Türk Perinatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Cihat Şen, Türkiye'de 10 yıl öncesine kadar gebelik nedeniyle anne ölümleri 100 binde 200 iken, bu rakamın 100 binde 38'e gerilediğini bildirdi.

''Türkiye'de 10 yıl öncesine kadar gebelik nedeniyle anne ölümleri yüz binde
200 oranındayken, devlet kurumlarının ve derneklerin çalışmasıyla bu rakam yüz
binde 38'e indirildi.
Dünya ölçeğinde her yıl gebelik nedeniyle 500 bin anne ölüyor. Bu, günde
1500'e yakın kadın gebelik nedeniyle ölüyor demektir. Ama önemli olan,
bunların yaklaşık yüzde 85'i gelişmekte olan, ekonomisi ve şartları iyi
olmayan ülkelerde meydana gelmesi... Türkiye gibi ülkelerde bu oran daha az.
Düşünün ki her gün 3 jumbo jet dolusu anne, gebelik nedeniyle ölüyor. Bugün
bir jumbo jet düşse bütün gazetelere manşet olur. Ama bu olay çok az haber
oluyor. Nedeni, yıllardır bu bilindiği halde, bu konuda sonucu değiştirecek
çalışmalara yeterli kaynak ve ilgi aktarılmamasıdır.
Bugün Türkiye'de 100 bin gebeden 38'i ölüyor, hedefimiz bunun 100 binde 10'un
altına indirmektir. Dünyadaki tüm kuruluşlar, bir ülkenin gelişmişlik
düzeyini, anne ve bebek ölüm oranlarıyla ölçüyor. Çünkü topluma verilen hizmet
ve kaynak, direkt buna yansıyor.''
-PLANLI GEBELİK ÖNEMLİ-
Kongreden bazı önemli başlıkların çıkarılabileceğini belirten Prof. Dr. Şen,
gebeliğin planlı yapılmasının çok önemli olduğunu, annede herhangi bir sağlık
sorununun bulunması halinde gebe kalınmamasının gerektiğini vurguladı. Prof.
Dr. Şen, şöyle devam etti:
''Gebeliğin ikinci ya da üçüncü ayında mutlaka doktor kontrolünden
geçilmelidir. Bu muayenelerde, bebeğin görünüm olarak normal mi, yoksa önemli
bir sorunu var mı, söyleyebiliyoruz. Hatta önemli anormalliklerin yarısının
tanısını koyabiliyoruz. Bazı problemler var ki anne karnında başlıyor. Eğer
anne karnında başladığı dönemde teşhisi konulursa tedavisi de anne karnında
yapılırsa bebek sağlıklı doğabiliyor.''
Prof. Dr. Şen, 300 bin el kitabı hazırladıklarını ve gebe kalmadan önce ve
gebe kalındığında yapılması gerekenlerin bu kitapta yer aldığını, ayrıca
muayene kitapçığı dağıttıklarını söyledi.
-KONGREDEN YENİ UYGULAMALAR-
Kongrede bazı kararların alındığını da kaydeden Prof. Dr. Şen, bunların
başında, tüp bebek uygulamasında, anne rahmine iki embriyodan fazla embriyo
konulmaması geldiğini söyledi. Prof. Dr. Şen, ''Tüp bebek uygulamalarında,
rahime iki embriyodan fazla embriyo konulmaması görüşülerek, karara bağlandı.
Çünkü ikiden fazla konulduğu zaman ikiz, üçüz ve beşiz olabiliyor, çok erken
doğduğu için ya yaşayamıyor ya da beyin hasarı meydana geliyor'' dedi.
İkiz gebeliklerde yaşanan bazı problemlerin çözümü konusunda yeni teknikler
hakkında bilgi veren Prof. Dr. Şen, şunları söyledi:
''Şayet ikiz gebeliklerde, bebeğin eşi tekse onlarda ciddi problem oluyor. Bir
bebek gelişiyor, diğeri gelişmiyor. Bu bebeklerin anne karnında tedavisi
yapılıyor. Bu tedaviyi Türkiye'de 2, Amerika'da 5, Avrupa'da ise 6 merkez anne
karnında ameliyat yaparak, çözebiliyor.''
Prof. Dr. Şen, Türkiye'deki kadın doğum uzmanlarının, dünya seviyesini
yakaladığını ve bazı konularda onları geçtiğini de ifade etti.