arasındaki kadınlarda ', 80 yaş üstü kadınlar da ise ' oranındadır. İngiltere'de ise her 4 kadından birinin düşük kemik dansitesine sahip olduğu görülmüştür.



Osteoporoz oluşumuna; kalıtım, kemik yapım sürecinde doruk kemik kütlesinin düşüklüğü, yaş, cinsiyet, , ırk (beyaz ırkta daha sık görülür), östrojen salgılanmasının azalması/durması, hareket azlığı, aşırı zayıflık, aşırı alkol ve kafein alımı, aşırı tuz tüketimi, sigara içmek, Ca atımını arttıran ilaçların (kortikosteroitler, antikonvülsanlar, yüksek doz tiroid hormonu, uzun süreli heparin tedavisi vb) ve Ca emilimini azaltan ilaçların (kurşun, kadmiyum, alüminyum vb içeren ilaçlar) uzun süre kullanılması, çeşitli hastalıklar (hipertiroidzm, diyabet, parathormon bozuklukları, mide barsak hastalıkları, emilim bozuklukları, böbrek hastalıkları,vb) etki eden başlıca faktörlerdir.



Kemik oluşum sürecinde doruk kütleye ulaşılamamasının başlıca nedeni ise yetersiz Ca ve D vitamini alınmasıdır. 25 yasına kadar Ca ve D vitaminin alınması ile vücuttaki Ca depoları dahil dolmaktadır.

Yeni doğan bir bebeğin vücudunda ortalama 925 gr kalsiyum bulunmaktadır. Yetişkinlik dönemine kadar, yaklaşık 20 yıl süresince, günde 120 mg kalsiyum vücutta depolanmaktadır. Normal bir yetişkinin vücudun da 1000-1200 gr Ca bulunup, bu kalsiyumun %99 kemiklerde ve dişlerde, geri kalanı (%1) ise vücut sıvılarında bulunmaktadır.



İnsan vücudundaki Ca' un temel görevi sert dokuları oluşturmak ise de vücut sıvılarında bulunan az miktarı kanın pıhtılaşmasında, kalp kası ve diğer kasların çalışmasında, sinir uyarılarının iletiminde görev almaktadır.

Vücudun acil kalsiyum gereksinmesi kemiklerden Ca çekilerek sağlanmaktadır. Kanda bulunan Ca ile kemiklerde bulunan Ca' un %99 göreceli, %1'i ise kolayca değişmektedir. Bu kolay değişen kalsiyum, uzun kemiklerin son kısmında ki kristal yapıda olup buna ' trabule ' denir. Bu değişim ve kemiğin bu bölgesinden hızlı bir kalsiyum çekilmesi gebelik, emziklilik ve büyümenin hızlı olduğu dönemler de yani gereksinmenin artığı dönemlerde, oldukça hızlı iken yetişkinlik ve yaşlılıkta oldukça yavaşlamaktadır. Yetersiz alımın uzadığı hallerde bu bölümün Ca içeriği azaldığından dayanıklılık kısmında da çözünme olur. Kemik yoğunluğu ölçümlerinde bu nedenle femur başının, kalsiyum yoğunluğu ölçülmektedir.



Kemikler sert bir yapıda olmalarına rağmen, canlı dokulardır. İnsan iskeletinin büyük bir kısmı kortikal, az bir kısmı da trabekular (süngerimsi) kemiklerden oluşturur. Trabekular kemikler omurga ve uzun kemikler ile pelvisin uçlarında bulunur . Kemiklerin yapısı, %25 su, %20 protein, %5 yağ ve %50 kalsiyum tuzlarından oluşmaktadır. Kemikler sürekli olarak yapılır ve yıkılır. Yapım ve yıkım , kişinin yaşına ve fizyolojik durumuna göre değişir. Kemik yapımı, büyümenin hızlı olduğu çocukluk ve ergenlik döneminde hızlanmakta ve 30 yaşına kadar yavaşlayarak sümektedir. 20-25 yaşlarında kemiğin mineral içeriği doruk noktasına erişir. 30 yaşından sonra yıkım yapımın önüne geçmeye başlar ve 40 yaşından sonra yılda yaklaşık %1.2 kemik kaybı olur. Menopozla (50 yaş civarında) beraber kemikteki yıkım hızı artar, yıllık kayıp %2-3 orana çıkar. Menopozdan 10-15 yıl sonra kemik kayıp hızı yavaşlar ve yıllık %1 oranına iner. Kemik kütlesi erkeklerde kadınlardan %30, kemik yoğunluğu ise %15 daha yüksek olup, erkeklerde ki kemik yıkımı kadınlara nazaran daha yavaştır. Yaşam boyu kadın, doruğa ulaşmış kemik kütlesinin %45-50' sini (%35 kortikal , %59 süngerimsi kısımdan), erkek ise %20-30' unu yitirir.


