ABD'de yapılan bir araştırmaya göre polikliniklere başvuran her yüz hastanın 5 tanesi denge bozukluğundan yakınıyor. Genel nüfusun yaklaşık %20'si bir tür baş dönmesi denge bozukluğundan etkileniyor. Ortalama yaşam süresinin bütün dünyada giderek uzaması yaşlı insan sayısının artması dengesizlik ve baş dönmesi gibi sorunların giderek artacağının kanıtı olarak görülüyor.
DENGE BOZUKLUĞU NASIL
ORTAYA ÇIKAR
Kulak Burun Boğaz Uzmanı Operatör Doktor İrfan Aksoy, bu bölgelerden kalkan
uyarılarla beyne sürekli olarak baş ve vücudun diğer kısımlarının birbiriyle ve
mekandaki yerleri hakkında uyarılar gönderildiğini belirtiyor.
Denge merkezinin , kendisine iletilen bilgileri, depo bilgilerle karşılaştırıp
bu bilgilerin ışığında değerlendirerek motor yanıtı hazırladığını ifade eden Op.
Dr. İrfan Aksoy, bilgilerin denge merkezine ulaşmasında veya buradan verilen
cevaplarda (motor yanıt) bozukluk olunca denge bozukluğu veya baş dönmesinin
ortaya çıktığını vurguluyor.
Bu bozukluğun beyindeki denge merkezleri tarafından telafi edildiğini belirten
Op. Dr. Aksoy, sözkonusu telafinin, iç kulaktan gelen denge bilgileri yerine
gözden ve kas-eklem-deriden derin duyuyla ilgili gelen denge bilgilerinin
konularak yapıldığını ifade ediyor.
Op. Dr. İrfan Aksoy bunun 3 ile 6 haftada tamamlanacağını ve dengenin tam olarak
sağlanabileceğini belirtiyor. Telafi mekanizmasına “merkezi düzenleme” adı
verildiğini söyleyen Op. Dr. İrfan Aksoy, merkezi sinir sistemine ait
bozuklukların da aynı mekanizmayla telafi edilse de dengenin hiçbir zaman tam
olarak sağlanamayacağını vurguluyor.
Op. Dr. İrfan Aksoy, dengesizlik sorununun, kişinin ağırlık merkezinin hareket
halinde veya dururken dayanma düzlemi içine düşmesindeki bozukluklar olarak
tanımlanabileceğini belirtiyor.
DENGE BOZUKLUĞU OLAN İNSANLAR NE YAPAR?
Denge bozukluğu olan hastaların dayanma düzlemlerini artırarak genişletmek için
ayaklarını açarak yürüdüklerini belirten Op. Dr. İrfan Aksoy, bu kişilerin
hareketlerinin son derece yavaş olduğunu ifade ediyor:
Baş dönmesinin bir belirti olduğunu belirten Op. Dr. İrfan Aksoy, “basitçe
tanımlarsak kişinin vücuduyla dünya arasındaki algısının bozulmasıdır, bir
hareket yanılsaması bir illuzyondur, ağrı gibi subjektif bir belirti olduğu için
hastanın dışındaki kişilerce anlaşılması zordur” diyor.
Dünyada hekime başvuru nedenlerinde birinci sırada ağrı ikinci sırada baş
dönmesi geldiğini belirten Op. Dr. İrfan Aksoy, tüm toplumlarda genetik
yatkınlığın % 30, klinikte görülen başdönmesi vakalarının % 90 tehlikeli ve
kalıcı değil geçici ve tehlikeli olmayan bir yakınma olduğunu dile getiriyor.
Op. Dr. İrfan Aksoy baş dönmesinin vertigo ve dizziness olarak iki tipte
tanımlanabildiğini belirtiyor; "Vertigoda tam bir hareket illuzyonu olur,
çevredeki herşeyin gerçekten döndüğü hissi vardır. Çocuklukta yaptığınız
güzünüzü kapatıp birkaç kez hızla döndükten sonra aniden durup gözünüzü
açtığınızda nasıl etrafın kaydığını görüyorsanız hasta da bunu görüyor, tabi
daha şiddetli ve sarsıcı olanını. Genelde bu tip dönmelerde % 70 iç kulak denge
organındaki sorunlar nedendir. İkinci tip baş dönmesi yalancı vertigo diye de
adlandırdığımız dizzinesstır.Bu daha sinsidir ve hasta kendini sarhoş gibi
hisseder genel bir sersemlik hissi ve boşlukta yürüyormuş gibi tanımlamalarla
ifade edilir.Bu ikinci tip baş dönmesi iç kulaktan kaynaklanabileceği gibi
çoğunlukla tüm vucudumuzu etkileyen bir çok olay tetikleyebilir. Kalp ritim
bozukluğu, anemi(kansızlık), stres, yorgunluk, uykusuzluk, beyin hastalıkları,
hormonal bozukluklar vs. Dolayısıyla vertigo dediğimiz şikayette çoğunlukla iç
kulağa yönelmemize rağmen dizziness tanımlamasına uyan durumlarda daha bir çok
şeyi araştırmamız gerekiyor. Özellikle de bu dizzinesslı hastayı daha çok
görüyoruz.Anlaşıldığında tedaviye en iyi cevap alınan bu hasta grubu,
şikayetlerini çok iyi anlatamadıklarından doktor doktor gezen daha çaresiz hasta
grubunu oluşturuyor. Baş dönmesi bir hastalık belirtisidir ve nedenleri ikiye
ayrılır.Perferik dediğimiz iç kulağımıza bağlı nedenler ve santral dediğimiz
daha çok merkezi sinir sistemini ilgilendiren norolojik hastalıklar.Periferik
nedenler klinikte gördüğümüz baş dönmeli hastalarının % 70-80 ni oluşturur.”
