Osteoporoz, eklem kireçlenmesi ve sık düşmelerin yaşlıların kabusu olduğu, kaliteli bir yaşlılık için çocukluk çağından itibaren insanların başta beslenme olmak üzere fiziksel aktivitelere önem vermesi gerektiği bildirildi.

Prof. Dr. Gülman, eklem kireçlenmesinde teşhisin ortopedistler ve fizik tedavi
uzmanları tarafından hastanın şikayetinin dinlenmesi, eklemin muayenesi ve
röntgen filminin incelenmesiyle konabileceğini dile getirerek, MR tetkiki
gerekmediğini, MR tetkikinin eklem içindeki kemik dışı yapıları değerlendirmek
için faydalı olduğunu kaydetti.

Eklem kireçlenmesinde kan testleri de gerekmediğine işaret ederken, "Fakat
kireçlenme nedeni olan hastalığın teşhis edilmesi için kan tetkikleri
istenebilir" diyen Gülman, tedavi seçenekleri konusunda şu bilgileri verdi:
"Tedavi; hasta eğitimi, ilaç tedavisi, fizik tedavi ve rehabilitasyon ile
cerrahi ameliyat tedavisi şeklinde gruplara ayrılır. Hasta; beslenme, kilo
sorununun çözülmesi, fizik aktivitenin programlanması, günlük aktivitelerin
planlanması, halk arasında konuşulan tedavi yöntemlerinin tartışılması
konularında eğitilmelidir. Eklem kireçlenmesinde erken dönem için artroskopik
cerrahinin yeri vardır. Hastalığın ileri safhasında ise etkisi yoktur. Erken
dönemde eklemin içinin yıkanması, içeri dökülen doku
artıklarının temizlenmesi, şikayetlerde azalma sağlar fakat tam düzelme olmaz.
Bazen şansı yaşla orantılı olarak azalır. 40 yaşında yüzde 60 oranındaki
başarı, 60 yaşında yüzde 40'a düşer. Eklem protezi eklemi oluşturan yüzeylerin
özel metallerle değiştirilmesi ve hareketli eklem sağlanmasını hedefleyen bir
uygulamadır. İyi şartlarda yüzde 80 başarı şansı vardır. En çok kalça, diz
eklemine daha az sıklıkla omuz eklemine protez uygulanmaktadır."
Yaşlıların korktuğu hastalıklardan biri olan osteoporozun, zaman içinde pek
çok nedenle kemiğin kalsiyumunun azalması ve delikli, zayıf ve kolay
kırılabilir hale gelmesiyle ortaya çıktığına değinen Prof. Dr. Gülman, bu
hastalığa yakalananların kemik kalitesinin bozulduğunu ve kemik çatının
zayıfladığını vurguladı. 65 yaş üzerinde pek çok kadın ve erkekte kalça,
omurga, el bileği ve diğer kemiklere ait kırıklara sebebin osteoporoz olduğunu
hatırlatan Gülman, "Osteoporozda risk faktörleri; kadın olmak, 50 yaş üstünde
olmak, menopoza girmiş olmak, erken menopoz, erkek cinsiyet hormonu
testesteron azalması, kalsiyumdan düşük beslenme, hareketsizlik, ailede
osteoporoz hikayesi, beyaz tenli, açık renk gözlü, kısa boylu, ince yapılı
kişiler, sigara, alkol, kolalı, kafeinli, içecekler, bazı ilaçlar (kortizon,
sara ilaçları, kan sulandırıcılar) bazı hormonal hastalıklardır" diye konuştu.
Osteoporozun belirtilerinin bel ve sırt ağrısı, boyda kısalma, omurga
kırıkları, el-bilek-omurga ve kalça kırıkları olduğunu açıklayan Gülman,
hastalığın tanısının normal röntgen, kemik dansite tayini, kan ve idrar
incelemesi ile konulduğunu ifade etti. Gülman, "Osteoporozun tedavisinde kayıp
olan kemiği tekrar yerine koymak çok zordur. Tedavide amaç kemik kaybını
engellemek, kırılmaları önlemektir. Yaşam şekli düzenlenmeli, düşme önlenmeli,
egzersiz programı uygulanmalı, beslenmeye dikkat edilmeli ve düzenli olarak
ilaç kullanılmalıdır. Kalsiyum ihtiyacı; ergenlik çağında 1000-1500 mg./gün,
erişkinde 800-1000 mg./gün, menopoz sonrası 1500 mg./gündür. Vitamin D'ye de
ihtiyaç vardır" şeklinde konuştu.
Yaşlıların sık düşmesinin nedenlerini de anlatan Prof. Dr. Gülman, şöyle devam
etti: "Kişi yaşlandıkça görmesinde, duymasında, kas kuvvetinde reflekslerinde
oluşacak olumsuz değişiklikler sonucu daha kolay düşer hale gelir. Ayrıca
yaşlılarda, dengeyi bozacak, şeker hastalığı, kalp hastalıkları, guatr ve
sinir sistemi hastalıkları daha sık görülür. Yaşlılar daha çok ilaç kullanır.
Bu ilaçların bir bölümü baş dönmesi, sersemlik hissi ve dengesizlik nedeni
olabilir. Sonuç olarak da düşmeye bağlı yaralanmalar ortaya çıkar. Düşmeyi
önlemek için alınacak tedbirlerin başında düzenli görme-işitme muayenesi
yaptırılması ve dahiliye doktoruyla kullanılan ilaçların yan etkilerinin
konuşulması gelmektedir. Alkol kullanılmamalıdır. Yatılan yerden aniden
kalkılmamalıdır. Ani kalkmalarda tansiyon düşeceği için baş dönmesi yapar.
Yaşanılan ortam soğuk olmamalıdır. Doktordan egzersiz programı alınmalıdır.
Yaşanılan yer güvenli hale getirilmelidir."
iha