KUTLAMALAR VE BESLENME
Dünya üzerinde birçok insan, öğünlerin ağırlaştığı bayram, festival ve kutlama zamanlarında gastrointestinal sistem rahatsızlıkları ile karşı karşıya kalmaktadır. Stres, aşırı miktarda veya çeşitlilikte beslenme, hareketsizlik, alkol ve gazlı içecek tüketiminin fazlalığı bu sorunların başlamasında temel etkenlerdir. Midede gereğinden fazla üretilen asit, mide ağrılarına, şişkinliğe, geğirme sorunlarına, yanmalara ve kasılmalara neden olur. Hazımsızlık, tüm bu sorunların genel adı olarak açıklanabilir.
Mide asidi
doğada bulunan diğer asitler gibi aşındırıcı, yakıcı özelliğe sahiptir. Mide
asidi besinlerin sindirilmesi için gerekli bir maddedir. Bu asidin zararlarından
korunmak için, mide, iç çeper üzerinde mukus adı verilen bir tabaka ile
korunmaktadır. Gün boyu düzenli çalışan mide, gerektiğinden fazla asit üretmeye
başlayınca, mide duvarlarında iritasyon ve dolayısıyla mide yanmaları başlar. Bu
da ağrıya ve kasılmalara hatta mide bulantısına sonuç olarak kusmalara neden
olabilir.
Doktorların özofajial reflü olarak adlandırdıkları mide ekşimesi de bir tür
hazımsızlık örneği olarak nitelendirilebilir. Midede oluşan artık asitler,
mideden yemek borusuna kadar itilirler. Ancak yemek borusunun mide gibi koruyucu
bir çeperi bulunmamaktadır. Bu sebepten dolayı boruda oluşan yanma ve
rahatsızlık durumu göğüs kafesinin arka kısımlarına kadar etkili olmaktadır. Bu
acı kişinin kalp krizi geçirdiğini sanmasına yol açacak kadar şiddetli olabilir.
Çikolata, turşu, soslar, sakatatlar gibi yağlı, yüksek kalorili ve baharatlı
besinler midedeki asit oluşumunu hızlandırırlar. Sigara, aşırı alkol tüketimi ve
stres de midenin rahat çalışmasını engelleyerek hazımsızlığa yol açabilir.
Hazımsızlıktan korunmak ise oldukça basittir. Çikolata yerine meyve veya
kurutulmuş meyve tercih edilebilir. Alkol yerine su veya meyve suları
tüketilebilir. Ayrıca öğünler yorucu ve büyük değil tat verici ve küçük olarak
hazırlanabilir. Uykuda problem yaşamamak için ise uyumadan en az birkaç saat
önce son öğün yenmelidir.
Yeni yıl akşamında hazımsızlık ve mide yanmaları ise kesinlikle rahatsızlık
verici olabilir. Uzun süren eğlenceler ve alkol tüketimi de mide ağrılarınızı
artırabilir. Yeni yıl akşamına belli bir süre kala, açıkhavada yapacağınız yarım
saatlik yürüyüş egzersizi metabolizmanızı düzenlemeye yardımcı olacaktır. O gece
rahat giysiler tercih etmek mide ve karın çevresini rahatlatmanıza yardımcı
olabilir. Her ihtimale karşın birkaç antiasit içeren mide ilacı almak faydalı
olacaktır. Bu antiasit ilaçlar midede yoğunlaşan asit miktarını azaltıp belli
bir oranda dengeleyeceklerdir. İlacın olmadığı zamanlarda ise en yardımcı içecek
ılık süttür. Ayrıca yemeklerden sonra içilen zencefil çayı da bu tür sorunlarla
başa çıkmaya birebirdir. Bu yollarla iyileşmeyen mide yanmaları ve hazımsızlık
mutlaka doktor kontrolü gerektirir.