BAŞ DÖNMESİ GÖRÜLME ORANLARI
Baş dönmesi sık olarak kadınlarda ve 30-50 yaş grubunda görülüyor. Baş dönmesini
tetikleyen en önemli faktör olarak stres ön plana çıkıyor. Stres, tansiyon veya
halsizlik dizzinesa sebep oluyor.
Op. Dr. İrfan Aksoy, bu tip durumlarda beyin sapı fonksiyonlarının iyi
çalışmadığını belirtiyor. Bazı otomatik reflekslerde kontrol kaybı olduğunun
altını çizen Op. Dr. Aksoy, ve dizzines denge bozukluğu oluştuğunu belirtiyor.
Bahsedilen yaş grubu bayanlarda rejim sonrası ani kilo kayıplarının bazen ilk
atağın geçirilmesine zemin hazırladığının altını çizen Op. Dr. İrfan Aksoy,
baş dönmeli hasta grubunun bu şikayeti nedeniyle birçok farklı branşa
başvurabildiğini hatırlatıyor.
Op. Dr. İrfan Aksoy, baş dönmesiyle ilgili dikkat edilmesi gerekenleri şöyle
sıralıyor;
-Baş dönmesi gerçekten çevrenin ya da kendi vucudunuzun dönmesi şeklinde mi
gelişiyor?
-Hareketle bir bağlantısı var mı? örneğin başınızı sağa sola çevirmek özellikle
bir tarafa yattığınızda ya da yukardaki bir objeye bakmak şikayetlerinizin
ortaya çıkmasına sebep oluyor mu?
-Şikayetiniz ne zaman başladı, süresi ne kadar, bu saniyelerden bir kaç güne
kadar uzayan bir dönemi içerebilir.
-Günün farklı zamanlarında artış gösteriyor mu? Açlık ya da ilaç alımı zamanları
ile ilşkisi var mı?
-Genelde stresli yorgun olduğunuz dönemlerde mi olur veya baş ağrınızla birlikte
mi oluyor?
-Kullanmakta olduğunuz ilaçlar var mı? Kulak üzerine yan etkisi olan ilaçlar
alıyor musunuz?Sara-epilepsi veya tüberküloz tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar
gibi...
-Baş dönmesi ile birlikte başka bulgular da oluyor mu?Çift görme, konuşma
bozukluğu,vücudun bir tarafında güç kaybı ya da uyuşukluk var mı? (Bu gibi
durumlarda acilen bir hastaneye başvurmanız gerekir.)
-Beyin damar hastalıkları açısından risk faktörleriniz var mı?Aşırı kilo, kanda
yağ ve kolesterol yüksekliği, sigara, alkol, ateroskleroz(damar sertliği)
varlığı, fiziksel olarak hareketsiz bir yaşam tarzı -Baş dönmesi atakları ilk
kez mi oldu yoksa tekrarlayan ataklar şeklinde mi?
-İşitme kaybı ya da kulak çınlaması veya dolgunluk hissi, basınç var mı?
-Günler, haftalar ya da aylar içinde değişim var mı?
Op. Dr. İrfan Aksoy, baş dönmesi ve dengesizlik yapan hastalıkları şu şekilde
sıralıyor:
-Kulağa bağlı nedenler; meniere hastalığı, pozisyonel vertigo, kulağın akıntılı
kronik hastalıkları,viral bir enfeksiyon sonrası denge sinirinin etkilenmesine
bağlı kulak hastalıkları, ileri derecede damar tıkanıklığı yaşayan insanlarda iç
kulağa az kan gitme durumları,iç kulağı etkileyen ototoksik dediğimiz ilaçlar.
-Travmalar
-Enfeksiyonlar :labirent(iç kulak) iltihabı
-Nörolojik hastalıklar (multipl skleroz, beyin tümörleri,parkinson, migren)
-Ototoksisite iç kulak yapılarının kullanılan bazı ilaçlara bağlı olarak zarar
görmesi
-Allerjik nedenler; saman nezlesi, özellikle bahar aylarında alerjik bünyeli
hastalarda polenlere cevap olarak vertigo oluşturabilir
Klinikte en sık görülen nedenlerden birinin selim pozisyonel vertigo olduğunu
belirten Op. Dr. İrfan Aksoy, bunun içkulaktan kaynaklanan en sık baş dönmesi
sebebi olduğunu vurguluyor.
