Adaçayı sıkça içildiğinde tüm bedeni güçlendiriyor, kalp krizi riskini azaltıyor ve kötürümlüklerde destek sağlıyor.
Birçok
hastalığın önlenmesi ve tedavi sürecinde iyi gelen adaçayı, doktor tavsiyesi ve
önerisine göre kullanıldığında iyi sonuçlar elde edilebiliyor. Çayır ve
meralarda bulunan adaçayı (Salvia officinalis), dişotu ve meryemiye adları ile
de tanınıyor. 30-70 cm boyunda olan bitkinin menekşe renkli çiçekleri halka
dizilişli, karşılıklı olan beyaz keçeli yaprakları gümüş gibi parıldıyor ve
acımtırak, ıtırlı bir koku yayıyor.
Bahçe adaçayı, çayır adaçayı gibi isimlerle de anılan bitki eterli uçucu yağlar,
yüzde 30 thujon, yüzde 5 cineol, linalol, borneol, salven, pinen ve kafur;
tanenler, triterpenoitler, flavonlar, östrojen benzeri maddeler ile reçineli
bileşiklerden oluşuyor.
Bitkinin çiçekleri, gargara ve adaçayı sirkesi yapmak için de toplanıyor. Elde
edilen sirke, uzunca bir süre hasta yatağından kalkamayan kişilere rahatlatıcı
ve canlandırıcı anlamda sürülerek, masaj yapılıyor. Adaçayı, çok eski çağlarda
da şifalı bir bitki olarak biliniyor. 13. asırda "Eğer dikmişsen adaçayını
bahçeye, ne gerek var ölmeye" şeklinde sözlerle şifaları anlatılmaya çalışılan
adaçayı, sıkça içildiğinde tüm bedeni güçlendiriyor, kalp krizi tehlikesini
azaltıyor ve kötürümlüklerde çok yararlı olduğu biliniyor.
Gece terlemelerinde ve aşırı terlemelerde, lavanta çiçeğinin yanı sıra yardımcı
olabilecek tek bitki olarak gösteriliyor. Hastalık sonrası güçsüzlük hallerinde
başarıyla kullanılabiliyor. Kramplarda, omurilik rahatsızlıklarında, beze
hastalıklarında ve organ titrekliklerinde kullanılabiliyor. Adaçayının
karaciğerde de çok olumlu etkiler oluşturduğu bilinirken, oluşan tüm
rahatsızlıkları gidererek, gazları yok ediyor. Kan temizleyici etkisi bulunan
adaçayı, solunum organlarını ve mideyi
balgamsı salgılardan temizliyor, iştah açıyor.
Faydaları saymakla bitmeyen adaçayı, mideyi ve bağırsakları rahatlatıp gazların
dışkılanmasını sağlıyor. Kramp çözücü etkisi sayesinde, ishalde çok rahatlatıcı
etki gösteriyor. Böcek sokmalarında, sokulan bölgeye adaçayı yaprağının tozu
uygulanabiliyor. Adaçayı, dıştan uygulandığında yaprağın tozu kullanılıyor.
Adaçayı dıştan uygulandığında (çalkalama ve gargara), bademcik iltihabı, boğaz
hastalıkları, diş iltihaplanmaları, yutak ve ağız boşluğu iltihaplanmalarında
veya ülserlerinde özellikle öneriliyor.
Adaçayı, sallanan dişlere, dişeti çekilmesine ve kanamasına karşı da
kullanılabiliyor veya bitki çayına batırılan pamuğun hasta bölgelere uygulanması
uygun görülüyor. Sinirli ve yorgun olan kişilere ve rahim hastalığı çeken
kadınlara arada sırada adaçayı oturma banyoları tavsiye ediliyor. Zayıf ve
güçsüz çocuklara balla tatlandırılarak içirilebiliyor.
Adaçayının aşırı kullanımında kan basıncı (tansiyon) yükselebiliyor. Rahim
kaslarını uyardığı için gebelik sürecinde kullanılması tavsiye edilmiyor,
annelerin süt üretimini durdurabiliyor.