TV, ÇOCUKLAR VE HEDİYE SEÇİMİ
Günümüzde çocuklar yılbaşı gecelerinde de diğer gecelerde olduğu gibi oyun
oynamak veya hediyelerle ilgilenmek yerine televizyon veya DVD setlerinin
başında zaman geçirmeyi tercih etmektedirler. Araştırma sonuçları gösteriyor ki
çocukların %60'lık bir kesimi, haftanın 25 saat gibi önemli bir dilimini, TV
karşısında veya bilgisayar başında geçiriyor.
Televizyon çocuklar için belli süreler dahilinde eğlenceli olabilir. Ancak uzun
süreli televizyon ve bilgisayar kullanımı anti-sosyal kişilik yapısı, içe
kapanıklık, yanlış öğrenme ve güdülenme yaratabilir. Günlük hayatta yapılan tüm
aktivitelerden uzaklaşma durumu kişide yalnızlık duygusu ve korku gibi negatif
rahatsızlıklar oluşturabilir. Ayrıca saatlerce hareketsiz kalmak ve alınan
besinlerin düzgün öğütülememesi ise kilo problemleri ve buna bağlı ikincil
rahatsızlıklara yola açabilir. TV ve bilgisayarın aşırı kullanımında çocuğun
öğrenme yetisini de kaybetmesine, aile içi zaman geçirmesini de kısıtlamaya
neden olur.
Çocukların televizyon ekranında gördüklerinden ekilenip dünyalarını bu
gördükleriyle şekillendirdikleri şüphe götürmez bir gerçektir. Yapılan
araştırmalara göre televizyon programlarının %57'lik bir kısmı psikolojik olarak
zararlı olabilecek şiddet unsurları içermektedir. Bu sebepten dolayı, televizyon
tarafından yönlendirilen çocukların çoğu şiddete yatkın, zarar verici ve aynı
şiddete maruz kaldıklarında aşırı korkak davranışlar sergilemektedirler.
Televizyon tüm bu şiddet ve gerilim unsurlarının yanısıra daha da zararlı bir
etken olan seks öğelerini de barındırmaktadır.
Ayrıca ırkçılık, alkoliklik, sigara ve uyuşturucu bağımlılığı gibi diğer
zararları da bilinmektedir. Tüm bu sebeplerden dolayı televizyon karşısında
saatler geçiren birçok çocuk kusma, bayılma, göz bozuklukları ve nefes alma
problemleri ile ilgili rahatsızlıklar çekmektedirler. Daha da önemlisi binlerce
çocuk ekrandaki yansımalar ve ani renk değişimleri nedeniyle foto-sensitif
epilepsi durumuna maruz kalmaktadır. Aynı şekilde ve daha da yoğun olarak
bilgisayar oyunları ve oyun konsolları bu tür rahatsızlıklara neden olmakta,
içerdikleri şiddet ise TV kadar dengeli olmadığından inanılmaz boyutlarda
sorunlar çıkmaktadır.
Tüm bunlara engel olabilmek için çocuk ve TV arasındaki mesafe minimum 60 cm
olmalı, ekranın parlaklık ayarı aşırı olamamalı, yorulan ve sabitleşen çocuklara
bilgisayar oyunları oynatılmamalıdır. Ayrıca çocuklar kapalı alanlardan
çıkartılarak yürüyüşlere götürülmeli, spor yapmaları sağlanmalı, resim ve müzik
gibi sanat dallarına yoğunlaştırılmalı ve sosyal çevreleri dikkatle
izlenmelidir. Onlarla TV'de izledikleri programlar hakkında konuşulmalı, negatif
olabilecek etkenler anlatılmalı ve uzak durmaları öğütlenmelidir.
Çocuklarınıza hediye seçerken onun daha sosyal bir yaşam sürdürebilmesini
destekler tarzda eğlenceli ve eğitici materyaller tercih edilmelidir. Eşli
oynanan zeka oyunları ya da önümüzdeki sömetr tatili için eğitim kampları
ayarlanması, çocukların güzel, eğitici ve sosyal ilişkileri bakımından özel bir
tatil geçirmesini sağlayabilir. İlgi alanı dahilinde spor malzemeleri satın
alınması, çocuğun daha aktif bir yaşam sürdürmesine katkıda bulunacaktır.