Vücudun ihtiyacı olan kalsiyum gereksinmesi büyümenin hızlı dönemlerde artmaktadır. Günlük kalsiyum gereksinmesi için önerilen miktarlar aşağıdaki tablo I'de özetlenmiştir. Türkiye için RDA (Amerika Besin ögeleri Komitesi) değerleri salık verilmektedir.

TABLO I: Yaş gruplarına göre önerilen günlük kalsiyum gereksinmesi (mg/gün)

 

DöNEM YAŞ RDA* İNG.SAĞLIK DEPARTMANI** İNG: OSTEOPOROZ DERNEĞİ***
Bebeklik 0-5 ay

5-12 ay

400

600

-

525

-

-

Çocuk 1-3

4-6

7-10

800

800

800

350

450

550

800

800

800

Erkek 11-14

15-18

19-24

25-50

51-...

1200

1200

1200

800

800

1000

1000

800

800

800

900

1000

1000

1000

1000

Kadın 11-14

15-18

19-24

25-50

50-...

1200

1200

1200

800

800

800

800

700

700

700

900

1000

1000

HT(+)1000

HT(-)1500

 

HT(+) Hormon tedavisi alınıyor ise...

HT(-) Hormon tedavisi alınmıyorsa...

Yetersiz kalsiyum alımı daha çok gençlerde (ergenlik dönemindeki) ve yaşlılarda önemlidir. Ergenlik dönemi, kemik sağlığı açısından en önemli ve kritik dönemdir. Bu dönemde kalsiyumun yeterli alınması ile doruk kemik kütlesine ulaşılabilmekte, erişkinlik döneminde kemik kütlesi korunabilmekte ve post menopozal dönemde kemik dokusu kaybı yavaşlatılabilmektedir. Bu konudaki bilimsel çalışmalar ile, kalsiyum eksikliğinin ancak 20-25 yaşa kadar giderilebildiğini, bu yaştan sonraki kalsiyum takviyesinin sadece kemik hacminin korunmasına yardımcı olduğu görülmüştür.



Ca gereksinmesi kişinin beslenme alışkanlıklarından ve şeklinden de etkilenmektedir. Kalsiyumun en iyi besinsel kaynağı süt ve süt ürünleridir. Ayrıca kalsiyum emilim oranı (biyoyararlığı) en yüksek olan besinlerin başında süt gelmektedir. Pekmez, susam, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, kuru yemişler, kurutulmuş meyveler kalsiyumun en iyi kaynaklarıdır. Kalsiyumdan zengin yiyecekler ve içerdikleri Ca miktarları aşağıda verilmiştir.

  Ca miktarı

(mg/100gr)

1 porsiyonu ve içerdiği Ca miktarı

(mg)

Ca miktarı
SüT tam yağlı

SüT yarım yağlı

SüT yağsız

119

122

123

1 su bardağı (160 gr)

"

"

190

195

197

YOĞURT tam yağlı

YOĞURT yarım yağlı

111

120

"

"

178

192

BEYAZ PEYNİR (Edirne )

BEYAZ PEYNİR (Urfa)

335

338

1 kibrit kutusu (30 gr)

"

101

101


Yiyeceklerle alınan Ca' un vücudumuzda yaklaşık %30-40'ı emilebilmektedir. çünkü, kalsiyum yiyeceklerde, diğer besin ögeleri ile bağlı-bileşik (kompleks) halinde bulunmaktadır. Emilim için Ca, bu komplekslerden ayrılıp çözünebilir duruma gelmelidir. Mide salgıları Ca' un bu komplekslerden ayrılmasını kolaylaştırmaktadır. İnce bağırsakların üst kısmında (duodenum), Ca bağlayıcı proteine (Ca BP) bağlanarak aktif taşıma ile emilir. Kalsiyumun duodenumdan emilimini olumlu ve olumsuz etkileyen birçok faktör (yiyeceklerdeki bazı maddeler ve özel fizyolojik durumlar) vardır.



