ŞİŞMANLIK VE DUYGUSAL PROBLEMLER

Şişmanlık günümüzün önemli sağlık sorunlarından biri haline geldi. Bu konu hakkında günlük gazetelerde bir çok haber çıkıyor, yüzlerce kitap yazılıyor. Beslenme bozukluğuna bağlı şişmanlık konusundaki bu yazılarda, beslenme ile psikolojik durumumuz arasındaki bağlantı ele alınıyor.



Amerikan Diyet Vakfı'na göre beslenme bozukluğuna bağlı şişmanlık, stres altında olan ya da anksiyete bozukluğu yaşayan insanlarda görülüyor. Amerikan Diyet Vakfı, insanların stres kaynağını bulup çözüme kavuşturmalarının yolunu, tek tip beslenmeye ve bol kalorili aparatif yiyeceklere bağladıklarını belirtiyor.

Stresle mücadelede insanlar farklı yöntemler buluyorlar. Kimileri sorunun köküne inerek çözümü kolaylaştırabilirken; kimileri ise sorunları bir kenara kaldırıp, mücadeleyi başlamadan bitiriyorlar. Strese karşı mücadelede hepimizin verdiği tepkiler bu şekilde farklı olabiliyor. Olaylar karşısında zihnimiz, negatif düşüncelerin önüne geçemediği zaman kötü alışkanlıklar su yüzeyine çıkıyor; sağlıksız beslenme alışkanlığı da bunlardan biri. Sağlıklı beslenme ise şişmanlığa neden oluyor. Bu konu hakkında birçok araştırma yapılıyor. Araştırmacıların birçoğu ortak bir noktada birleşiyor : ' Stres altındaysanız ve mücadelede kendinizi yemek yemeğe yönlendiriyorsanız, kendinize farklı stratejiler bulmalısınız'. Farklı stratejilerin belki de bizleri sorunun kaynağına götürebileceği ve böylelikle strese neden olan ya da iç sıkıntımızı arttıran olaylardan tamamiyle kurtulabileceğimiz ihtimali üzerinde duruyorlar. Yapılan bir araştırmaya göre; farklı strateji bulma yolunu tercih eden insanların %50 ila % 60'ı stres karşısında başarılı olabilmişler. Negatif düşüncelerden uzaklaşıp pozitif düşünmeyi alışkanlık olarak edinen insanların da %85'i, yemek yeme eğilimlerini en aza indirebilmişler.

Uzmanlar pozitif düşünmeye yardımcı birkaç öneride bulunuyorlar. Stres altında iken yapılabilecek kısa yürüyüşler ile yemek yeme ya da farklı olumsuz eğilimlerin önüne geçilebilir. Bunun yanı sıra müzik dinlemek, puzzle ile uğraşmak, resim gibi sanatsal aktivitelerde bulunmak ve tabi ki düzenli egzersiz yapmak bizleri stresten uzaklaştırabilecek öneriler arasında bulunuyor.


Açlığın Gizli Kahramanları Kimler?
Diyetisyen Evelyn Tribole ve Elyse Resch, 'Sezgisel Yemek' adlı kitaplarında insanların stres, anksiyete, hayal kırıklığı ve her türlü duygusal rahatsızlıklarında yemek yemeğe yöneldikleri gerçeği üzerine yoğunlaşmışlar. Tribole ve Resch; sıkıntılı anlarda ilk olarak başvurulan bir savunma sistemi olarak 'yemek yeme isteği'ni önlemeye yardımcı önerilerde bulunuyorlar. Bu önerilerden bazıları :

- Eğer iç sıkıntınız varsa ve yemek yemek istiyorsanız, evde bakımını üstlendiğiniz bir hayvanınız varsa onunla ilgilenin. Eğer böyle bir uğraşınız yoksa evinize bir arkadaşınızı konuk edin ve eğlenceli vakit geçirmeye çalışın. Eğer saat oldukça ilerlemişse kendinizi banyoya atın ve sıcak bir duş alın.

- Dışarıya yemek yemeğe çıkmanın sosyal bir davranıştır. Fakat zaman geçirmek = dışarıda yemek yemek gibi bir bağlantı kurulmamalıdır. Yemek yemek aklınıza geldiğinde kısa süreli bir uyku, el işi ya da temizlikle yetinin.

Araştırmalar duygusal yemeğin fazla kalorili olabilecegini, sonuçlarının ise şişmanlık ya da daha ciddi bir hastalık olan 'obezite'ye yatkınlığımızı artırabileceğini, ayrıca düzensiz beslenme alışkanlığının oldukça ilerlemiş boyutlarında kanser gibi daha ciddi sağlık problemlerinin doğabileceğini savunuyorlar.

Son olarak da Amerikan Kanser Araştırma Enstütüsü şunu belirtiyor : ' İnsanlar kendilerine özel porsiyonlar ayarlamalılar, neye ne kadar ihtiyaç duyduklarını belirlemeli ve zengin menülerden uzak durmalılar. Duygusal rahatsızlıkları ve engellenemez açlık belirtisi olan dürtülerimizi yemeğe çevirmemeyi öğrenmeliyiz'.

 

Copyright © 2017 ·All Rights Reserved · Thehealthnews.org

İnfo.