Cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında yer alan genital siğillerin kansere yol açtığı bildirildi.
Beşyol Tıp Merkezi
Başhekimi Dr. Aytaç Akın, genital siğillerin hem kadın hem de erkekte genital
bölgede Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonu sonucu gelişen karnabahar
görünümünde, bazen tek bir bölgede, bazen birkaç bölgede, bazen topluiğne başı
kadar ufak, bazen de 5 santim, ender durumlarda 15-20 santim çapına erişebilen
ağrısız kitleler olduğunu belirterek, hastalığın kansere neden olduğunu söyledi.
Dr. Aytaç Akın, Türkiye'de de giderek artan sıklıkta görülen bu cinsel yolla
bulaşan enfeksiyonun hem erkekte hem de kadında, ancak özellikle kadında
oluşturması muhtemel sağlık sorunları nedeniyle her bireyin bu enfeksiyon
hakkında bilgi sahibi olması ve kendisinde ya da eşinde bu enfeksiyondan
şüphelendiğinde doktora başvurması gerektiği vurguladı.
HPV'nin (Human Papilloma Virus) genital bölgede ve mukozalarda enfeksiyon yapan
ve kondilom adı verilen siğil şeklinde kitlelerin oluşumuna neden olan bir virüs
olduğunu kaydeden Dr. Akın, "Çoğu virüs hastalığında olduğu gibi HPV de bir kez
vücuda girdiğinde hücreler içinde yerleşir ve zaman zaman alevlenmelere yol
açar. Bu yüzden HPV enfeksiyonu kesin tedavisi olmayan bir hastalık olarak kabul
edilir" dedi.
"CİNSEL YOLLA BULAŞIYOR"
HPV enfeksiyonunun cinsel yolla bulaşan hastalıklar grubunda yer aldığını dile
getiren Akın, özellikle çok sayıda cinsel eşi olan (veya öncesinde olmuş olan)
bireyler ve bu bireylerin eşlerinde yaygın olduğuna işaret ederek, virüsün
bulaşmasının başka bir bireyin enfekte bölgesinin (penis gibi) mukozalara (ağız
ve vajina gibi), ya da doğal olarak nemli bölgelere (anüs gibi) temasıyla
olduğunu açıkladı.
HPV bulaştıktan sonra 2-6 aylık bir kuluçka devresini takiben genital bölgede
veya anüs etrafında sayıları ve büyüklükleri değişken kondilom (siğil) adlı
kitlelerin oluşmasıyla belirti verdiğini ifade eden Akın, "Belirtiler bireysel
özelliklerden oldukça etkilenir ve özellikle erkeklerde enfeksiyon tümüyle
belirtisiz seyredebilir. Kadında da belirtisiz seyredebilir, ancak belirtisiz
seyreden bu durumlarda büyüteçle (kolposkopi) yapılan ayrıntılı incelemelerde
dış genital bölge, vajina ya da servikste çok
ufak çaplı kitleler çoğu kadında saptanır. Özellikle kadınlarda bazı durumlarda
vajina-anüs arası bölgeyi, anüsü ya da vajinayı tümüyle dolduran karnabahar
görünümlü dev kitlelere de rastlamak mümkündür. Oral (ağız yoluyla) genital seks
uygulamalarında ağız mukozasında da lezyonlar ortaya çıkabilir. Kadınlarda bazen
HPV enfeksiyonunun tek belirtisi jinekolojik muayenede papsmear incelemesinde
HPV enfeksiyonuna özgü hücresel anormallikler (koilositoz) bulunmasıdır" diye
konuştu.
HPV'nin oldukça bulaşıcı bir virüs olduğunu belirten Akın, genital bölgedeki
lezyonların mukozalar ya da genital bölgelerle (cinsel ilişkide olduğu gibi)
kısa süreli teması bile bulaşması için yeterli olduğuna değindi. Genital bölge
mukozasının vajina yoluyla dış ortama açık olması nedeniyle özellikle erkekten
kadına daha kolay bulaştığını hatırlatan Akın, enfeksiyonun oluşturduğu sağlık
sorunlarına da vurgu yaptı.
