OBESİTE ( ŞİŞMANLIK )
Toplumumuz, birçok dünya ülkesinde olduğu gibi şişmanlayan bir nesil ile karşı karşıya. Fast food beslenme alışkanlığı, düzensiz öğünler ve hareketsiz bir yaşam hızla şişmanlamamıza ve sağlıksız bir yaşam sürdürmemize neden oluyor.
Dünya ülkerinde
hızla ilerleyen şişmanlık hastalığını önlemek amaçlı, farklı aktiviteler
düzenleniyor. Okul kantinlerinde şekerli, gazlı içecek satışının durdurulması,
karbonhidrat ağırlıklı beslenme yerine sebze ağırlıklı okul yemekleri sağlıklı
bir gelecek için alınmış önlemlerden sadece birkaçını oluşturuyor. Ülkemizde ise
durum oldukça korkutucu. Yapılan bilimsel araştırmalar gösteriyor ki; ülkemizde
birçok insan aşırı şişmanlığın bir hastalık olabileceğini bilmiyor. Bu durumda
önlem almaktan önce, obesite ( şişmanlık hastalığı ) hastalığının öğrenilmesi
toplumsal bilinçlenme açısından oldukça önemli.
İlaç firmaları, sağlıklı beslenme ürünleri, TV, radyo gibi iletişim araçlarının
gündemini şişmanlık hastalığı oluşturuyor.
Peki Obesite hastalığı nedir?
Obez hastalığı vücuttaki yağ oranının düzensiz arttışına neden olan hormonal,
genetik yaykınlık ve bilinçsiz beslenme alışkanlığı ile doğru orantılı bir
hastalıktır. Tedavi edilmediğinde veya kontrol altına alınmadığında, birçok
kronik hastalığın habercisi olabilen Obesite, gizli sağlık harcamalarını da
kabartan toplumsal bir sorun. Obesite hastalarında aşırı kilo probleminden
dolayı ileriki yıllarda hipertansiyon (yüksek tansiyon), diyabet (şeker
hastalığı), MI (kalp krizi), safra kesesi hastalıkları, eklem rahatsızlıkları,
kanser, hormonal bozukluklar, varis ve kısırlık gibi bir çok hastalık
görülebiliyor.
Peki obesite hastalığının belirtileri nelerdir? Balık etli miyim yoksa bir obez
hastası mıyım?
Birçok insan
hızlı kilo artışının, obesite hastalığının habercisi olduğuna inanmayabilir.
Evde uygulanan ölümcül diyetler, aşırı egzersiz uygulamaları sonucunda yeteri
kadar kilo veremeyebilirsiniz. Size bu aşamada beslenme ve diyetetik uzmanları
yardımcı olacaktır.
Günümüzde obesite hastalığının teşhisinde en geçerli yöntem Biyoelektrik
İmpedans Analizidir. Bu testte vücuttaki yağ oranı; yağ kitlesi, yağsız vücut
kitlesi, boy ve kilo ölçümü gözönünde tutularak, bulunur. Zahmetsiz ve basit bir
testtir. İkinci olarak kişinin kan basınç değerlerinin ölçümleri yapılır, son
olarak kolestrol testleri ile vücudun durumu hakkında bilgi edinilir. Tüm bu
değerler sonucunda sizin ideal kilonuz belli olacak ve vücudunuzun neye ihtiyacı
olduğu ortaya çıkacaktır.
Bilindiği gibi şişmanlık, vücut ağırlığının yaş, boy ve cinsiyete göre
belirlenen standartların üzerinde olmasıdır. Diğer dokulara oranla yağ dokunuz
fazlaysa siz de bir obesite hastası olabilirsiniz.
Vücudumuz aşağıda yer alan kitlelerin bir toplamıdır.
Vücudun Aktif Kitlesi: Kas, karaciğer, kalp gibi
organ ve dokular...
Yağ Kitlesi: Elzem yağlar, depo yağları...
Ekstraselüler Sıvı Kitlesi: Kan, lenf, barsak
sıvıları vb...
Konnektif Doku Kitlesi: Bağ dokusu, deri, kemik
vb...
Vücudumuzdaki toplam yağ, elzem yağlar ve depo yağları olmak üzere iki şekilde
bulunmaktadır.
