Anti-agingin son yıllarda çok
gündemde olduğu belirtilerek, insanların avuç avuç mineral vitamin hapı içerek,
aşırı diyet programlarına girerek, bilimsel etkileri kanıtlanmamış ürünleri
kontrolsüz şekilde tüketerek genç kalınacağına inandığı vurgulandı.

Toplantıya ilişkin soruları yanıtlayan Prof. Dr. Karasu, Avrupa Bilim Vakfı
tarafından desteklenen ve merkezi Brüksel’de bulunan COST’un Türkiye’deki
koordinatörlüğünü TÜBİTAK’ın yürüttüğünü söyledi.
Türkiye’nin 1971’den beri üye olduğu COST’un sağlık, tarım gibi 9 alt bölümden
oluştuğunu anlatan Karasu, B35’in ise artmış oksidasyonun rol oynadığı
hastalıklarla ilgili çalışmaları değerlendiren grubu oluşturduğunu kaydetti.
Karasu, “COST B35, Avrupa’da bu hastalıklarla ilgili çıkacak yeni ilaçlar, yeni
tedavi ve teşhis yöntemleri konusunda bir otoritedir” dedi.
Anti-agingin son yıllarda çok gündemde olduğunu anlatan Karasu, ihtiyarlamadan
yaşlanmak anlamına gelen bu kavramın yanlış algılandığını ifade etti. Karasu,
şunları kaydetti:
“İnsanlar, avuç avuç mineral vitamin hapı içerek, aşırı diyet programlarına
girerek, bilimsel etkileri tam olarak kanıtlanmamış yosun hapı ya da zayıflama
çayı gibi ürünleri kontrolsüz ve aşırı şekilde tüketerek, aşırı egzersiz
programlarına katılarak ve çok pahalı ilaç-kozmetik ürünleri tüketerek genç
kalınacağına inanıyor. Oysa anti-aging uygulamaları doğumdan ölüme kadar tüm
süreci kapsıyor. Bunun için doğal çevrede yaşamak, mutlu ve sevgi dolu olmak,
beslenmeye dikkat etmek, stresten uzak durmak ve hareketli bir yaşam sürmek
gerekir.”
Bu amaçla alınan antioksidanların da son derece istismara açık bir konu olduğunu
anlatan Karasu, “Antioksidanları moda diye kullanan çok kişi var. Eğer sağlıklı
kişilerde bunun dozu kaçarsa hücre yıkımına neden olur. Vitamin mineral
kombinasyonu her gün veya gün aşırı çok düşük dozda alınmalı. Mutlaka bunlar bir
sağlık profesyoneline danışılarak tüketilmeli” diye konuştu.