Kalsiyumun emilimini etkileyen faktörler:

A. Ca emilimini azaltan faktörler:
Ca emilim bölgesi olan ince bağırsakların üst kısmının alkali olması
Tüketilen yiyeceklerdeki posa-lif oranının yüksek olması
Sindirim ve emilim bozuklukları (bu fizyolojik bozukluklarda, dışkıda yağla beraber Ca atımı da artmaktadır.
Besinlerle alınan Ca ve fosfor (P) arasındaki dengesizlik, alüminyum ve çinkonun aynı anda alınması,
Tahıllarda bulunan fitat ve oksalatların (bu maddeler Ca ile birleşerek suda erimeyen tuzlar-bileşikler oluştururlar) fazla olması,
Menopoz yani östrojen hormunu salgılanmasının azalması / kesilmesi

B. Ca emilimini arttıran faktörler:
Ca emilim bölgesi olan ince bağırsakların üst kısmının asit olması, laktoz (yoğurt), sitrik asit (C vitamini) ve bazı amino asitler bu bölge de asit ortam yaratırlar,
İnce bağırsakların normal hareketi,
Safra asitlerinin ortamda olması,
Besinlerle alınan Ca ve fosfor (P) arasındaki dengenin sağlanmış olması,
Kısa ve orta zincirli yağ asitlerinin yeteri kadar tüketilmesi,
Ca BP' in ortamda bulunması,
Gereksinmenin artması (gebelik, emziklilik, vb..

Midenin asit salgısı, besinlerle yeterli D vitamini, laktoz, sitrik asit (C vitamini), bakır ve flor alınması yiyeceklerdeki kalsiyumun emilimini artırmaktadır. Tahıl grubu yiyeceklerin ve etin Ca içeriği düşüktür. Ayrıca sebze ve tahıllarda bulunan yüksek posa-lif, fitat ve oksalatlar bağırsaklarda kalsiyum ile birleşerek çözünmeyen bileşikler oluşturarak kalsiyumun emilimini azaltmaktadırlar.


Kalsiyumun yanı sıra D vitamininde yeterli alınması gerekmektedir. D vitamini insan vücudundaki görevi kalsiyumun bağırsaklardan emilmesini sağlar, kemiklerden kalsiyumun çekilmesinde (mobilizasyonunda) görev alır ve böbreklere gelen kalsiyumun vücuttan atılmasını engeller. D vitaminin yetersiz alınması ile hipokalsemi (kan kalsiyum düzeyinin düşmesi) ve hiperparatiroidzm (paratiroid hormonunun normalden fazla olması/salgılanması) ile beraber kemik mineralizasyonunda bozukluklar görülmektedir. D vitaminin esas kaynağı güneşin ultraviyole ışınlarıdır.


İnsan derisinin ultraviyole ışını ile 15-20 dakikalık teması ile vücutta D vitm aktif hale gelmektedir. D vitm gereksinmesi yaş ve coğrafi özelliklere (güneş ışınlarından yararlanma durumuna ) göre değişmektedir. Tablo 3' de yaş guruplarına göre günlük D vitm gereksinmeleri verilmiştir. D vitm besinsel kaynakları oldukça sınırlıdır.


Balık (özellikle yağlı balıklar), karaciğer, yumurta sarısı, et, tereyağı ve D vitm ilave edilmiş süt, margarin vb besinler iyi kaynakları arasındadır.

Osteoporoz oluşumuna etkili olan bir diğer besinsel faktörler, aşırı sodyum-tuz, kafein ve alkol alımı ile zayıflıktır.