"GEBELİKTE DOĞUM KANALINI TIKIYOR"
Akın, "Genital bölgede kondilom (siğil) oluşumuna neden olan HPV, hücrelerin
içine yerleşerek hücrenin genetik yapısını etkileyebilme özelliğine sahip bir
virüstür. HPV'nin çok sayıda alt tipi vardır. Bu alttiplerden bazıları hücrelere
olan etkileriyle hücrelerin kendi kendine hızla ve kontrolsüzce çoğalabilen
hücrelere dönüşmesine neden olmaktadır. Hücrelerin kontrolsüzce çoğalma özelliği
kazanması ise hücrelerin bulunduğu dokuda kanser oluşumu riskini beraberinde
getirmektedir. Serviks, vagina ve vulva kanserlerinin gelişiminde HPV'nin bu
onkojen (kanser yapıcı) alttiplerinin çok önemli bir rolü olduğu
düşünülmektedir. Bu etkiler uzun vadeli etkilerdir ve ancak onkojen etkiye sahip
HPV alttipleri tarafından başlatılırlar. Tıp dilinde insan siğil virüsü olarak
da adlandırılan HPV'nin 100'den çok çeşidi bulunuyor. Sadece cinsel bölge ve
civarındaki ciltte yerleşen virüs erkeklerde penis, testis, bacak araları,
kasıkların yanı sıra, penisin içinde ve mesanede görülebiliyor. HPV'nin
özellikle 5-6 çeşidi insanlarda sık görülürken, erkeklerde en çok 6, 11, 16 ve
18'inci cinslere rastlanıyor. Bunlardan 6 ve 11'inci cinsler daha çok siğil
yaparken, 16 ve 18'inci cinsler hem siğil yapıyor hem de kansere yol açıyor.
Erkeklerde penis kanserine yol açabilen HPV makat bölgesi civarında
yerleştiğinde, makat ve kalın bağırsağın son kısmı olan rektum bölgesinde
kansere rastlanabiliyor. Bunun dışında HPV, özellikle oral seks yoluyla
erkeklerde damar, geniz, bademcik, dil, gırtlak kanseri ve bazı durumlarda yemek
borusu kanserine de neden olabiliyor. Gebelik açısından HPV enfeksiyonunun önemi
daha farklıdır. Gebelik döneminden önce varolan ya da gebelikte yeni çıkan
kondilom kitlelerinin aşırı büyümesi bazen doğum kanalının tıkanmasına neden
olur ve vajinal yolla normal doğum imkansız hale gelir. Diğer bir istenmeyen
durum da bebeğin doğum eylemi esnasında doğum kanalından geçerken kanaldaki
HPV'yi kapması sonucu meydana gelir. Virüsün bulaşması bebeğinin larinksinde
(ses tellerinin bulunduğu organ) papillomlar (ufak kitleler) oluşmasına neden
olabilir" şeklinde konuştu.
"PREZERVATİF DE KORUMUYOR"
Genital bölgedeki kitlelerin tipik görünümünün tanı koymak için yeterli
olduğunu, şüpheli durumlarda kitlelerden biopsi alınarak tanı koymak gerektiğini
dile getiren Akın, şu bilgileri verdi:
"Genital kondilomu olan kadınların komple bir jinekolojik muayeneden geçmeleri
ve bazı HPV alttiplerinin onkojen (kanser yapıcı) özelliği nedeniyle papsmear
incelemesine tabi tutulmaları uygundur. Şüpheli durumlarda ileri inceleme için
kolposkopi (vulva, vajina ve serviksin büyüteçle incelenmesi) ve gerekli
durumlarda şüpheli bölgelerden biopsi alınması gerekebilir. Ayrıca günümüzde
HPV'nin alttiplerini belirlemek ve etkenin HPV'nin onkojen alttipi olup
olmadığını saptamak da mümkündür."
HPV enfeksiyonunun tedavisinde temel prensibin nüksleri en aza indirmek için
kitlelerin mümkün olduğunca temizlenmesi olduğuna dikkat çeken Akın, şöyle devam
etti:
"Bu amaçla virüslere etkili ilaçlar kullanılarak lokal (bölgesel) tedavi ve
büyük lezyonların koterizasyon yoluyla yakılması şeklinde tedavi uygulanır.
Hatırda tutulması gereken nokta tedavinin yalnızca görünen lezyonları ortadan
kaldırmakla sınırlı olduğudur. HPV enfeksiyonu kronik seyreder ve kitleler
ortadan tümüyle kalksa da hücrelerin içinde gizli bir şekilde yaşamını sürdüren
virüsler sayesinde bulaştırıcılık devam eder. Hastalıktan korunmak gerekir. HPV
cinsel yolla bulaşan bir hastalık olduğundan bu konuda alınan genel önlemlerin
alınması HPV enfeksiyonundan korunmada tek yoldur. Ancak HPV'nin bulaştırıcılığı
o kadar yüksektir ki, şüpheli ilişkilerde kondom kullanımı bile
koruyamayabilmektedir. Cinsel temas esnasında erkek genital bölgesinin
prezervatifle korunmayan kısımlarından kadına ya da tam tersi kadından erkeğe
bulaşma söz konusu olabilir. Bu yüzden bariz kondilom lezyonları olanlarla
ilişkiye girmemek çok önemlidir."
Kaynak:İHA