Op. Dr. Aksoy, iç kulak denge organındaki yarım daire kanallarından birinde
kalsiyum kristallerinin çökmesi sonucu pozisyonel vertigonun ortaya çıktığını,
kristal yapıların yer çekimi ve baş hareketleriyle, iç kulak sıvısında serbestçe
yüzdüğünü belirtiyor.
Bu nedenle de hangi kulak etkilendiyse hastanın o tarafa yattığı anda saniyeler
içinde baş dönmesi oluştuğuna dikkat çeken Op. Dr. İrfan Aksoy, zaman zaman
hastalığı takiben veya baş travması sonrasında bulantı oluşabileceğini de
belirtiyor.
İç kulak dışında baş dönmesi ve dengesizilik yapan nedenler:
Op. Dr. İrfan Aksoy iç kulak dışında baş dönmesi ve dengesizlik yapan nedenler
olabileceğini belirtiyor;
Boyun problemlerine bağlı baş dönmesi(servikal vertigo): Boyun hareketlerine
bağlı olarak baş dönmesi gelişir. Bazen kulak ağrısı da olabilir. İki nedenden
dolayı olur.
1-beyne giden damarların boyundaki omurga problemlerine bağlı basıya uğraması ve
kanlanmanın bozulması.
2-Boynumuzdaki eklem ve kaslardan denge merkezine başın pozisyonu ile ilgili
gönderilen bilgilerde düzensizlik ve bozulma söz konusudur. Boyundaki bu tür
sorunlara özellikle bu bölgeye alınan darebeler ve kazalar sebep olmaktadır. Göz
bozuklukları da dizziness sebebi olabilir.
Baş dönmesinin migrenle de yakın ilişkisi vardır. Toplumda sık görülen ve
genellikle şiddetli başağrısı nöbetleriyle gelen migren hastalarının yaklaşık
%55 inde vertigo ve dizziness gözlenmektedir.
Gerilim tipi başağrısı olanlarda da %8 civarında vertigo gözlenebilir. Başağrısı
ve dizziness beraber olarak çok sık görmekteyiz.
VÜCUT DENGESİ KISA SÜREDE SAĞLANABİLİYOR
Hastalıklarla beraber tıbbın tedaviye yönelik çalışmaları artık insan hayatını
etkileyen birçok hastalığın tedavisinde önemli adımlar atılmasını sağlıyor.
Buna önemli örneklerden biri de yaklaşık 20 yıldır üzerinde çalışılıp
geliştirilen denge cihazı.
Brainport adı verilen bu denge cihazı, periferik vestibüler ve merkezi sinir
sistemine bağlı denge bozukluğu baş dönmesi tedavisi için dizayn edildi.
Denge cihazı son bir yıldır ABD ve Avrupa'da klinik uygulamaya girdsi ve FDA
onayı aldı.
Denge cihazı boyuna asılan kontrol ünitesi ve buna bağlı içinde yaklaşık 100
elektrot bulunan ağız içi aparayı olmak üzere iki ayrı üniteden oluşuyor.
Hastanın kolay kullanımına yönelik hazırlanan cihaz, klinik ortamda ve yaşam
alanlarında kullanılabiliyor.
Op. Dr. İrfan Aksoy, bu cihazla, dilin elektrotaktil uyarılmasıyla beyne başın
pozisyonu hakkında bilgi verildiğini belirtiyor.
Tedavi sırasında hastanın ağız aparatını dilinin ucuna yerleştirdiğini ve
rahatsız olmayacağı bir seviyede sinyal gücünü ayarladığını belirten Op. Dr.
İrfan Aksoy, hasta öne arkaya veya iki yan tarafa eğildiği zaman eğim sensörünün
kafa eğimini tesbit ettiğini ifade ediyor.
Op. Dr. Aksoy bu bilginin, mikro işlemciler tarafından elektrot dizisi üzerinden
direk dile nakledildiğini söylüyor: "Örneğin eğer hasta sola sallanırsa dil
üzerindeki sinyal sola hareket eder.Eğer hasta sağa sallanırsa sağa hareket
eder.Hasta dilin üzerindeki bu bilgi sinyalini dilinin merkezinde tutarak
merkezlenmiş ve dengelenmiş bir postur için kullanır.Amaç hastanın sinyali
dilinin merkezinde tutmasını sağlayarak kendi dengesini kurmasını öğrenmesi ve
ilerleyen günlerde beyinde yeni bir denge merkezi oluşturmasıdır.Bu sayede
beyin, vucudun dengede olduğu bilgisini alır.Denge cihazının sürekli kullanımı
sayesinde hasta, genellikle 5 gün 20 şer dakikadan günde iki seansla, ilerlemiş
denge kontrolünün zihninde tutulmasını yeniden öğrenir.”
dr.irfanaksoy@mynet.com