 

DöNEM YAŞ ( yıl) RDA*
Bebeklik 0-5 ay

5-12 ay

7.5

10.0

Çocuk 1-3

4-6

7-10

10.0

10.0

10.0

SODYUM; Osteoporoz oluşumundaki en önemli besinsel faktörlerden biridir. Besinler ile alınan sodyum (Na), idrar ile atılan kalsiyumun en önemli belirleyicisidir. Sodyum alımı ne kadar fazla ise idrar ile kalsiyum atımı da o kadar artmaktadır. İşte bu nedenle Na alımı oldukça önemlidir. Post menopozal dönemde ki kadınlarda ve yaşlılarda hipertansiyonun yanı sıra bu nedenle de sodyum yani tuz kısıtlanması önerilmektedir.



KAFEİN; de sodyum gibi üriner (idrar yolu ile) Ca atımını arttırmaktadır. Ortalama 75-100 mg kafein içeren 1 fincan kahve idrar ile Ca atımının da 4 mg' lık bir artışa neden olmaktadır. Bazı içeceklerin kafein miktarları tablo 4' de görüldüğü gibidir.

İçECEK TüRü KAFEİN MİKTARI
COCO-COLA

PEPSİ-COLA

DİYET-KOLALAR

18.0

12.0

9.0

İNSTANT KAHVE (SUDA çöZüNEN)

MAKİNE KAHVESİ

44.0

73.0

ÇAY 5dk. DEMLENMİŞ

ÇAY 1dk. DEMLENMİŞ

33.0

20.0

OSTEOPOROZDAN KORUNMAK İçİN öNERİLEN BESLENME KURALLARI:

Günlük kalsiyum gereksinmenizin ne kadar olduğunu öğrenip (tablo 1), önerilen miktarı ve yiyecekleri (tablo 5) tüketmeye dikkat ediniz. Bir gün boyunca en azından 2 su bardağı süt/yoğurt ve 2 kibrit kutusu kadar peynir yemeğe çalışınız. Böylece en azından bir günde 580 mg kalsiyum almış olursunuz.

D vitamini gereksinmenizi karşılayabilmek için uygun ve düzenli olarak güneş ışığında çıkınız.

Beslenme programınızın protein içeriğinin fazla olmamasına yani proteinli gıdaları fazla tüketmemeye çalışınız. Proteinden et, balık, tavuk yerine aynı zamanda Ca' dan da zengin olan süt ve ürünlerini tüketmeye çalışınız. Günlük enerjinizin % 8-10' unun proteinlerden gelmesi gereksinmenizi karşılamak için yeterlidir.

Günlük sodyum- sofra tuzu tüketiminizi azaltarak 4-5 gr (10-12 gr sofra tuzu) ile sınırlamaya çalışınız.

Kafein alımınızı kontrol ediniz. Bir günde 2 bardak neskafe veya 2 fincan Türk kahvesinden fazlasını içmeyiniz. Bunun yanı sıra çay ve kola gibi içecekleri de sınırlı tüketiniz.

Günlük fosfor (P) alımınızı kısıtlayınız. Fazla P alım, besinler ile aldığınız kalsiyumun emilimini olumsuz etkilemektedir. Proteinden zengin gıdalar (özellikle et, balık, vb) aynı zamanda fosfordan da zengindir. Bu nedenle protein kısıtlamanız fosfor alımını da azaltacaktır.

Alkol, kemikler üzerine de toksik etkisi olan ve kemik yapımını durduran bir içecek olduğundan ya hiç içmeyin yada günlük tüketiminizi en fazla 30 ünite olacak şekilde azaltın. 30 ünite alkol 2 kadeh şarap, 500 ml bira, 1 duble (50-75 ml) rakı ile alınabilir.

Besinlerinizde ki posa miktarının aşırı olmamasına dikkat ediniz.günlük posa alımınızın 20-25 gr olması yeterlidir. Aşırı aldığınız posa besinler ile aldığınız kalsiyumun emilimini olumsuz etkilemektedir.

Vücut ağırlığınızı kontrol ediniz ve aşırı zayıflıktan kaçınınız. Yetişkinlikte, BKİ'nizin 20-25 kg/m', menopozda 25-27 kg/m' arasında olması kemik sağlığınız açısından önemlidir.

Copyright © 2017 ·All Rights Reserved · Thehealthnews.org

İnfo.