Elzem yağlar; kemik iliğinde, merkezi sinir
sisteminde, meme bezlerinde ve diğer organlarda bulunurken,
Depo yağları; inter ve intramüsküler yağlar olup,
iç organları koruma amaçlı olarak organların etrafında bir zar şeklinde veya
deri altındaki subkutan doku olarak bulunur.
Vücut yağının miktarı değişkendir. Aynı yaşta, boyda, cinsiyet ve ağırlıkta
bireylerin oranları birbirine benzemez, değişiklikler gözlenebilir.
Vücut bileşenleri, vücuttaki toplam yağ ve yağ harici kitleleri kapsar. Yağsız
vücut ağırlığı kas, kemik ve su ağırlığının toplamıdır. Şişmanlık durumunun
saptanmasında ve sınıflandırılmasında vücut bileşenlerinin analizi önemlidir.
Vücut bileşenlerinin belirlenmesinde kullanılan yöntemlerden biri de
Biyoelektrik Impedans Analizi (BİA) dir.
BİYOELEKTRİK İMPEDANS ANALİZİ (BİA) ÖLÇÜMÜ NASIL YAPILIR?
Yağsız doku kitlesi ve yağın elektriksel geçirgenlik farkına dayalı bir analiz
yöntemidir. BİA ile ölçülen elektriksel ve biyolojik parametreler kişiden kişiye
değişiklik gösterir. BİA cihazının elektrik akımı 50kHz frekansa sahip 800mA'lik
bir akımdır. Kaynak ve dedektör olarak isimlendirilen iki elektrodu vardır.
Cihaz vücutta ohm kanununa göre farklı noktalar arasında gerilim oluşturur.
Uygulama sırasında elektrotlar el ve ayak bileğine yerleştirilir. Elektrik akımı
vücuttaki iletken materyeller aracılığıyla iki elektrot arasında akar. Akımı
fiziksel olarak taşıyan vücut bileşenleri sodyum, potasyum gibi iyonlardır. Bu
iletken materyaller kan ve idrarda yüksek, kaslarda orta, kemik, yağ ve havada
düşük oranda bulunur.
Elektrik akımı esas olarak taşıyıcılığı yüksek olan materyaller içinden geçer.
Gövde gibi vücudun geniş bölgelerinde akıma, rezistans daha düşüktür. Vücudun ön
kol gibi bölümlerinde yüksek bir rezistans vardır.
BİA, duyarlı elektrotlar arasındaki yol üzerinde ortaya çıkan voltajı ölçer. Bu
voltaj el bileğinden ayak bileğine kadar olan yolda yükün ünitesi başına
harcanan enerjiyi gösterir. Akımın geçtiği yol vücut cüssesi, elektrolitler ve
sıvı dağılımındaki farklılıklar nedeniyle kişiler arasında değişiklikler
gösterir.
BİA cihazı ile vücut yağ yüzdesi (%), yağ ağırlığı, yağsız doku oranı ve
ağırlığı, toplam vücut ağırlığının % olarak sıvı seviyesi, toplam vücut su
miktarı, bazal metabolik oran (tahmini), ortalama enerji gereksinimi(tahmini),
beden kitle endeksi, akım geçişine karşı vücut direnci(impedans) saptanır.
BİA ile değerlendirilecek kişinin;
Testten en az 4-5 saat öncesinde hiçbirşey yememiş ve içmemiş olması,
Testten 12 saat öncesinde hiçbir egzersiz yapmamış olmak,
Testten önceki 24 saat içerisinde alkol ve kafein içeren içecek ve yiyecekleri
tüketmemesi, test sonuçlarının doğru olarak değerlendirilmesi açısından
önemlidir.
Test, hamileliklerinin ilk dönemlerinde olanlara ve kalp pili taşıyan kişilere
tavsiye edilmemektedir.
Ascit, periferal ödem, travma, yanık sepsis ve diyaliz sırasında, vücut sıvı
dağılımının değştiği durumlarda BİA analizi geçerli değildir. BİA cihazı, ölçüm
kolaylığı, taşınabilirliği, maliyetinin nispeten düşük olması ve güvenilirliği
nedeniyle vücut bileşenlerinin belirlenmesine yönelik diğer kompleks yöntemlere
tercih edilmektedir.
