KIRMIZI ET VE SAĞLIĞIMIZ
Kırmızı et ve
barındırdığı zengin protein sağlığımız için oldukça önemli. Bayram sürecinde
kestiğimiz kurban sayesinde ya da komşularımızın ikramları ile bu besin
maddesini daha fazla tüketiyoruz. Her besin maddesi gibi kırmızı etin de fazla
tüketilmesi sağlımızı olumsuz etkiliyor.
Et protein bakımından oldukça zengin bir besin kaynağıdır. Protein ise vücuttaki
dokuların gelişmesi, yeni dokuların oluşması ve hasar gören dokuların tamiri
için gereklidir. Ayrıca protein vücuda enerji verir. Ette ayrıca yüksek
miktarda:
Gelişme ve büyüme, sağlıklı gözler,deri ve kemikler için gerekli olan vitamin A
Sağlıklı kemikler için vitamin D
Kırmızı kan hücreleri için çok gerekli olan vitamin B12
Deri sağlığı ve yeni hücrelerin yapılanması için çinko bulunur.
Normal şartlar altında 80-90 gram pişmiş kırmızı et insan için yeterli bir miktardır. Bu sınırdan fazla yiyorsanız mutlaka azaltmanız gerekir. 80-90 gram pişmiş ete örnek vermek gerekirse:
3 ince dilim rozbif
2 kalın dilim salam ve bir orta boy sosis
Makarna üzerine konmuş az miktarda et sosu
1 normal boy hamburger
1 normal boy döner
Bazı kırmızı et çeşitleri oldukça fazla yağ barındırırlar. Ette bulunan yüksek
miktardaki doymuş yağ, kandaki kolestrol seviyesini yükseltir ve koroner kalp
rahatsızlıklarına yola açar. Kırmızı et tüketimi belli sınırlarda yapılmalıdır.
Fazla miktarda et tükettiğinizi düşünüyorsanız, bunun yerine balık veya sebze
yemeyi deneyin. Örneğin makarna ile et bazlı soslar yerine sebze bazlı sosları
deneyin. Balıkla birlikte de fazla peynir tüketimi sağlıksız olacaktır. Bunun
yerine yeşillik tercih edin. Öğünlerinizi hafifletin.
Etleri yağda kızartmak yerine ızgara, haşlama veya mikrodalga kullanarak
pişirin. Yağ kullanmanız gerekiyorsa az ve ölçülü miktarlarda kullanın.
Amerika Kanser Derneği yaptığı bir açıklamada aşırı miktarda et tüketimi ve
bunun yanında yetersiz meyve ve sebze tüketiminin, mide kanseri ve benzeri
rahatsızlıkların oluşmasında önemli rol oynadığını belirtmiştir. Öte yandan
aşırı pişirilmiş etlerin tüketimi de bağırsak kanserine neden olmaktadır. Yemek
borusu ve mide kanseri vakaları geçmiş yıllarda oldukça artmaya başlamıştır.
Araştırmacılar bunun sebebinin az miktarda fiber tüketimi ve çok miktarda yağ
tüketimi olduğunu bulmuşlardır.
Yapılan araştırmalara göre kanser riskleri:
Az miktarda lifli besin tüketimi
Az miktarda meyve ve sebze tüketimi
Yüksek miktarda hayvansal protein tüketimi
Yüksek miktarda yağ tüketimi
Etlerin çok fazla pişirilmesi
Kızartma, barbekü ve yanlış pişirme yöntemleri
Sigara tüketimi
Bunların tersine kansere karşı yapılması gerekenler ise:
Lifli besinleri seçmek
Meyve ve sebze tüketimini artırmak
A ve C vitamini içeren besinleri seçmek
Sebzelerde bulunan proteini seçmek
Sigarayı bırakmak
Et öğünlerini aza indirmek
Vejeteryan dietleri bazı koşullarda mantıklı olmalarının yanısıra bazen de
riskli pozisyonlar taşımaktadırlar. Vejeteryan diyetleri genelde kolestrol
bakımından oldukça düşük değerlerdedirler. Lifli besinler, vitaminler ve çeşitli
madeni özütler birçok hastalığı önler ve sağlıklı bir yaşam sağlarlar.
Ancak bu her zaman için geçerli olmayabilir. Az miktarda alınan veya hiç
alınmayan protein vücut dengesini bozabilir. Bundan dolayı vejeteryan
diyetlerinde protein için kuru meyve ve kuru yemişler, soya içeren besinler,
düşük yağlı mandıra ürünleri ve yumurta seçilebilir. Öğünlerde kullanılan et ve
yan ürünlerinin yerine sebze seçilmesi sağlığınızı arttıracaktır. Dikkat
edilmesi gereken belli başlı şeyler ise:
Yüksek miktarda sodyum. Tuz içeren tüm gıdalar ve hazır gıdalar dikkatli tüketilmelidir.
Düşük miktarda protein. Etin tamamen kesilmesi veya aza indirgenmesinde oluşabilecek protein eksikliği mutlaka giderilmelidir.
Yüksek miktarda yağ. Yağ tüketimi %30-%20 arasında olmalı ve mandıra ürünlerinde yağsız ve düşük yağ oranlı olanlar seçilmelidir.
B12 alımına dikkate edilmeli, yumurta ve mandıra ürünleri seçilmelidir.
Demir oranı. Ette bulunan demir, sebze ve meyvedekilerden daha kolay çözülür.Sebzelerdeki demirin vücuttaki emilimi için C vitaminini bol almak gerekir.
Kalsiyum için süt ve yan ürünleri seçilmelidir.
Çinko için yine süt ve mandıra ürünleri seçilmelidir
